Amerika’nın başında Trump, İsrail’in Netanyahu olmak üzere, geçtiğimiz pazar günü, İran’a, siyasi liderleri öncelikli hedef alan saldırıda, en ileri teknolojili, en pahalı silahlardan atılan bombalarla başlatılan kanlı savaşın henüz haftası dolmadı. Ortadoğu toprakları üzerinde, en günahsız çocuklar başta olmak üzere kör savaşta öldürülmeleri hedef alınmış çok sayılarda önemli İranlı liderin isimleri de var.
Ancak akıl almaz bir bilgi kirliliği içinde, kamuoyunu en ağır boyutları ile aldatmayı da hedef almış olarak kuşkusuz tam da hedeflendiği üzere, Ortadoğu’nun bir hafta öncesinden çok daha kanlı, körleme bir savaşa doğru sürüklenmekte olunduğunun gelişmeleri yaşanıyor. Trump-Netanyahu kutsal ittifaklarının bile, ne kadarı ile gönüllülük, ne kadarı ile kirli çıkar ilişkilerinin şantajlarına dayanmakta olduğu bilinemiyor.
En doğrusu ile, kirli bilgileri ayıklayabilmenin yoğun çabalarının sonrasında bile, savaşın odağındaki Amerika, İsrail, İran ülkelerinin iç dünyalarında yaşanmakta olan siyasal çekişmelerin gerçeklerini öğrenebilmeyi unutalım, bu şimdiden çok ağır kayıplara, kan dökülmesine yol açmış savaşın nerelere doğru evrilebileceğini öngörebilmek bile çok zor. Tarafların hedeflerine yönlendirilmiş atışların ışıklı görüntülerden öğrenilebilmesi, görsellerinin yayınlarda görüntülenebiliyor olmaları göreceli kanıt sayılabiliyor olsa da...
***
Bilgiler geldikçe hangi can yakan patlamanın hedefine yönlendirilmiş olmasına aykırı olarak kimi fizik kurallarının, havanın yönlendirmeleriyle başka yönlere doğru evrildikleri ortaya çıkıyor. NATO’nun savunma sisteminin otomatik devreye girmesi ile havada patlatıldığı için bize zarar vermeden düşen artıkları üzerinden yapılan açıklama ile bile ülkemiz topraklarının tehdit altında olmadığı üzerinden bir güvenlik duygumuz gelişmiş sayılabiliyor mu? Ülkemiz adına hangi tarafta olduğumuzun gerçek yanıtına ulaşamadığımız gibi bir perde arkası gelişmeler söz konusu iken?
Gerçekçi sorgulamalara girildiğinde İngiltere başta klasik hep Amerika’nın yanında durduğu tablosu silinmiş. Sanki günümüz siyasal gelişmelerinde, Irak işgali sürecindeki kankalık bağları kopmuş. Savaşın iki baş kafadarının dünya kamuoyu ile oynamaktan kazançlı çıktıkları üslupları üzerinden değişim çıkışları yapmalarının güncel çarpık algılamalarının da katkıları söz konusu olabilir. O kadar hızlı değişken açıklamalarına tanıklık ediyoruz ki. En çatışmacı savaşları yaşayan ülkeler bağlantılı bile, tipik örnekler Rusya-Ukrayna çelişkili açıklamalarının son aylar üzerinde olanlarını anımsayabiliriz..
Şimdiki kritik konumumuzda, cumhurbaşkanımız ile Trump’ın dostluk ilişkilerini hiç anımsatmamak daha bir doğru olacak gibime geliyor.
***
Kuşkusuz yanar döner ilişkileri üzerinden insanlığa, dünyada barış içinde yaşanabilmesine ilişkin verdikleri, sık sık değişen duruşlarından köklü kimi çarpıklıkları anımsatmak yeter de artar bile. Çok uzakta olmayan bir tarihte Amerika bir ara Taliban’ı bile ortadan kaldırma savaşımına girişmişti. Zor mu geldi, yoksa yeni siyasal hesaplarla çelişti mi? Bilemiyoruz ancak onlar adına uslu duracaklarının bile güvencesini vermiş gibi yapıp Afganistan’ı en acımasız yeni uygulamalarına açık olarak teslim ediverdiler. Şimdilerde AfganistanPakistan çatışmaları gündemde gibi.
Kimin eli kimin cebinde hiç güvenceli yanıtı olmadan oyun içinden yeni oyunlar, kanlı çatışmalar çıkıveriyor.