‘Yargıçlar var’ deme sakın!

23 Mart 2021 Salı

Yazıyı haftada ikiye indirince, bazı olayları atlamak durumunda kalıyorum.

Şimdi sözünü edeceğim olay da geçen haftanın hayhuyu içinde kaynayıp gidenlerden. Oysa Tekirdağ’da geçen olay bugünkü toplumsal karmaşanın tipik bir fotoğrafı. Bakalım:

Tekirdağlı öğretmen Barış Özel ulusal bayram günlerinde bakanlığın talimatına karşın okullara Atatürk resmi ve bayrak asmayan meslektaşlarının bu tavrından şikâyetçi. Barış Öğretmen, 2020’nin 23 Nisanı’nda, yine bakanlığın talimatına rağmen bayrak ve Atatürk resmi asmayan okulları saptamış ve bunların listesini müdürlerini de ekleyerek kendi sosyal medya hesabından yayımlamış.

Bunun üzerine ne olmuş dersiniz?

Soruyu yanıtlarken unutmayın, iktidarda AKP ve bakanlık koltuğunda da Ziya Selçuk var!

***

Evet, tabii tahmin edeceğiniz gibi, Atatürk resmi ve bayrak asmayan okul yöneticilerine kimse bir şey söylememiş, bayrak asmayanlara “Bakanlığın talimatına karşın neden bayrak asmadınız” diye sorulmazken Barış Öğretmen’in listesinde yer alan müdürlerin Cimer’e şikâyette bulunmaları üzerine Milli Eğitim müfettişleri Barış Öğretmen’e disiplin cezası verilip hakkında da iftira ve halkı kin ve düşmanlığa teşvik suçlamasıyla dava açılmış.

Şimdi “Bu da haber mi! Dönem AKP dönemi, tabii ki bayrak asmayanlar kollanacak ve bu konuda duyarlılık gösteren Barış Öğretmen’in çanına ot  dikilecek” demeyin, çünkü bu olayı size duyurmamın nedeni MEB’in tavrı değil, olayın daha da ilginç olan devamı. 

Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davayı Eğitim-İş Sendikası da Barış Öğretmen ile dayanışmasını göstermek üzere izliyor.

Şimdi geliyoruz olayın en inanılmayacak noktasına: Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesi, Barış Özen’i beraat ettiriyor.

Duruşmayı izleyen Eğitim-İş Sendikası yöneticileri de kararı sevinçle kutlarken bir de açıklama yapıyorlar:

- Tekirdağ’da yargıçlar var.

Eğitim-İş Sendikası Tekirdağ yöneticilerinin sevincini anlamamak mümkün değil. Aynı şekilde bu dönemde böyle bir kararı veren yargıçlarının davranışlarına şaşırmamak ve yürekliklerinden dolayı kendilerini kutlamamak da mümkün değil.

Ama iş “Tekirdağ’da yargıçlar var” demeye gelince, orada “dur bakalım!” demek gerekiyor. Çünkü bir ülkede “yargıçlar var” demek, orada her şeyi göze alıp başına geleceklere razı olarak adil karar vermekte direnen yiğit insanlar var anlamını taşısaydı, o zaman biz de bu saptamaya katılır “yargıçlar var” derdik. Zaten o anlamda biz de  zaman zaman “Türkiye’deki o yargıçları” anıyoruz.

Ama Türkiye’de ya da Tekirdağ’da yargıçlar var demek, oralarda adalet için şart olan yargı güvenliği var anlamını taşır ki kimse böyle bir iddiada bulunamaz.

***

Çünkü bu anlamda “Tekirdağ’da yargıçlar yoktur”.

Verilen karar ile onu veren yargıçlar ortadayken yine de nasıl yargıçlar yok olabiliyor?

Şöyle oluyor: Ankara’da, Tekirdağ’daki yargıçların iktidarın hoşuna gitmeyen karar vermeleri  halinde, haklarında yaptırım uygulayacak HSK oldukça ve o HSK de muktedirin güdümünde kaldıkça, Tekirdağ’daki hâkimlerin varlığının kıymeti harbiyesi de olmuyor. Yani Tekirdağ’da hâkimler hem vardır hem de yoktur durumuyla karşı karşıyayız.

Şimdi biraz dikkat kesilelim ve o yargıçlara ne olacağını izleyelim, o zaman görürüz Tekirdağ’da yargıçlar var mı yoksa yok mu?

Yargıç güvenliği olmadığı sürece o ülkede yargıç yok demektir. 

Adalet dağıtması gereken yargıçların dizginleri muktedirin elinde, üyelerinin kaderi onun iki dudağı arasında olduğu sürece Türkiye’de yargıçlar yoktur.

Bu koşul sağlanmadan şu ya da bu münferit kararlara, kimi yargıçların yürekliliklerine bakarak “Türkiye’de yargıçlar var” demeyin sakın!

Çünkü şu anda AKP Türkiyesi’nde yargıçlar yoktur. Ve tüm sorunun özü de budur.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Yasak ve önlem 20 Nisan 2021