Kansere karşı yeni silah
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Kansere karşı yeni silah

17.07.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Evrim, parazitler ve kalıtım konularında uzmanlaşmış popüler bilim yazarı Carl Zimmer, New York Times için kansere karşı geliştirilen savaşçı bakterileri yazdı. Geliştirilen bu yeni yöntem, kanser hastaları için daha kesin ve güvenli bir tedavi sürecini işaret ediyor.

 

Bilim insanları, kalıtımsal anlamda programlanmış bakterileri, farelerde bulunan tümörleri yok etmede kullandı. Bu yenilikçi yöntem, kanser hastalarını mevcut ilaçların yan etkilerinden koruyan ve daha kesin çözümler üreten tedavi yöntemlerinin bulunmasına kapı aralayabilir.
Araştırmacılar halihazırda söz konusu tedavi yöntemini geliştirmek için çabalıyor, ancak fareler üzerinde başarılı olmaları insanlar üzerinde de başarılı olacakları anlamına gelmiyor. Boston’daki Massachusetts Genel Hastanesi’nde bağışıklık bilimci olan Dr. Michael Dougan, çarşamba günü Nature Medicine dergisinde yayımlanan yeni bir çalışmanın, yakın gelecekte olacak yeniliklerin habercisi olduğunu söyledi.

Sistemden gizleniyor
Bağışıklık hücrelerimiz bazen kanser hücrelerini yardım almaksızın teşhis edip yok edebilir. Ancak söz konusu tümörler, “CD47” adlı bir genin fonksiyonlarından yararlanarak bağışıklık sisteminden gizlenebiliyor.
Bu gen, kırmızı kan hücrelerinin yüzeyine yerleşen ve “beni yeme” (sağlıklıyım) anlamına gelen, işaret mahiyetinde bir protein üretiyor. Bağışıklık hücreleri de bunu görüp onları yemiyor.
Ancak, kırmızı kan hücreleri yaşlandıkça, CD47, proteinlerini kaybediyor. Sonunda, bağışıklık hücreleri artık onlara serbest geçiş izni vermemeye başlıyor ve yeni hücrelere yer açmak için eskileri yiyor.
Kanser hücrelerindeki bozulmalar, “beni yeme” sinyali veren CD47 geninin otomatik olarak bu sinyali vermesine neden olabilir. Bu durumda bağışıklık sistemi de bu hücreleri zararsız olarak görür ve tehlikeli tümörlere dönüşmelerini sağlar.
Son yıllarda bilim insanları, kanser hücrelerindeki CD47 proteinlerine bağlanarak, “beni yeme” işaretini perdeleyen antikorlar1 geliştiriyorlar. Bu şekilde vücudun bağışıklık hücreleri de kanser hücrelerini tehlikeli olarak tanımlamayı öğrenip saldırı geliştirebiliyorlar.

Savaşçı bakteriler
Ancak sıradan antikorlar, büyük tümörlere giremeyen büyükçe moleküllerdir. Kanser tedavisi sırasında kana karıştırılmaları gerektiğinden, bu antikorlar, yarattıkları yan etkilerle birlikte vücudun hemen her yerine yayılır.
New York’taki Columbia Üniversitesi’nde bağışıklık bilimci Nicholas Arpaia ve sentetik biyolog2 Tal Danino ise bu sorundan hareketle, bağışıklık sistemini, dışarıdan ziyade tümörlerin içinden, kanser hücrelerine karşı harekete geçirebilmek için bakterileri kullanıp kullanamayacaklarını merak ettiler.
Dr. Danino 2016 yılında, tümörlerle içeriden savaşan bakterilerin programlanmasında görev aldı. Bu bakterilerin, tümörleri, bağışıklık sisteminden bağımsız bir alan olarak kullanarak istila etmeleri planlandı.
Bakteriler normal koşullarda CD47 geni için antikor üretmezler. Ancak Dr. Dougan ve arkadaşları, ve “nano gövde”3 adı verilen molekülün küçük bir sürümünü geliştirdiler. Söz konusu nano gövdeler bakteri üretebilecek kadar küçük ve aynı zamanda geleneksel antikorlardan çok daha güçlüler.
Araştırmacılar nano gövde genini bakteri içerisine yerleştirip, bakterileri birer nano gövde fabrikasına dönüştürdü. Daha sonra ekip, kalıtımsal yapıları değiştirilmiş beş milyon mikrobu fare tümörlerine nakletti.

Tümöre çifte darbe
Bakteriler ayrıca, toplu intihar gerçekleştirebilecek şekilde programlandı. Tümöre sızıp, çoğalan bakterilerin yüzde 90’ı görevleri tamamlanınca kendilerini parçalayıp imha etti. Kanser hücrelerindeki CD47 proteinlerine bağlanan nano gövdeler, bağışıklık sistemini aldatan “beni yeme” maskesini işlevsiz bırakıyor.
Bütün bunlara ek olarak, operasyonun ardından, ölü bakterilerin parçaları da tümörden dışarı sızıyor. Bu enkaz parçaları da kanser hücrelerine saldıran bağışıklık hücrelerinin dikkatini çekiyor.
Kuşatılmış tümörün içinde, hayatta kalan bakteriler tekrar çoğalmaya başlıyor. Nüfusları yeterince arttığında, çoğunluk bir kez daha parçalara ayrılarak intihar ediyor.
Çifte darbe, bakterilerin nakledildiği tümörleri ortadan kaldırabiliyor.
Dougan ve meslektaşları CD47 nano gövdeleri ilk geliştirdiklerinde, onları kanser hücrelerine nakletmenin, söz konusu araçların etkinlikleri açısından çok önemli olacağını anladılar. Ancak, Dr. Dogan hiçbir zaman birilerinin onu mikrobik bir Truva Atı’nın içine saklayacağını hayal etmemişti.
Dr. Dougan bu mekanizmayı, “Küçük muhteşem bir makine” şeklinde tarif ediyor.
Bu yeni yaklaşım aynı zamanda, kanser tedavisinin yan etkilerini azaltma potansiyeline de sahip. Fareleri ilaca boğmak yerine, bakteriler, tümörlere yönelik saldırıları yönetiyor. Kanser hücrelerinden sızan nano gövdeler, küçük boyutlarından dolayı vücut tarafından hızla temizleniyor.
Arpaia ve meslektaşlarına göre bu yeni yaklaşıma dair bir başka faydalı özellik de şu: Bir tümörün bakteriler tarafından öldürülmesinin ardından, faredeki diğer tümörlerde de küçülme gözleniyor. Bu noktada bakteriler muhtemelen, bağışıklık sisteminin diğer kanser hücrelerini tanımayı öğrenmesine yardımcı oluyor.
Dr. Dougan, kalıtımsal anlamda yeniden programlanmış bakterilerin, insanlarda farelerde olduğu kadar güçlü sonuçlar veremeyebileceği konusunda uyarıda bulunuyor.

Amaç: Hapla tedavi
Dr. Dougan’a göre, “Temelde farelerle aynı sıhhi tesisata sahibiz, ancak bizimki daha büyük bir ölçeğe sahip. Bunun anlamı, geliştirdiğimiz ilaç insan vücuduna ait bir bölümden diğerine farelerde olduğu kadar etkin bir biçimde yolculuk edemeyebilir.”
M.I.T.’de işlemsel biyolog olarak görev yapan ve aynı şekilde bakterileri, kansere karşı savaşmaları için programlayan Synlogic adlı şirketin kurucu ortağı olan Tim Lu’ya göre, “Bu yeni çalışma, son yıllarda sentetik biyoloji alanında ne kadar ileri gittiğimizi gösteriyor.”

Sonuçlar olumlu
Dr. Danino, kanser tedavisinde kullanılması düşünülen bu yeniden programlanmış bakterileri geliştiren GenCirq şirketini kurdu. Arpaia ise şirketin liderlik kurulunda.
Amaçları ise bazı metastatik kanser4 türlerini, programlanmış bakterilerin yüklendiği bir hapla tedavi etmek. Dr. Danino ve arkadaşları tarafından daha önce yapılan bir araştırma, fareler tarafından yutulan bakterilerin karaciğere ulaşıp, buradaki tümörleri istila edebileceğini gösterdi.
Bu çok önemli, zira karaciğer sıklıkla metastatik kanser tarafından istila edilir. Yeniden programlanmış bakteriler, bağışıklık hücrelerinin oradaki bir tümörü tanımasına yardımcı olursa, aynı bakteriler vücudun herhangi bir yerindeki kanser oluşumuna karşı saldırıya geçebilir.

1) Antikor: Vücudumuza giren yabancı proteinlere karşı savaşan moleküler yapılardır.
2) Sentetik Biyoloji (SynBio): Biyoloji ve mühendisliğin disiplinlerarası bir koludur. Amacı, hücrelerde çeşitli işlevler tasarlamamıza ve oluşturmamıza izin veren araçları oluşturmak ve kullanmaktır.
3) Nano Gövde: Kanserli tümörlere gönderilen, mikroskobik boyutta tasarlanmış bir araçtır; tümörü yok etmeye programlanmış savaşçı bakterileri üretmektedir.
4) Metastatik Kanser: İlk konumundan vücudun diğer bölümlerine yayılan kanser türü.
Carl Zimmer, New York Times, 3 Temmuz 2019
https://www.nytimes.com/2019/07/03/ science/cancer-bacteria/immune-system. html
https://www.nytimes.com/2019/07/03/ science/cancer-bacteria-immune-system. html

CARL ZİMMER (NY TIMES)
Çeviren: M. Birol Güger
 

Yazarın Son Yazıları

Kente değer katan yönetim anlayışı - Melih Yıldız

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte, kültür sanat etkinliklerinin afişlerini her yerde görmeye başladık; festivallerin, konserlerin, kitap fuarlarının, dinletilerin...

Devamını Oku
27.06.2026
Futbol baştan kokar - Meriç Erdağlı

2026 FIFA Dünya Kupası’ndan hezimetle ayrılan Türk milli futbol takımı, vatandaşların beklentilerini yerine getiremedi.

Devamını Oku
26.06.2026
Muhalefetin kanun yoluyla yeniden tanzimi - Su Erbaş

Çağdaş otoriterleşmenin ayırt edici özelliği, açık baskı yerine kurumların hukuk diliyle araçsallaştırılmasıdır

Devamını Oku
26.06.2026
Kamu hukukunun lağv edilmesi - Doğan Erkan

Ana muhalefet partisinin olağan genel kurul organında seçilen meşru yönetim ve merkez organlarının, Türkiye siyasal partiler tarihinde eşi görülmemiş bir biçimde asliye mahkemesinin istinaf hâkimleri eliyle mutlak butlan ve tedbir uygulamasıyla görevlerinden el çektirildiği, bu Kafkaesk “yargısal” kararın siyasallaşmış kolluk marifetiyle uygulandığı bir evreyi şaşırarak gözlemliyoruz.

Devamını Oku
25.06.2026
Dünya Denizciler Günü - Hakan Ercan

Uygarlık tarihi büyük ölçüde nehirlerin ve denizlerin tarihi olarak da değerlendirilebilir.

Devamını Oku
25.06.2026
Türkiye’nin engebeli yolu - Erol Ertuğrul

DEM Parti yöneticileri sözde barış süreci ile ilgili, terör örgütü üyelerinin bağışlanmaları amacıyla bir yasa çıkmasını bekliyorlar.

Devamını Oku
24.06.2026
Kimlik siyaseti mi, Cumhuriyet yurttaşlığı mı? - Utku Yapıcı

Son yıllarda popüler kimlik tasarımlarından bir haline gelen yeni Osmanlıcılık, Atatürk’ün Türk milleti tasavvuru ile aynı kategoride bir yaklaşım değil.

Devamını Oku
24.06.2026
Sekteye uğramış diyalog - Tolga Akçura

Basit görünen bir soruyla başlayalım...

Devamını Oku
24.06.2026
İran savaşı ve siyasi amaç - Nejat Eslen

En yalın tanımı ile savaş, siyasi amacı gerçekleştirmek için düşmanın savaşa devam etme iradesini kırmak, kendi irademizi kabul ettirmek amacı ile yapılan şiddet kullanma eylemidir.

Devamını Oku
23.06.2026
İktidar mutfaktaki yangını söndüremiyor - Süleyman Girgin

2018 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “24'ünde siz bu kardeşinize yetkiyi verin, ondan sonra bu faizle, şununla bununla nasıl uğraşılır göreceksiniz” sözleriyle başladı her şey.

Devamını Oku
23.06.2026
Devrim bildirgesi ve yinelenen tarih! - İhsan Tayhani

Batılı siyaset bilimciler, Gazi Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışından 33 gün sonra, 22 Haziran 1919’da yayımlanan “Amasya Tamimi”ni, doğru bir yaklaşımla “devrim bildirgesi” olarak değerlendirirler.

Devamını Oku
22.06.2026
Bir siyasetçinin hazin tükenişi - Ziya Yergök

Mutlak butlan kararı ile CHP’nin başına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’ndan söz ediyorum.

Devamını Oku
22.06.2026
Hukukun bulanık aynası - Abdullah Dörtlemez

Hukukun bulanık aynası - Abdullah Dörtlemez

Devamını Oku
20.06.2026
O film gerçek olsa… - Özgün Utku

Yıllarca gece gündüz emek verdiğimiz, yanında durduğumuz Kemal Kılıçdaroğlu, kurultayda sırtından bıçaklandığı söylemiyle hepimizi şoke eden bir yola girdi.

Devamını Oku
20.06.2026
Ayrılmak mı, mücadele etmek mi? - Hüseyin Özkahraman

Siyaset tarihi yalnızca iktidar mücadelelerinin değil, aynı zamanda sabrın, örgütlü direncin ve büyük yapıların kendi içlerindeki hesaplaşmalarının da tarihidir.

Devamını Oku
20.06.2026
Siyasetin toplumdan kopuşu - Aykurt Nuhoğlu

AKP iktidarının karşısındaki en büyük siyasal güç olan CHP, aynı zamanda tarihinin en ağır bunalımlarından birini yaşıyor.

Devamını Oku
19.06.2026
CHP’yi ıslah etmek! - Ekrem Demiröz

Türkiye’nin son bir yılını siyaseten tanımlamak isterseniz, CHP’ye yapılan saldırılardan, tutuklanan belediye başkanlarından ve mutlak butlandan söz etmek zorundasınız.

Devamını Oku
18.06.2026
‘Kim etti sana bu kârı teklif?’ - Hamdi Yaver Aktan

Kimi kitabı hemen okurum, kimini de bir kenara ayırırım; okunma sırasının gelmesini beklerim.

Devamını Oku
17.06.2026
Mayın tarlasındaki CHP - Metin Devrim

Shakespeare’in Julius Caesar eserindeki o eski replik, “Sen de mi Brütüs? Öyleyse yıkıl Sezar!”, ihaneti, bir hançer darbesinden çıkarıp, Batı’nın politik bilinçaltına kazıyan kozmik bir çöküş anıdır...

Devamını Oku
17.06.2026
Cumhuriyet bilinci ve yurttaşlık - ABDULLAH YÜKSEL

Bir süredir Türkiye’de hemen her tartışmanın sonunda aynı cümle kuruluyor: “Devletin bir bildiği vardır” Bu söz artık yalnızca bir değerlendirme değil, bir yönetim anlayışının özeti haline geldi.

Devamını Oku
16.06.2026
Tahkikat Komisyonu’ndan Kılıçdaroğlu MYK’sine - Mehmet Tomanbay

1982 Anayasası dört yüksek mahkeme tanımlamış ve yetkilendirmiştir.

Devamını Oku
16.06.2026
Ahlakını yitiren hukuk - Başar Yaltı

Etik felsefede bir davranışın doğru ya da yanlış olduğunu açıklayan üç temel yaklaşım öne çıkar.

Devamını Oku
15.06.2026
Kemalizm ve ‘nefret’ ekerler - Çiğdem Bayraktar Ör

Terme Belediyesi AKP Meclis Üyesi Rümeysa Eker’in Kemalistler hakkındaki korkunç mesajı hak ettiği cezai yaptırımı görmedi.

Devamını Oku
13.06.2026
Adalet yürüyüşünden ‘Yeni Osmanlı’ yürüyüşüne... - Barış Övgün

“Yargı bağımsız değil, siyasallaştı” diye yol yürüyen CHP içinde bir grup, bugün “Yeni Osmanlıcılık” yürüyüşüne çıktıklarını ilan ediyorlar.

Devamını Oku
12.06.2026
Demokrasi duvarı - Engin Ünsal

Demokrasinin en güzel tanımı, “halkın halk tarafından halk için yönetilmesi” olarak yapılmıştır.

Devamını Oku
12.06.2026
Mutlak butlanın şifresi - Mahmut Aslan

Türkiye’de yapılacak NATO zirvesi öncesinde, bu salı yapılan grup toplantısı bir partinin değil, bir operasyonun fotoğrafını verdi.

Devamını Oku
11.06.2026
Korku kültürü gölgesinde akreditasyon - Ali Ekber Şahin

Öğretmenlik programlarının akreditasyonu Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından yetkilendirilen Öğretmenlik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (EPDAD) tarafından düzenlenmektedir.

Devamını Oku
10.06.2026
Politikada dengeyi kurmak - Cengiz Kuday

Türkiye siyaseti uzun yıllardır sertti.

Devamını Oku
10.06.2026
‘Mutlak’a hemen kurultay! - Mustafa Gazalcı

Birçok kişinin belirttiği gibi CHP’nin başına gelen “mutlak butlan” yalnız parti içi bir mesele değil, aynı zamanda bir hukuk, demokrasi, ülke sorunudur.

Devamını Oku
09.06.2026
Bilime adanmış bir yaşam: Erdal İnönü - Gülsün Bilgehan

Erdal İnönü, Mevhibe Hanım’la İsmet Paşa’nın üçüncü oğlu olarak Ankara Pembe Köşk’te doğdu.

Devamını Oku
09.06.2026
Artık YSK var mı? - Ziya Yergök

Gerçek anlamda, “demokratik hukuk devleti”nden söz edilebilmesi için her şeyden önce birtakım kurumların ve işleyen kuralların olması gerekir.

Devamını Oku
08.06.2026
Hak mı, lütuf mu: Nafaka - Gamze Burcu Gül

Anayasa Mahkemesi’nin yoksulluk nafakasına ilişkin düzenlemeyi iptal etmesiyle birlikte nafaka tartışmaları yeniden gündeme geldi.

Devamını Oku
06.06.2026
Tarihin doğru tarafında duranlar - Halil Sarıgöz

Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarihi, yalnızca bir siyasi partinin tarihi değildir.

Devamını Oku
05.06.2026
İtirazın tarihi ve direniş - Ali Ekber Ataş

Tarihten iki olay: İlki, bundan tam 54 yıl, 5 ay, 9 gün önce, tarihler 15 Aralık 1971’i gösterirken Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde ülkesine dayatılan karar metnini yırtan Pakistan Dışişleri Bakanı Zülfikar Ali Butto’nun itirazıdır.

Devamını Oku
04.06.2026
Milletin umuduna oynanan oyun - Süleyman Çelebi

Bazen ihanet dışarıdan gelmez.

Devamını Oku
04.06.2026
Siyaset kurumu hukuku boğuyor - Erol Türk

Bugün ülkemizde anayasayı ve yasaları tanımayan, uygulamayan Saray rejimi, yargıya verdiği talimatla istediği kararları alıyor.

Devamını Oku
03.06.2026
'Demir ökçe' bir günde inmedi! - Okan Toygar

Jack London’ın “Demir Ökçe”si, oligarşik düzeni çok erken tarihte sezmiş romanlardan biridir.

Devamını Oku
03.06.2026
Siyasetçinin tarihsel sorumluluğu - Avni Kurtuldu

Tarih, siyasetçileri yalnızca söyledikleri sözlerle değil, kritik dönemeçlerde takındıkları tavır ve aldıkları konumlarla yazar.

Devamını Oku
02.06.2026
Mutlak butlan ve TBB illüzyonu - Cem Alptekin

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin ağır yetki gaspı içeren 21 Mayıs 2026 tarihli tedbirli “ mutlak butlan” (kesin hükümsüzlük) kararı, Türkiye’de hukukun siyasetle kurduğu ilişkinin geldiği tehlikeli aşamayı gözler önüne seren yapısal bir deprem niteliğindedir.

Devamını Oku
02.06.2026
CHP’nin durumu ve iktidar - Prof. Dr. Hakkı Keskin

Kemal Kılıçdaroğlu ile Berlin’de CHP heyetiyle Sol Parti’yi ziyaretlerinde tanışmıştık. Arka arkaya üç seçim kaybedince kendisine Almanya Parlamentosu milletvekili olarak “Demokratik ülkelerde kuraldır: Bir parti başkanı bir iki seçim kaybedince istifa eder.

Devamını Oku
01.06.2026