Arif Kızılyalın

Oynatmaya az kaldı

05 Mayıs 2020 Salı

Salgın tehlikesi devam ederken futbol heyecanı yeniden başlayacak mı? Bu soru sadece Türkiye'nin değil, tüm Avrupa, hatta Amerika kıtasının da gündemi. Koronavirüs sonrası, 200'ü aşkın ülke maçları durdurdu. Sadece Belarus oynamaya devam ediyor, G.Kore de bu hafta sonunda santra vuruşunu yapmaya niyetli. Onun dışında büyük bir belirsizlik ve ikiye bölünmüşlük var. Hollanda ile Fransa'nın başı çektiği grup, "Önce sağlık" diyerek ligleri tescil ettiler. Fransız hükümeti, kulüplerin naklen yayın zararlarını telafi etmeyi göze aldı, İtalyanlar Fransızların izinde, Almanlar oynama taraftarı, İngiltere nabız yokluyor, İspanya ise duruma göre yelken açacağa benziyor. Oynamak isteyenlerin gerekçesi, endüstriyel futbolu ayakta tutmak. İptal diyenler, hastalığın insan vücudu üzerinde açacağı zararı öncelemiş durumda. FIFA ve UEFA da kararsız, majör liglerin alacağı karara göre tavır belirleyecek. Peki Türkiye? Biz, işin endüstriyel tarafındayız; gerçi İngiltere, Almanya gibi üretimimiz falan yok, ama bacasız sanayinin tüketim tarafında zarar rekorları kırdığımız için, "Oynayalım ki para gelsin" diyoruz. Oynama tarafındaki "Biz" meselesi biraz karışık.

Türk edebiyatının önemli ismi Abdülhak Şinasi Hisar'ın, Fahim Bey ve Biz romanındaki, "Biz"i oluşturan karakterlere benziyor futbolumuzun karar alıcılıları; karşısındakini düşünmeyen, değişken, kendi bildiğini doğru sananlar topluluğu! Şu "Oynayalım" diyenlere yakından bakın, arasında futbolcu ve teknik direktör var mı diye. Belki 1, bilemedin 2, gerisi ya inşaatçı, ya yatırımcı, ya holding sahibi. Tamamına yakını da son 10 yıldaki 11.5 milyar TL'lik futbol borcuna imza atanlar. Oysa saha içindeki daha bilimsel düşünüyor. Örneğin 

Sivasspor'un teknik direktörü Rıza Çalımbay'ın, "Lig oynanmalı ama şu an en küçük risk varsa kesinlikle oynanmaması gerekiyor. Oyuncuların hepsi korkuyor. Vakalar varsa risk de vardır. Herkese evinizde oturun, sosyal mesafeyi koruyun, maske takın dediğimizde oyuncular tabii ki korkarlar" sözleri bence, oynayalım-oynamayalım meselesinde önemli bir parametre olmalı. Yine, öğretmen geçmişi olan Milli Takımlar Teknik Direktörü Şenol Güneş'in, "Bu şartlarda zor" sözü de akademik değer içeriyor. Çalımbay ve Güneş gibi İngiltere’nin eski kaptanı Lampard'ın, "Sağlıkçılar doğru dürüst test yaptıramazken, futbol oynayacağız diye kendimize 3 günde bir test yaptırmamız ne denli vicdani" demeci de irdelenmeli. Test kiti yetişmediği için bir gün 42 bin, ertesi gün 29 bin yurttaşı kontrol edebilen sağlık sistemimizin futbola ayıracak binlerce test kiti var mıdır acep! Sonuçta statlar arena, futbolcular da gladyatör değiller, "Oynayacaksınız" diye diretmemeliyiz. Birkaç dolar uğruna kimsenin sağlığını riske atmaya hiç kimsenin hakkı yok!


Yazarın Son Yazıları

Futbolda para bitti! 14 Ekim 2020
TFF’nin üst aklı kim? 18 Ağustos 2020
Futbolu TFF mi yönetiyor? 1 Ağustos 2020