15 Temmuz’un hiç anlatılmayacak öyküsü
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

15 Temmuz’un hiç anlatılmayacak öyküsü

13.07.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Pek az insan kendi geçmişini anlatırken adil olur.

“Menfi birisi. Eşi de menfi düşüncelere sahip. Kız meslekte rehber öğretmen. Cumhuriyet gazetesi alır. Kendini beğenmiş. Komutanlara çok yakın. Kurmaylık için çalışıyor.”

“Çok sinsi yapıda ve tehlikeli. Alkol kullanır. Çocuğunu güzel sanatlar sınavına soktu. Bağlama saz gibi enstrümanları çocuğu çalsın istiyor. Büyük ihtimal Alevi.”

“Alevi-sol. Aşağıdaki kişilerde örgüt seviyesinde ilişki içindedir. Açık açık Cumhuriyet gazetesini okuyor ve okusunlar diye işyerinde ortaya atıp gidiyor.”

Önümdeki 15 bin 874 kişilik fişleme notları uzayıp gidiyor. İnsanların kimlik bilgilerinden mezheplerine, içkilerinden özel yaşamlarına kadar hemen her şey not alınmış. Askerinden polisine devlette çalışan ve hakkında bilgi toplanan herkesin zamanı geldiğinde kullanılmak üzere kaydı tutulmuş.

‘BENİ ÖLDÜRECEKLER’ 

FETÖ’nün Belleği’nden söz ediyorum. CHP’nin gazeteci kökenli milletvekili Tuncay Özkan’ın 15 Temmuz’un onuncu yılına yetişen son kitabından.

Aslında ben, bir gün ortaya çıkar mı çıkmaz mı bilmeden, Silivri Cezaevi’nde Tuncay Özkan’dan dinlemiştim:

“Barış Terkoğlu’nu kameraların bir kör noktasına çağırdım, dinlemeye önlem olarak yazarak ve fısıldayarak FETÖ’nün belleğinin hikâyesini anlattım. Sonra şunları söyledim: Sana vasiyetimdir. Beni öldürecekler ya da ölüyorum. Giderek hastalanıyorum. Başıma bir şey gelirse bellek A.Ş. dışında ayrıca ... kişilerde. Onlar içinde ne olduğunu bilmiyor. Benim adımla git. Onlara sana teslim etmeleri haberini yollayacağım. Onlardan al, incele ve yayımlanmasını sağla.”

Tuncay Özkan, hapse girmesinin nedeninin en çok o bellek olduğunu düşünüyordu. Hapiste teni günden güne renk değiştirirken kanını duruşma salonundan dışarı çıkarmış, vücudunda zehir olduğuna dair rapor almıştı. “Beni öldürecekler” diye kastettiği buydu. Çok şükür bana gerek kalmadı. Tuncay Özkan belleğin hikâyesini yıllar sonra yayımladı.

ASKERLERİN FİŞLENME ARŞİVİ 

Kitaptan aktarıyorum.

FETÖ’nün Ege Bölge imamı, bundan tam 20 yıl önce, Aralık 2006’da, cebindeki o belleği İzmir’de bir otobüste düşürmüştü. Görevli, temizlik yaparken bulup amirine teslim etti. Aynı zamanda bir futbol hakemi olan amir, belleğin sahibini bulmak için bilgisayarına taktığında şoke oldu. İlk açtığı dosyada Türkiye’de yaşayan Aleviler il il, ilçe ilçe fişlenmişti.

Bellek içindeki bilgilerin çoğu Ege Ordu Komutanlığı’ndaki askerlerle ilgiliydi. Aracı vasıtasıyla randevu alıp komutanlıkta görev yapan bir generale ulaştırdı. Ancak bir ses çıkmadı.

Sonra aklına o dönem medyada Fethullahçılarla kavga halinde olan Tuncay Özkan geldi. Konuştu, randevulaştı, buluştu: “Uzanıp elini sıktım. Avucundaki belleği avucuma bıraktı. Taşınır bellek elimdeydi.”

Belleğin bir örneği artık Özkan’daydı: “Fethullahçılar ya sahte adlarla bize bir komplo kuruyorsa? Bunu fişleme dosyalarındaki adların gerçek olup olmadığını bilmeden anlayamazdık. (…) Ankara’nın yolunu tuttuk. Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ’dan randevu almıştım. Kendisine çok güveniyordum. (…) İstihbarat sorumlusu general de katıldı görüşmeye. Benden aldıkları bellekler üzerinde yaptıkları bir saatlik çalışmada belleğin içindeki bilgilerin ordu mensuplarıyla ilgili fişlemeler olduğunun doğru olduğunu, daha önce bu belleğin bir kopyasının Ege Ordu Komutanlığı eliyle Genelkurmay’a ulaştığını söylediler.”

Böylece bellek soruşturması resmen başladı: “Kara Kuvvetleri Komutanlığı ile paylaşınca onlar da Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök ile paylaşmıştı. Özkök de bu soruşturmayı Kara Kuvvetleri Komutanlığı’ndan alıp Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na vermişti.”

‘İMHA ETMİŞLER’ 

Özkan belleği 16 Şubat 2007’de vermişti. 20 Şubat’ta hava kuvvetleri komutanına ilk brifing verildi. Arşivi kaptıran FETÖ imamı ile ilişkili 173 TSK mensubu arşiv sayesinde ortaya çıkarılmıştı. Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nda bellekten çıkan yapının üstüne gitmek üzere 8 Mart 2007’de Güneş Çalışma Grubu kuruldu.

Ancak...

Devir FETÖ’nün devlet içinde harekete geçtiği dönemdi. Üstelik bellek olayından örgüt kısa sürede haberdar olmuştu. Ordu imamı Adil Öksüz, “40 yıllık emeğimiz heba oldu” demişti. Bu arada... Ergenekon kumpası operasyonları başladı. 23 Eylül 2008’de Tuncay Özkan tutuklandı. Evinde yapılan aramada ısrarla belleğin kopyası arandı. Yetmedi, belleğin bir örneğinin olduğu A.Ş’nin de evine gittiler. A.Ş. polisin geldiğini görünce dijital arşivi parçalamış, vermemişti. Neyse ki başka bir yerde daha yedeği vardı.

Ne yazık ki TSK’deki süreç iki yıl sürdü. 9 Şubat 2009’da dosya kapatıldı: “F. Gülen grubu mensubu olduğu iddia edilen personel ile ilgili gerekli takip işlemleri yapılmış olup olumsuz herhangi duruma rastlanmamıştır.”

Özkan beş buçuk yıl hapis yattı. 10 Mart 2014’te tahliye olduğunda AKP ve Fethullahçılar birbirine girmişti. Gereği yapılmayan belleğin sonucunda cesaretlenen Fethullahçılar, 15 Temmuz’da darbeye kalkıştı. Darbeden sonra bellek soruşturması başladı. Ancak... Bellek ortada yoktu: “Savcı bana elindeki belgelerden sundu. (...) Neden belleği istediğini, dosyalarda olması gerektiğini söyleyince ‘Yok. Yok etmişler. İmha edilmiş’ dedi.”

ADİL ÖKSÜZ BELLEKTEYDİ

15 Temmuz sonrası itirafçılar belleğin nasıl TSK dışına çıkarıldığını, nasıl ortadan kaldırıldığını anlatmıştı. İşin ilginci, Güneş Çalışma Grubu’nda dosyayı kapatan imzayı atan yarbay bile TSK içinde FETÖ’cüler ile ilişkisini 20 Haziran 2017’de verdiği ifadede itiraf etti. Hatta Adil Öksüz ile gittiği evde tanıştığını bile söylemişti. Kısacası kediye ciğer emanet edilmişti.

İşin ilginci...

Belleğin üstüne gidilse Adil Öksüz darbeden 10 yıl önce açığa çıkarılacaktı. Zira bir dosyanın içindeki FETÖ planlamalarında o da var: “Beldelerdeki ağabeylerin İstanbul’a getirilmesi. Adil ağabeylerin beldelere belli periyotlarla gitmesi.”

Belleğin içinde izdivaç notları bile varken... Devlet elindeki bilgi ve belgeleri kullanıp darbeyi durdur(a)madı. Sonunda 251 yurttaşımızın şehit olduğu, ülkeye büyük zarar veren kanlı gece yaşandı. İşte iki gün sonra büyük konuşmalar yapılacak. O gecenin hikâyeleri anlatılacak. 16 Temmuz’da ise her şeyin unutulduğu yeni bir gün başlayacak. Belleğin öyküsünden ise kimse bahsetmeyecek. Zira bellek meselesi; yapılmayan mücadele, gerçekleştirilmeyen sorumluluk, mazideki kirli işbirliği demek.

Geçmişin gölgesini kaldırdığımız gün, tarih insanlar için daha adil olacak.

Yazarın Son Yazıları

Az kalsın ‘Şimdi anladım’ diye bağıracaktım!

Korkunun da bulunduğu odayı dolduran isli, küflü bir kokusu var.

Devamını Oku
08.10.2026
Kandırmayın artık şu cumhurbaşkanını!

Hep aynı çukura düşüyorsan belki de sen o çukurda yaşamak istiyorsun.

Devamını Oku
05.10.2026
Sayan’ın İBB bursu...

“Bunlardan biri Nuşirevan’ın büyük oğlu, diğeri de veziridir.

Devamını Oku
01.10.2026
Fon krizi değil devlet krizi

Dünyanın büyük sorunları kendisini başka biçimlerde tekrar tekrar gösterir.

Devamını Oku
28.09.2026
Hepiniz biliyorsunuz zarların hileli olduğunu!

Her eve geldiğinde hırsızla karşılaşıyorsan belki hırsız evin içindendir.

Devamını Oku
24.09.2026
Ailemiz sahiden güvende mi?

Güç zayıfı ezdiğinde ahlak kâğıttan karton olur.

Devamını Oku
21.09.2026
Üsküdar’dan sonra sıra İBB’de mi?

Matematik, karmaşık dünyanın soyutlamasıdır.

Devamını Oku
17.09.2026
Üsküdar’dan Türkiye’ye yaklaşan gemi

İrade ortadan kalkarsa seçim yapılabilir olmaktan çıkar.

Devamını Oku
14.09.2026
Kozinoğlu’nun son şiiri

Daha önce hiç şiir yazdı mı, bilmiyorum.

Devamını Oku
10.09.2026
Bu bir ‘Hepiniz oradaydınız’ hikâyesi

Şaşırtan suskunlukların nedeni herkesin bir kaşık aldığı günahlardır.

Devamını Oku
07.09.2026
Bu mahkeme Erbakan’ı da yargılar!

Tarih insanın çözmediği sorunu er ya da geç önüne koyar.

Devamını Oku
03.09.2026
Ne diyem, Mahmut mu diyem?

Filler barışınca dünya çimenlerin olacak sanırsınız, olmaz.

Devamını Oku
17.08.2026
Dağdan inenler askere alınacak mı?

Atı alıyor, arabanın arkasına bağlıyorsun.

Devamını Oku
13.08.2026
Hayır için on neden

Herkes kendi eylemlerinin sorumlusu, başkasınınkinin mahkûmudur.

Devamını Oku
10.08.2026
Ece Güner neden içeride?

Aynı tartı herkesi farklı tartıyor.

Devamını Oku
06.08.2026
‘Artık konuşmak istiyorum’ diyen kadın

Bir suçtan bahsedenler bin ayıp işliyor.

Devamını Oku
03.08.2026
Ya bakanlar da ifadeye çağrılırsa!

En çok bağıran çoğu zaman ayıplarının üstünü örtmeye çalışandır.

Devamını Oku
30.07.2026
İşte çocuklara yapılan sorgunun belgeleri

Tarih bugün yaşananın gelecekte hatırlandığı yerde başlar.

Devamını Oku
27.07.2026
‘Kocam sağ olsun’ yargısı

Hayatın gerçeklerini gözümüzün önüne getiren onun çelişkileridir.

Devamını Oku
23.07.2026
Nasuh’u bırak Hulusi’ye bak!

Yargı sadece gözaltı, tutuklama yapmıyor. Yargı artık tarihi de yazıyor.

Devamını Oku
20.07.2026
Mesele tam olarak öyle değil

Tarihin yazdığı insanların anlattığından çoğu zaman farklıdır.

Devamını Oku
16.07.2026
15 Temmuz’un hiç anlatılmayacak öyküsü

Pek az insan kendi geçmişini anlatırken adil olur.

Devamını Oku
13.07.2026
9 Temmuz’dan sonrasının ipucu

Bilinmesi gerekeni gördüğümüzde ararız.

Devamını Oku
09.07.2026
Bahçeli haklı ama...

Taş yere düştü deriz de yerçekiminden pek bahsetmeyiz.

Devamını Oku
06.07.2026
‘Teyzeler koğuşu’ndan iyi haber!

Cumhuriyet, devrimlerini ve değerlerini eğitim ile aktardığı için öğretmenleri yükseltme hamlesiyle doğdu.

Devamını Oku
02.07.2026
Elveda Televole!

Garip, anlamakta güçlük çektiğimiz için gariptir.

Devamını Oku
29.06.2026
Maocu teyzeler örgütü!

Başkasına kulluk eden, kendi kullarına zulmeder.

Devamını Oku
25.06.2026
İkinci adamlar mezarlığı

Sebepsiz başlayan her tartışmanın görünmez ama gerçek bir nedeni vardır.

Devamını Oku
22.06.2026
33 anayasa bükücü aranıyor!

Anayasa bir insan değil. Ama omzunda insanlık tarihinin yükünü taşıyor.

Devamını Oku
18.06.2026
'İçimizdeki kavgaya beni kurban ettiler'

Geçen hafta sıradışı bir olay yaşandı ve biz hiç konuşmadık.

Devamını Oku
15.06.2026
‘9 Haziran saflaşması’yla yıkılan köprü

Tarihteki çatışmaların da uzlaşmaların da ardında birikmiş nedenler vardır.

Devamını Oku
11.06.2026
Hedef: Özgür Özel

Elmanın kokusu var.

Devamını Oku
08.06.2026
Seçilmiş fail İsmail Arı!

Önce fail seçiliyor.

Devamını Oku
04.06.2026
Üniformasını çıkaran hilal bıyıklı müdür

Kimin neyi nasıl tartışacağını haklı olan değil, güçlü olan belirler.

Devamını Oku
01.06.2026
Hak verilmez alınır

Dünyada hiçbir hak, armağan olsun diye verilmemiştir.

Devamını Oku
28.05.2026
Butlan darbesinin üç günlük sonuçları

Savaş, sıkıyönetim, darbe...

Devamını Oku
25.05.2026
Bir tuhaf 15 milyon dolar hikâyesi... AKP’li politikacıların yakınları devreye girmiş!

Cevapsız kalan her soru kendine bir başka soru bulur.

Devamını Oku
21.05.2026
Dışişleri’nde kayıp 15 milyon dolar

Düzen bir kez bozuldu mu bütün düğmeler yanlış iliklenir.

Devamını Oku
18.05.2026
Maya’nın masal dinleyemediği babası

Hepimiz aynı şehirde yaşarız.

Devamını Oku
14.05.2026
İsrail’e karşıyız dedikse o kadar da demedik!

İnsanın diline bakarken çoğu zaman elini kaçırırız.

Devamını Oku
11.05.2026