Yüz kızartıcı bir yazıya kaçınılmaz yanıt

Yüz kızartıcı bir yazıya kaçınılmaz yanıt

03.11.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

“Akademi bir başka bizans’dı, bilinmez; herkes ötekine karşı, ‘kin’e özgü bir duygu beslerdi belki kaynağı kıskançlık da olsa kanımca sanat ortamının bilinmez bir hastalığıdır bu.” 

Böyle buyurmuş, Utku Varlık Bey, sevgili Komet’in ardından kaleme aldığı yazıda… 

Beni insanlığımdan bu kadar utandıran bir yazıya ömrümde pek az rastladım. Bu yazı, beyfendinin özel sitesinde, Komet’in ölümünden dört gün sonra yayınlanmış. Yani nasıl bir kin varmış ki içinde, ölüm haberini aldıktan sonra oturmuş ve derhal yazıyı döşenmiş. Herhalde sonra da keyifle sağa sola haber vermiştir.  

Utku Varlık… birkaç kere rastlaştık, hiçbir zaman yakınlaşmadık sizinle. Sizinle ilgili belleğim pek yok. Kaç yıldır Fransadasınız bilmiyorum, 50? Keşke Komet’in arkasından o utanılası cümleleri kaleme alırken Fransızca “Requiem” (ağıt) yazmayı bilseydiniz. “Raquiem pour un C,” başlığını uygun görmüşsünüz, sanat tarihimize arka kapısından kısa süreliliğine giren bu yüzsüz satırlara. Ne demek istediniz o “C” harfi ile? Bütün yazı kin ve nefret ile karışık, başı sonu belli olmayan bir dedikodu stili ile yazılmış olduğuna göre, buradaki C, olsa olsa “Con” anlamına gelir; “ahmak-aşağılık” gibi tercüme edilebilecek bir kelime. Diğer bir seçenek “cadavre” yani “ceset” olabilir. Ama sizin, sürrealistlerin 1924’de Anatole France‘ın ölümünden sonra kaleme aldıkları yazıya  göz kırparak bir kelime oyununa girebileceğinizi pek sanmıyorum. Siz, Fransa’daki bu çıkışın içerdiği kapsama alanı, gerçek cesaret ve özenden de çok uzaklardasınız… 

Bizim kültürümüzde, bir vefatın ardından böyle bir saldırı düzenleme alışkanlığı yok, zaten hiçbir zaman da olmasın! Size artık cevap veremeyecek bir insana yapılan suçlamaların hiçbir etik yanı yok. Belki bu yaptığınızla da övünüyorsunuzdur, onu bile beklerim.

Okumaya devam ediyoruz:

 “60 yılları Akademi’deydik, sen ve bir kaç kişi serseri Şeneri’in peşinde dolaşıyordun ve bu nedenle sana bir takma isim yapıştırmıştık: Bill Haley ve Kometleri – 50’li yılların ilk rock şarkıcısı - sonuçta bu isim sana yapıştı , ressam ismin oldu bu Gürkan Coşkun, niçin bu gerçek ismini kullanmadın, çünkü o sahte bohemine yakışmayacağı için” 

Ne kadar acıklı bir durum… Farz edelim dediğiniz doğru ve gerçekten KOMET lakabı böyle gelmiş. Bu bunca sene nasıl içinizde kalmış ki, çok önemli bir “ifşa” gibi yazmışsınız. Belki de “Komet” isminin bu kadar tarihe mal olmasına bozuldunuz, değil mi? Bu nasıl bir hırs ve kindir böyle! Pes! Bu kadar kötülüğü yıllarca içinizde tutmak sizi hasta etmedi mi? Şimdi de, Komet artık size cevap veremeyeceği için bu kini kustunuz, ne kadar pratik değil mi!? Ama yanıldınız! Sizde eksik olan cesaretin “C”si mi yoksa yazının başlığına koyduğunuz? Yazdığınız cümlelere bakıyorum da, “haddini aşmanın bu seviyesine kaç zamandır denk gelmedin?” diye soruyorum kendi kendime…

Sonra da kelimelerle bir yaşamı karalama operasyonu sürüp gidiyor:

 “Düşünemiyorum senin 15 dakika oturup Kitap okuyabileceğini”, “Oradan buradan duyduklarini satmakta harikaydın”, “ 9 sayfalık bu kitabın ön sözünde Akbal, ‘Varoluşculuk Nedir’; kısaca anlatıyordu, adımız gibi biliyorduk o 9 sayfayı okumadığını”, “Bir gün telefon ettim, bir ay sonra bir fuar var, geliyorum seni orada döveceğim...Telefonumdan On dakika sonra her yerden telefonlar: utku yapma, isteyerek yapmamış, yemin etti, sen anlayışlı adamsın, sanatçılar arasında böyle şeyler olur! İçlerinde çok iyi dostlarım da vardı, sesimi çıkartmadım”

Sonra ne oluyor biliyor musunuz? Kanıtsız ayaküstü sataşmaların seviyesi düştükçe düşüyor… Beyefendi, burslardan giriyor Komet’in babasından çıkıyor, ressamların Komet’in açılışlarına gitmediği gibi bir yalandan devam edip ölümünün ardından “son yolculuğunda yoluna ışık serpenlerin onu gerektiği kadar tanımayanlar olduğu” safsatasına kadar her türlü küçüklüğe tevessül edip ardından Galata’da sözde karşılaşmalarının zavallı bir tasvirinden eşi Zeynep’in korkunç intiharına kadar burada alıntılamaktan bile imtina edeceğim şekilde sürdürüyor hırıltılı kusmalarını…

En acı noktası: Türk sanatçılar olarak zaten devletin bizleri yok saydığı,  koleksiyonerlerin her zaman etik tavır göstermedikleri, uluslararası ortamda en haksız rekabetlerle karşı karşıya kaldığımız bu dönemlerde bir de birbirimize akılalmaz ihanetleri yaparsak, vay ki vay halimize!  

Düşünüyorum da hangisi daha iyi, bu alçak seviyelerde kendini yerle bir ettikten sonra nefes almaya devam etmek mi, yoksa Komet gibi şerefinle, güzelliklerinle, efsanenle sonsuzluğa geçiş yapmış olmak mı… 

Rahat uyu Kometçim…

Yazarın Son Yazıları

Bari BM ve NATO’yu kapatın!

Venezüella haberleri üzerimize yağıyor; dünya gündemini unutulmaz bir şekilde değiştiren günler yaşıyoruz.

Devamını Oku
08.01.2026
İmamoğlu’ndan Özel’e, Brigitte’ten Edip’e 2026!

Yeni yıla günaydın sevgili okurlarım!

Devamını Oku
01.01.2026
Kılıçdaroğlu ve sosyal medya kampanyaları!

Geçen hafta detaylıca yazdığım, Twitter’ın (X demek bana çok anlamsız ve içeriksiz geliyor) siber zorbalarının dev bir ablukası ile karşı karşıyayız.

Devamını Oku
25.12.2025
Twitter’ın utanmaz zorbaları ve Manifest!

Merak ediyorum, özellikle Twitter’da cirit atan bu siber zorbaları kimler yetiştirdi?

Devamını Oku
18.12.2025
Hangi hatalar zinciri bu uçurumu hazırladı?

İnsanlarımız şaşkın.

Devamını Oku
11.12.2025
CHP kurultayı: Kazananlar ve kaybedenler

1970’lerde, İstanbul’da Tenis Eskrim Dağcılık Kulübü’nde eski şampiyonlarımızdan Fehmi Kızıl vardı.

Devamını Oku
04.12.2025
CHP kurultayı demokrasiyi aydınlatacak!

CHP kurultayı, bu hafta sonu her zamanki gibi büyük bir medya ilgisi altında yaşanacak.

Devamını Oku
27.11.2025
Mustafa Kemal’i hazmedemeyen solcular!

İddianame açıklaması yüzünden geçen hafta yazamadığım konuya hemen giriyorum.

Devamını Oku
20.11.2025
İddianame ve kritik yönlendirme

Pek de sürpriz olmadı.

Devamını Oku
13.11.2025
Sahte dünyalar kuşatması

Paranın sahtesi vardır, kalpazanlar basar.

Devamını Oku
06.11.2025
Cumhuriyet, iki kahraman ve yarınlar

Dün Cumhuriyet Bayramımızı kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
CHP davasına dikkat!

Siyaset, insanların daha iyi yaşaması için yapılır, dünyanın neresinde olursa olsun.

Devamını Oku
23.10.2025
Yok olan Nobeller ve edepler

Trump bozulmuş, “Nasıl olur da Nobel Barış Ödülü bana verilmez?!” “Ben yedi savaş durdurdum, gidip hiçbir şeyi yapamamış birine verecekler o ödülü” deyip duruyordu.

Devamını Oku
16.10.2025
Özel-Bahçeli düellosu, cevapsız sorular

Sinan Ateş cinayetinin dumanı tütmeye devam ederken bu cinayetin bir numaralı sanığı 90’lı yılları anımsatan bir şekilde güpegündüz öldürüldü.

Devamını Oku
09.10.2025
‘Bombalı Nobel’ ve barış!

Bugünlerde, Trump ve Netanyahu’nun anlaşarak Ortadoğu’ya ve Filistin’e dayattıkları yeni düzenin ve “sözde” barışın hangi hızda yaşama geçip geçemeyeceğini öğreneceğiz, tabii yeni sürprizlerle karşılaşmazsak...

Devamını Oku
02.10.2025
Fenerbahçe, Türkiye ve demokrasi dersi!

Fenerbahçe Spor Kulübü’nde nöbet değişimi oldu.

Devamını Oku
25.09.2025
Misyonlarını tamamlayamayan kayyumlar!

Daha iki yıl önce kazanması için elimizden geleni yaptığımız, uğruna 24 saat koşturduğumuz Kılıçdaroğlu’nun, o gece kendisine umut bağlayan milyonların neredeyse tamamını karşısına alacak pasif duruşu ve agresif sessizliğiyle, Vito’larına binip kaybolmasına şahit olmak bize nasipmiş...

Devamını Oku
18.09.2025
Demokrasimizin açık yarası ve vazgeçilmez ikazlar

Türkiye, darbe günlerinde gördüğü sahneleri yaşadı.

Devamını Oku
11.09.2025
Kayyuma karşı halk, partisiyle direniyor!

Bunu da gördük.

Devamını Oku
04.09.2025
Anne Frank bana Gazze hakkında mektup yollamış…

Dün aldığım bu mektubu sizlerle paylaşmak istedim.

Devamını Oku
28.08.2025
Cerahatin içinde yüzüyoruz...

Haftada bir köşe yazısı kaleme alarak gündemi yakalamak için, şapkadan üç değil, beş tavşan çıkarmanız lazım!

Devamını Oku
21.08.2025
Diyanet İşleri Başkanı’na açık mektup

Diyanet İşleri Başkanı Sayın Ali Erbaş...

Devamını Oku
14.08.2025
Komisyon başladı: Ufukta neler olabilir?

Cumhuriyet Halk Partisi, tabanından ve partinin ileri gelenlerinden yapılan bütün uyarılara rağmen komisyona katıldı.

Devamını Oku
07.08.2025
CHP komisyona katılmamalıdır, tersine...

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve MYK’sının bu ikazları dikkatle değerlendirmeye alacaklarına inanıyorum.

Devamını Oku
31.07.2025
Bir "Altan Bey" geçti bu topraklardan

Yıl 1955, genç gazeteci Altan Öymen ve iki polis Ankara kışının ortasında…

Devamını Oku
24.07.2025
15 Temmuz’dan terörsüz Türkiye’ye...

Gündem aşırı yoğun. Ekrem İmamoğlu’na açılan en akıl almaz davalardan biri dün karara bağlandı.

Devamını Oku
17.07.2025
Satranç oynarken şahınızı veremezsiniz!

Gündem belli: AKP’nin “muhalefetsiz demokrasi modeli” için yaptığı çalışmalar...

Devamını Oku
10.07.2025
Sivas'tan bugüne... Karanlıklar ve tehditler devam ederken

Dün, 2 Temmuz’du… 32 yıl önce yobazların 35 aydınımızı yakarak katletmesinin yıldönümü...

Devamını Oku
03.07.2025
‘Mutlak butlan’a karşı CHP kararlılığı!

Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu sayesinde CHP’nin birinci parti konumuna yükseldiğini gören AKP, ne yapıp edip bu iki lideri durdurmak için her şeyi yaptı ve yapmaya da devam ediyor.

Devamını Oku
26.06.2025
Cahil ve faşist liderlerin savaşı

Aslında bu köşe yazısını kaleme almanın hiçbir anlamının olmayacağı 36 saatlik süreç yaşıyoruz...

Devamını Oku
19.06.2025
Özgür Özel’in samimi gözyaşları

Her ölüm dayanılmaz bir acıdır. Şayet o ölüm, kalp krizi, trafik kazası, elektrik çarpması, cinayet veya intiharla gelmiş ise insan nefes alamaz hale gelir.

Devamını Oku
12.06.2025
Hiçbir şey, göründüğü gibi değildir

Yaşam akıp giderken, siyasi olaylara karşı yorumlar -tahminlerim bazen çok emin görünseler de- altüst olabiliyor.

Devamını Oku
05.06.2025
Çağdaş Türkiye mutlulukları ve üzüntüleri

Hayat, iyi ve kötü olaylar arasında oluşan düğümler şeklinde akan öznel bir film gibi. Seviniyoruz, üzülüyoruz, kahroluyoruz, âşık oluyoruz, şaşırıyoruz, kâh siyasetçilere kâh en yakınlarımıza kâh tuttuğumuz takıma kızıyoruz.

Devamını Oku
29.05.2025
Hayatınızda kaç tıkanıklık var?

Bazen içiniz tıkanır ya, nefes alamaz gibi olursunuz. Uyumak istersiniz ama uyuyamazsınız. İçiniz isyanlardadır, konuşacak kimseniz yoktur. Bütün bunları yaşarken bir de kapana kısılmış fare gibi trafikte kalmışsınızdır mesela!

Devamını Oku
22.05.2025
Yoksa bu bir savaş bildirisi mi?

Hayatı terör yüzünden kararmış aileler için acaba 12 Mayıs 2025 itibarıyla acılar son bulacak mı, yoksa bu tarih iç ve dış siyasetimizi daha da büyük kargaşaya taşıyacak kritik bir eşik mi olacak?

Devamını Oku
15.05.2025
Sokaktaki kediden lidere kadar her yer şiddet!

Sokaktaki kediden lidere kadar her yer şiddet!

Devamını Oku
08.05.2025
Dünyanın sahte demokrasi parodileri (Trump ve ötesi)

Dünyanın sahte demokrasi parodileri (Trump ve ötesi)

Devamını Oku
01.05.2025
Subianto-Nutuk-Abdullah amcamız!

Subianto-Nutuk-Abdullah amcamız!

Devamını Oku
24.04.2025
Erdoğan’ın, yenilmez bir İmamoğlu’na katkıları

Erdoğan’ın, yenilmez bir İmamoğlu’na katkıları

Devamını Oku
17.04.2025
‘Parti devleti’ ve öncü muhalefet

‘Parti devleti’ ve öncü muhalefet

Devamını Oku
10.04.2025