Yumuşak uzlaşmanın sonu
Ahmet İnsel
Son Köşe Yazıları

Yumuşak uzlaşmanın sonu

31.01.2017 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Batı demokrasilerinde siyasete son otuz yıldır hâkim olan solun ve sağın merkeze doğru evrilmesi eğilimi bir yıldan beri tersine dönüyor. Ana akım solun küreselleşme üzerinden neoliberal dogmayı kabul etmesi, ana akım sağın milliyetçi ve cinsiyetçi temaları ikinci plana atmasıyla gerçekleşen bu yakınlaşma, kara Avrupası’nda ve olumsuz anlamda “yumuşak uzlaşma” olarak nitelendiriliyordu. Buradaki yumuşak sıfatı, insanlara heyecan vermeyen, onların somut sorun ve endişelerinin politikaya tahvili sırasında ciddi biçimde törpülendiği, siyasetin ruhsuzlaştırıldığı bir yönetici sınıf dilini ve tahayyülünü ifade ediyor. Bu uzlaşmanın üzerinde kurulduğu zemin, küreselleşmenin kaçınılmaz ve sonucunun herkese yararlı olduğu, piyasa ekonomisinin dayattığı gerçek ve onun gereklerinden başka bir gerçeklik olmadığı iddialarıydı. Bunu en açık Margaret Thatcher ifade etmişti: “There is no alternative”, yani piyasa kurallarının mutlak hâkimiyetinden “başka seçim imkânı yok!
Fransa’da cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde yapılan önseçimlerde sadece sağda değil, solda da sürpriz yaşandı. İkinci turu 29 Ocak’ta yapılan Sosyalist Partisi ve müttefiklerinin aday adaylarının katıldığı önseçimde, Sosyalist Partisi’nin sol kanadından Benoit Hamon, birkaç ay öncesine kadar başbakan olan Manuel Walls’ın önüne ciddi bir farkla geçti. Sonbaharda kamuoyu araştırmaları Hamon’u adaylar arasında dördüncü veya beşinci sırada gösteriyordu!
2012’de solun seçimleri kazanmasının ardından kurulan hükümette ilk iki yıl bakanlık yapan ve hükümetin dümeni sağa kırmasının ardından bakanlıktan istifa eden Hamon, aday adaylığını ilan eder etmez merkez medyanın hep hedef tahtasında oldu. Önerdiği evrensel gelir güvencesi, çevre kirliliği ve halk sağlığı konusunda dile getirdiği hassasiyet ve somut öneriler, katı ve militan laiklik anlayışına karşı demokratik bir laiklik politikasını savunması, iktisat politikasını kamu harcamalarının azaltılması hedefine indirgememesi yumuşak uzlaşmanın sözcüleri için uçuk kaçık önerilerdi. Buna karşılık önseçime katılan iki milyon sol seçmenin yüzde 60’ı Sosyalist Partisi’nin giderek sağa kaymasına dur dedi.
Benzer bir süreç ABD’de Benny Sanders’in Demokrat Parti adaylık yarışında yaşandı. Sonunda parti örgütünün bastırmasıyla “makul adayHillary Clinton önseçim yarışını kazandı ama Sanders’ın göreli başarısı parti içinde sol temaların çok daha güçlenmesini sağladı. Birleşik Krallık’ta İşçi Partisi’nin başına sol kanadın adayı Jeremy Corbin’in beklenmedik biçimde seçilmesi de benzer bir sürecin sonucuydu. Bu sefer, İşçi Partisi’ne küsmüş gençler, partiye kitlesel biçimde yeniden kaydolarak, Corbin’in kazanmasını sağladılar.
Bu üç vakada solun hâkim partisinin yöneticilerine ve milletvekillerine sol seçmen tepkisi etkili oldu. İspanya’da ise, hükümet partisi olmaya iyice alışmış Sosyalist Partisi’ne sol baskı PODEMOS’un ortaya çıkışı ve beklenmedik yükselişi biçiminde geldi.
Yumuşak uzlaşmaya tepki sadece solda ortaya çıkmıyor. Radikal sağın hemen her yerde az veya çok yükselişi, merkez sağ partilerini de daha sağa çekiyor. Donald Trump’ın beklenmedik biçimde önce Cumhuriyetçilerin adayı, ardından ABD Başkanı seçilmesi siyaset elitlerine karşı radikal sağcı tepkinin en yakın örneği. Birleşik Krallık’ta aşırı sağ partinin Muhafazakâr Parti üzerinde oluşturduğu baskıyı ve AB’den çıkma önerisinin kazanmasını, yumuşak uzlaşmaya karşı sağcı değerler dünyasında gelişen tepkinin bir ifadesi olarak değerlendirmek mümkün. Fransa’da da sağın cumhurbaşkanı adayı önseçimini, merkez medyanın desteklediği eski başbakan Alain Juppe’nin rahatlıkla kazanması beklenirken, Katolik ahlakçılığı ve otoriterlikle zenginsever piyasacı politikaları birleştiren bir başka eski başbakan, François Fillon birinci geldi. Fransa’da da sağ seçmenlerin sağcılaşmaları sadece aşırı sağın yükselmesiyle kendini ifade etmiyor.
Bu iki merkezkaç dinamik, Batı demokrasilerinde son otuz yılda siyasal alanı kuşatan ve “gerçekçi politikaların” sınırını çizen yumuşak uzlaşmanın üzerinde yükseldiği zemini hızla daraltıyor. Solda ve sağda olmanın arasındaki mesafe hızla açılırken, medyanın ve elitlerin gözdesi siyasetçilere karşı tabandan gelen sessiz ama derin tepki her yerde kendini gösteriyor. Batı demokrasileri, kimisi daha hızlı kimisi daha yavaş, “tarihin ve ideolojilerin sonu” ideolojisinin sonunu yaşıyorlar. Bu da sol siyasete, dönüşen toplumsal yaşamda herkes için arzulanabilir bir gelecek ümidini, rüyasını dile getirme ve bunun somut adımlarını atma üstünlüğünü yeniden kazanma imkânı sunuyor.

Yazarın Son Yazıları

Hınç politikaları ve nihilizm

Hınç politikaları ve nihilizm

Devamını Oku
04.09.2018
Bir otokrat prototipi

Bir otokrat prototipi

Devamını Oku
01.09.2018
Kayırma ekonomisinin bedeli

Kayırma ekonomisinin bedeli

Devamını Oku
28.08.2018
Üzerine suç atmanın dayanılmaz hafifliği

Üzerine suç atmanın dayanılmaz hafifliği

Devamını Oku
25.08.2018
Trump ve yeni otoriterizm

Trump ve yeni otoriterizm

Devamını Oku
21.08.2018
Büyük kriz gözüktü

Büyük kriz gözüktü

Devamını Oku
14.08.2018
İş Allah’a kalınca....

İş Allah’a kalınca....

Devamını Oku
11.08.2018
Anti-konformist gericilik ve yavaşlayan küreselleşme

Anti-konformist gericilik ve yavaşlayan küreselleşme

Devamını Oku
07.08.2018
Yeni-patrimonyalizm üzerine

Yeni-patrimonyalizm üzerine

Devamını Oku
04.08.2018
Liberalizmden doğan otoriter kapitalizm

Liberalizmden doğan otoriter kapitalizm

Devamını Oku
14.07.2018
Erdoğanizm Türkiyesi

Erdoğanizm Türkiyesi

Devamını Oku
10.07.2018
Post-komünist otoriter kapitalizm

Post-komünist otoriter kapitalizm

Devamını Oku
07.07.2018
Otoriter kapitalizmin geleceği

Otoriter kapitalizmin geleceği

Devamını Oku
03.07.2018
Kindar nesil böyle yetiştirilir

Kindar nesil böyle yetiştirilir

Devamını Oku
30.06.2018
Durum budur…

Durum budur…

Devamını Oku
26.06.2018
Yarın ve ötesi

Yarın ve ötesi

Devamını Oku
23.06.2018
Paçalardan akan ne?

Paçalardan akan ne?

Devamını Oku
19.06.2018
Kibrin otokrat hali

Kibrin otokrat hali

Devamını Oku
16.06.2018
Siyasette yalan ve yanlış

Siyasette yalan ve yanlış

Devamını Oku
12.06.2018
Tayyip Erdoğan pişman mıdır?

Tayyip Erdoğan pişman mıdır?

Devamını Oku
05.06.2018
Gazeteci istihbaratçıyla işbirliği yapınca...

Gazeteci istihbaratçıyla işbirliği yapınca...

Devamını Oku
02.06.2018
Dindaş/ırktaş demokrasisi

Dindaş/ırktaş demokrasisi

Devamını Oku
29.05.2018
Cumhurbaşkanı koruması PÖH’e teslim

Cumhurbaşkanı koruması PÖH’e teslim

Devamını Oku
26.05.2018
Üfürükçü hoca analizleriyle ekonomiyi yönetmek

Üfürükçü hoca analizleriyle ekonomiyi yönetmek

Devamını Oku
22.05.2018
HDP’nin alacağı oyun önemi

HDP’nin alacağı oyun önemi

Devamını Oku
19.05.2018
AB Sayıştayı’ndan YİP uyarısı

AB Sayıştayı’ndan YİP uyarısı

Devamını Oku
15.05.2018
Enkaza işaret etmek yeterli değil

Enkaza işaret etmek yeterli değil

Devamını Oku
12.05.2018
Diktatörler seçimle gider mi?

Diktatörler seçimle gider mi?

Devamını Oku
08.05.2018
HDP kilit parti olabilir

HDP kilit parti olabilir

Devamını Oku
05.05.2018
Seçim öncesi 1 Mayıs

Seçim öncesi 1 Mayıs

Devamını Oku
01.05.2018
Uzatmalı iktidar Ermenistan’da beş gün sürdü

Uzatmalı iktidar Ermenistan’da beş gün sürdü

Devamını Oku
24.04.2018
Ahlak düşkünlüğü siyaseti ve huzur ihtiyacı

Ahlak düşkünlüğü siyaseti ve huzur ihtiyacı

Devamını Oku
21.04.2018
Başkanlığı bir türlü bırakamayanlar

Başkanlığı bir türlü bırakamayanlar

Devamını Oku
17.04.2018
Trump’ın kuyruğundaki Macron

Trump’ın kuyruğundaki Macron

Devamını Oku
15.04.2018
Fransa’da yeniden laiklik tartışması

Fransa’da yeniden laiklik tartışması

Devamını Oku
14.04.2018
Satranççıya karşı tavlacı

Satranççıya karşı tavlacı

Devamını Oku
10.04.2018
Seçimli tek adam olmanın bazı zorlukları

Seçimli tek adam olmanın bazı zorlukları

Devamını Oku
07.04.2018
Sessiz devrimden kültürel karşıdevrime

Sessiz devrimden kültürel karşıdevrime

Devamını Oku
03.04.2018
Macron SDG’ye hangi vaatte bulundu?

Macron SDG’ye hangi vaatte bulundu?

Devamını Oku
31.03.2018
Irkçılığı besleyen yalan haberler

Irkçılığı besleyen yalan haberler

Devamını Oku
27.03.2018