Bu toplumun DNA’sını Kafka düzeltemez...

Bu toplumun DNA’sını Kafka düzeltemez...

09.11.2015 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Birkaç gün önce Can Yayınları’ndan adıma gelen küçük bir paket. Küçük, ama içinde yılların ağırlığını taşımakta: Franz Kafka’nın 1. basımı 1986’da yapılan “Dönüşüm” (“Die Verwandlung”) başlıklı çevirisinin 50. basımı! 49. basımdan sonra çok yakın bir dostuma bir sonraki ellinci basımın haberini verdiğimde, bana şu hiç unutamayacağım sözü söylemişti: “Ahmetçim, güzel ama, toplum bir türlü dönüşmüyor!
Çok haklıydı. Toplumun okuryazar kesimi (çok küçük bir bölümü dışında) büyük bir olasılıkla ileride, örneğin yüzüncü basımdan sonra da değişmeyecek. Çünkü Kafka’nın, bu toplumun bozulmuş DNA’sını tek başına düzeltebilmesi olanaksız. Bir zamanlar, 1940’ların başında, Mustafa Kemal’in rüzgârıyla yola çıkan Köy Enstitüleri, bu işi küçük bir çobanın heybesine “Antigone”yi yerleştirmekle başlatmış ve sanırım Montaigne’e kadar da vardırmıştı. Öyle hızlı ve güçlü bir rüzgârdı ki, Montaigne’den Kafka’ya kadar uzanan dev boşluğu da bilgi birikimleriyle ve eleştirel düşüncenin bereketiyle, üstelik inanılmayacak kadar kısa bir sürede doldurması beklenebilirdi. İşte o zaman Kafka’nın “Dönüşüm”ü de kendisine hazırlanan zemine sağlam basarak devreye girebilir, toplumu dönüştürme işinde kendisine düşen payı –belki elli basımı bile beklemeden– yerine getirebilirdi.
Ama olmadı. Türlü iftiralarla ve yalanlarla o rüzgârın önünü kestiler. Bu kez okur-yazarların iftira ve yalan rüzgârlarının dümen suyuna giren bölümü de eline aldığı kitapları okumak yerine onlara sadece bakmaya başladı. Tıpkı atölyemize bu yıl katılan genç değerlerden şair Eren Ergün’ün “BKZ.” adlı şiirinde dediği gibi: “...Bakınız sayfa 43 / Bakınız syf 141 / Bakınız / Bakınız / Hiçbir şey olmamış gibi bakınız / Öyle / Boş boş bakınız / Gelene geçene bakınız / Referanslara bakınız / Camdan dışarı yerine / Önce gidip / Bir aynaya bakınız.”
Bakmazlar. Genelde bakmazlar. Çünkü eleştirel düşünceye, dahası ‘eleştirel’ sözcüğüne bile ‘öcü’ gözüyle bakanlar, kendilerini özeleştirinin eşiğine getirebilecek her adıma karşı neredeyse içgüdüsel denilebilecek bir korku beslerler. Haklıdırlar da. Çünkü bu bağlamda ‘ayna’, insana kendini ‘görmek istediği’ gibi değil, ama ansızın ‘olduğu gibi’ gösteriveren çok tehlikeli bir nesneye de dönüşebilecek kadar nesnel’dir!
Bu yıl atölyemize dahil ettiğimiz yeni üyeler, geçen perşembe akşamı “Başlangıcından Günümüze Eleştirel Düşüncenin Gelişme Süreci” başlıklı dersimizde gerçekleştirdiğimiz “Toplumsal- Kültürel Bir Olgu Olarak 1 Kasım Seçimlerinin Eleştirel Değerlendirilmesi” başlıklı tartışmada, gerek üslup gerekse içerik zenginliği bağlamında atölyemizi daha önce eşine rastlamadığım kadar yüksek bir düzeye taşıdılar. Ve ben de anladım ki onlar, aynı zamanda Kafka’nın “Dönüşüm”üne daha şimdiden sonuna kadar açık olan bireyler. Şimdi bu saptamamla ilgili olarak bana; “Ne o, kendi atölyeni mi eleştiriyorsun?” diye sorulursa eğer, yanıtım şu olur: “Ben, gerektiğinde her şeyden önce kendi kurduğum atölyeye eleştirel düşüncenin süzgecinden bakmaktan çekinirsem, orada eleştirel düşünce dersleri verme hakkına sahip olabilir miyim? Kültür yerine kültürsüzlük üretmekten kaçınmanın başka bir yolu var mı?”  

Yazarın Son Yazıları

Papa Francis’in yeni misyonu…

Papa Francis’in yeni misyonu…

Devamını Oku
12.06.2017
‘ne garip federico adında olmak…’

‘ne garip federico adında olmak…’

Devamını Oku
05.06.2017
‘Sessiz savaşçı’lığın gürültülü yollarında…

‘Sessiz savaşçı’lığın gürültülü yollarında…

Devamını Oku
08.05.2017
Kültürde ‘geri kalan’ kavramı üzerine (2)

Kültürde ‘geri kalan’ kavramı üzerine (2)

Devamını Oku
01.05.2017
Kültürde ‘Geri Kalan’ kavramı üzerine (1)

Kültürde ‘Geri Kalan’ kavramı üzerine (1)

Devamını Oku
24.04.2017
Sermet Yeşil’den barış çağrıları…

Sermet Yeşil’den barış çağrıları…

Devamını Oku
17.04.2017
‘Evet’ ile ‘Hayır’ arasında bir sahaf turu …

‘Evet’ ile ‘Hayır’ arasında bir sahaf turu …

Devamını Oku
10.04.2017
Bir tiyatro açmak…

Bir tiyatro açmak…

Devamını Oku
03.04.2017
Tiyatron, düşleyebildiğin kadardır…

Tiyatron, düşleyebildiğin kadardır…

Devamını Oku
27.03.2017
‘Acil’de sabah saatleri…

‘Acil’de sabah saatleri…

Devamını Oku
20.03.2017
‘Belki biraz sevgi verebilirsin …’

‘Belki biraz sevgi verebilirsin …’

Devamını Oku
13.03.2017
Müjdat Gezen’in yaktığı göz ışıkları...

Müjdat Gezen’in yaktığı göz ışıkları...

Devamını Oku
27.02.2017
Kirletilmemiş bir zaman parçası aramak…

Kirletilmemiş bir zaman parçası aramak…

Devamını Oku
20.02.2017
Kediler tekin değildir…

Kediler tekin değildir…

Devamını Oku
13.02.2017
Onat Kutlar’ın düşündürdükleri...

Onat Kutlar’ın düşündürdükleri...

Devamını Oku
06.02.2017
Engin Cezzar da yok artık!

Engin Cezzar da yok artık!

Devamını Oku
30.01.2017
Çevirmenin yalnızlığı…

Çevirmenin yalnızlığı…

Devamını Oku
23.01.2017
Erhan Ünal, Köy Enstitüleri ve ‘küresel finans oligarşisi’ (2)

Erhan Ünal, Köy Enstitüleri ve ‘küresel finans oligarşisi’ (2)

Devamını Oku
16.01.2017
Erhan Ünal, Köy Enstitüleri ve ‘Küresel Finans Oligarşisi’ (1)

Erhan Ünal, Köy Enstitüleri ve ‘Küresel Finans Oligarşisi’ (1)

Devamını Oku
09.01.2017
Ressam Sadi Bey’in Son Tablosu…

Ressam Sadi Bey’in Son Tablosu…

Devamını Oku
02.01.2017
Bir aydın: Bertan Onaran

Bir aydın: Bertan Onaran

Devamını Oku
26.12.2016
İçimden yine tarih yazmak geldi de…

İçimden yine tarih yazmak geldi de…

Devamını Oku
19.12.2016
‘Ben’in sorumluluğu (2)

‘Ben’in sorumluluğu (2)

Devamını Oku
12.12.2016
‘Ben’in sorumluluğu -1

‘Ben’in sorumluluğu -1

Devamını Oku
05.12.2016
Bendeki Fidel Castro…

Bendeki Fidel Castro…

Devamını Oku
28.11.2016
Ataol’un çocukları...

Ataol’un çocukları...

Devamını Oku
21.11.2016
Cumhuriyetin çizgileri…

Cumhuriyetin çizgileri…

Devamını Oku
14.11.2016
Şu uğursuz ‘Biz, olduk!’ C yanılsaması (2)

Şu uğursuz ‘Biz, olduk!’ C yanılsaması (2)

Devamını Oku
07.11.2016
Şu uğursuz ‘Biz, olduk!’ yanılsaması…

Şu uğursuz ‘Biz, olduk!’ yanılsaması…

Devamını Oku
31.10.2016
‘Hiç kimsenin kenti’nde yaşamak…

‘Hiç kimsenin kenti’nde yaşamak…

Devamını Oku
24.10.2016
Akademisyenlik üzerine bir tartışma...

Akademisyenlik üzerine bir tartışma...

Devamını Oku
17.10.2016
Göçmüş bir kültürün simgesi: Giovanni Scognamillo

Göçmüş bir kültürün simgesi: Giovanni Scognamillo

Devamını Oku
10.10.2016
‘Fırıldaklar Festivali’ne hoş geldiniz!

‘Fırıldaklar Festivali’ne hoş geldiniz!

Devamını Oku
03.10.2016
Deneme üzerine birkaç not…

Deneme üzerine birkaç not…

Devamını Oku
26.09.2016
Evet, Tarık Akan da Türkiye’dir…

Evet, Tarık Akan da Türkiye’dir…

Devamını Oku
19.09.2016
Gündüz Vassaf’tan yarına atıflar...

Gündüz Vassaf’tan yarına atıflar...

Devamını Oku
12.09.2016
‘Paylaşılmış yalnızlık’lara sığınmak…

‘Paylaşılmış yalnızlık’lara sığınmak…

Devamını Oku
05.09.2016
Bir kez daha: Anayasa kültürü…

Bir kez daha: Anayasa kültürü…

Devamını Oku
29.08.2016
Sorun ‘Avrupalılık’ değil, uygar olmak...

Sorun ‘Avrupalılık’ değil, uygar olmak...

Devamını Oku
22.08.2016
Biz nasıl bu kadar cahil kalabildik?

Biz nasıl bu kadar cahil kalabildik?

Devamını Oku
15.08.2016