AKP 19 yaşında

18 Ağustos 2020 Salı

Dört gün önce, AKP 19 yaşına girdi. 2001 yılında kurulan ve de pek bir muhalefet dönemi de yaşamadan hemen iktidara gelen AKP (zaten hemen iktidar olmak için dizayn edilmiş bir Amerikan Türk ortak yapımıydı), ABD’nin genişletilmiş Ortadoğu (GOP) projesinin kilit kuruluşu “ılımlı İslam” (ılımlı yazılır, uysal okunur) modelinin en parlak örneğiydi.

Piyasa ekonomisinin gerekleri ve GOP’un amaçlarıyla uyumlu ılımlı İslamcı AKP iktidarının emperyalizmin emelleriyle pek bir alıp veremediği yoktu. Nitekim şimdi cumhurbaşkanı olan, o zamanki başbakanı ve değişmez genel başkanı olan Tayyip Erdoğan, GOP’un eşbaşkanı olduğunu açıkça ilan etmekte bir sakınca görmemişti. Buna karşın AKP-ABD ilişkileri oldukça çalkantılı geçmiş ve zaman zaman iki ülke tarihlerinin en gerilimli anları yaşanmıştır.

Davos’taki “one minut” çıkışına, Rus S-400 füzelerinin alınmasına, Suriye konusunda bir ara Putin ile sağlanan ama kalıcı bir etki ve köklü bir değişim yaratmayan yakınlaşmaya karşın AKP ana çizgileri itibarıyla GOP’a ters düşen bir tavır içinde olmamıştır. Putin ile yakınlaşma gösterilerine karşılık Suriye’de ABD’nin PKK-PYD koridoru oluşturarak bu ülkenin toprak bütünlüğünü çiğneme politikasında AKP-ABD el ele yürümektedirler. Şu sırada Suriye’de AKP ile ABD; Türkiye’nin çıkarlarına çok ters düşmesine karşın tam bir müttefik ilişkisini sürdürmektedirler.

***    

S-400’ler paraları ödenmelerine karşın depoya kaldırılmıştır ve ne zaman kullanılacakları ve hatta kullanılıp, kullanılmayacakları belli değildir. Kısacası AKP şu anda temelde hiçbir konuda ABD ile ters düşen bir çizgide değildir.

Buna karşılık AKP’nin simgesi olduğu örnek “ılımlı İslam” modeli çökmüştür.

İçeride piyasa ekonomisinin gerekleri ile AKP, ideolojisinin uzlaşma girişiminin iflasının yanı sıra modelin gereği olan demokrasi benzeri rejim de kuvvetler ayrılığı ilkesi ile birlikte göçüp gitmiş, Türkiye tipik bir Ortadoğu diktatörlüğüne dönüşmüştür.

Kuşkusuz ABD’nin AKP’den hoşnut olmamasını bu etkene bağlamak imkânsızdır.

ABD ve Trump için Ortadoğu diktatörlükleri baş tacı edilecek rejimlerdir. Yeter ki kendilerine biçilen işlevleri aksaksız yerine getirsinler, hataya düşmesinler ve de planları aksatacak gizli gündemlere sahip olmasınlar.

İşte AKP’nin bütün eşbaşkanlık isteklerine karşın, ABD ile ilişkilerinde pürüz yaratan etken buradadır.

2003 ocağında Körfez Müdahalesi sırasında Türkiye’nin AKP çoğunluklu parlamentosundan tezkereyi geçiremeyen AKP, büyük bir becerisizlik örneği sergilemiştir. ABD bu yanlışın faturasını orduya kesmesine karşın AKP’nin beceriksizliğinin getirdiği eksi puanı da bir yana kaydetmiştir.

AKP hatalarının yanı sıra, bir de gizli gündemi, ABD’nin artık güvenmediği Müslüman Kardeşler’le kopmaz bağları olduğu için de Washington’un gözünden düşmüştür. Şu anda Washington kulislerinde AKP’ye alternatif arandığını tahmin etmek güç olmasa gerek. Aman bu olgu yüzünden AKP’yi antiemperyalist sanma hatasına düşmeyelim!           

***

Beceriksizliğinin yanı sıra gizli gündeminin neden olduğu uyumsuz ve adeta özerk çıkışlar, ABD’nin AKP’ye artık güvenini sarsmıştır. Dış ilişkiler planında AKP’nin ılımlı İslamı iflas etmiş, Cumhuriyet tarihinin en sorunlu en yalnız en kırılgan dönemine girilmiştir.

İflas içeride de geçerlidir.

Yargı, ekonomi ve eğitim çökmüş, toplum bölünmüştür. Ülkede tek adamın sınırsız egemenliği yürürlüktedir.

İçeride ve dışarıda bir sürü vahim sorunla karşı karşıyayız. Ama en vahimi bunların hepsinin nedeni olan AKP iktidarıdır. Bu durumda Roma Senatosu’nda her kürsüye çıkışında “Delenda est Cartagha” (Kartaca Yıkılmalıdır) diye sözlerini bağlayan Catho gibi biz de 19. yılında haykırıyoruz :

Dalenda est AKP!

Meraklısına not: Bu yıkılma demokratik yöntemlerle, sandıkta olmalıdır. 


Yazarın Son Yazıları

Devlet koruması 16 Ekim 2020
Düzenin özü 9 Ekim 2020
Tarikat - Diyanet 18 Eylül 2020
Yine idam 8 Eylül 2020
Dikiş tutmuyor 4 Eylül 2020