Genç Milli
Takım
Teknik
Direktörü
olarak 1984
yılında ilk
maçıma
Samsun’da
Avusturya
karşısında
çıktım. 10 kişi kaldığımız maçı
2-0 kazanmıştık. Avusturya
yıllar içinde futbolda düşüşler
yaşadı, şimdilerde ise bir
toparlanma evresinde. Euro
2024’te Hollanda ve Fransa’nın
olduğu gruptan lider çıkmaları
bunun en büyük kanıtıydı.
Ancak taa ki bizimle karşılaşana
kadar. Pek çok futbol otoritesi,
Avusturya’yı favori görüyordu.
Ancak unuttukları bir şey
vardı: Türkiye’de futbolda ve
diğer branşlarda kazandığımız
başarılar motivasyonla doğru
orantılıdır. Avusturya’ya mart
ayında kaybettiğimiz 6-1’lik
hazırlık
maçı hem
Montella’yı
hem de
futbolcuları
oldukça
hırslandırmış.
Böyle bir
galibiyete
ihtiyacımız
vardı, toplum olarak bunu Milli
Takımımıza hissettirdik. Çeyrek
finale çıkmamızda oyuncu
kalitemizin yüksek olmasının
yanı sıra Montella’nın bazı
hatalarından dönmesinin de
payı büyük. 2 sene önce, “Milli
Takımımız artık final oynar,
bizim takımımız oralarda
olmalı hak ediyor” demiştim.
Geldiğimiz noktada bu başarıyı
sürpriz kabul etmiyorum.
Avusturya maçını 1.5 dakikaya
sığdırabiliriz aslında. Merih’in
henüz 57. saniyede attığı gol ve
Mert Günok’un 90+5. dakikada
yaptığı inanılmaz kurtarış...
1.5 dakika!
Yazarın Son Yazıları
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çizdiği yolda laik Cumhuriyeti savunan bizler, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın coşkusunu dün yaşadık.
Beşiktaş ilk yarı istekli görünse de bal yapmayan arı misali sahadaydı.
Bir derbi daha hakem tartışmalarıyla geride kaldı.
İki kulübün de geçmişini aratan futbolcuları, kaybetmekten korkarak mücadele etti. Herkes beraberliğe razı gibiydi.
Dünya Kupası büyük bir vitrin.
Sıkışan oyun artık rahatladı. Ve Orkun Kökçü’nün şapka çıkardığım harika frikik golü. Orkun, 10 numaralı formanın ve kaptanlığın sorumluluğunu daha iyi anladı. G.Saray mağlubiyeti sonrası Beşiktaş’ın böyle bir galibiyete ihtiyacı vardı.