Cüneyt Arcayürek

Demokrasi Nereye?

12 Mart 2015 Perşembe

Dünyada bizdekine benzer demokratik rejime çarpık bakan başka bir devlet yönetimi ve düzeni kuşkusuz yoktur.
Halk oylarıyla seçildiğini ikide bir yineleyen bir Cumhurbaşkanı var.
Nasıl bir cumhurbaşkanı mı?
Örnek yanıt: Faizleri indirme dayatmasına direndiği için vatan haini diye suçladığı Merkez Bankası Başkanı Başçı’yı; inanılmaz bir yüzsüzlükle, sanki o ağır suçlamaları yapan o değilmiş gibi, dün Kaçak Saray’da kabul etti. Görüştü.
Sorun kendisine, yanıtlarken soruyu; tarihin yazmadığı yeni bir yüzsüzlük örneği sergileyebilir.

***

Hiçbir batı demokrasisinde bir cumhurbaşkanında asla görülmeyen bu davranışındaki nedeni; badem bıyığının altından gülerek sözde devlet adamlığının gereği diye açıklayabilir.
Önceki suçlamalarından sonra dolar yükseldikçe kendinden başka sorumlu aradı ve baktı ki yaptığı ekonomik açıklamalarla dolardaki yükseliş duramıyor, hem sorumluluk üstlenmeyen hem de çözüm üretecek kişi olamıyor.
Sırtında sorumluluk küfesi yok ya; Gaziantep’te halka konuşmasında kendine özgü acayip, demagojiye sınırsız açık mantığıyla savunuya geçti.
O güne dek söylediklerinden inanılmaz biçimde çark ederek; “Merkez Bankası çıksın çözsün bu sorunu. O çözecek, ben mi çözeceğim” deyiverdi..

***

Önceki gün Başbakan bu ülkenin ekonomiden sorumlu yetkili ve etkili kişilerini topladı. Toplantıya katılanların Merkez Bankası’nın arkasında durdukları açıkladı.
Bir anlamda bu sonuç; Bay RTE’nin ekonomik palavralarının,
Merkez Bankası’na saldırılarının geçersizliğini içermiyor mu ve...
...ülkenin ekonomiden sorumlu kurumlarının başındaki kişilerin vardığı bu ve bugüne kadar söylediklerine ters düşen sonuçtan sonra Merkez Bankası başkanını kabulünde yine örneğin faizi indirmesini öneren görüşleri yineledi mi, yinelemedi mi diye merak etmez misiniz?

***

Zira; ülkeyi önü alınmaz büyümeye ve refaha ancak başkanlık sistemi ile kendisinin götüreceğini sürekli yineleyen Bay RTE, bu görüşünü kanıtlamak için MİT müsteşarı konusundaki hükümete direnişinden sonra, ikinci kez devlet yönetiminde iki başlılığa son vermeyi öne sürerek başkanlığa geçişi zorunlu kılabilmeyi sağlamak için hükümetin dolar politikasına direnişini bugün yarın yineleyebilir.

***

Başkanlığa öylesine bağlandı ki; ülkenin önde gelen akademisyenleri “demokrasinin uluslararası standartları bir yana bırakılarak ‘kişiye özgü bir rejim kurmanın’ Türkiye’yi dünya sistemlerinden koparacağını” açıkladılar.
Dikkate bile almadı. Gözü, Meksika’da görüp hayran kaldığı, başkanın yürütme ve yasama organlarını emrine alan sistemde.
Kişiye özgü başkanlık sistemini överken bunun neresi diktatörlük diye sorabiliyor.

***

Türkiye Hakan Fidan sorununa yanıt ararken Başbakan AD; bir imzamla ayrıldı, bir imzamla geri döndü diyerek siyaseti de devlet geleneklerini de altüst eden olayı böyle basit bir yanıtla geçiştirebiliyor.
Fakat sarayla görüşlerimizde ayrılık gayrılık yok diyebilen bir Başbakan ile diktatörlükten başka gözü hiçbir şey görmeyen bir Cumhurbaşkanı’yla demokratik rejim nereye yol alıyor?
Yanıtı 7 Haziran seçim sonuçlarında!  


Yazarın Son Yazıları

Viraj ustası 10 Mayıs 2015
Ya sen nesin? 9 Mayıs 2015
Anlamaz 8 Mayıs 2015
Haydi başka kapıya 7 Mayıs 2015
Vehim 6 Mayıs 2015
Al Birini Vur Ötekine 3 Mayıs 2015
İsteyenin Bir Yüzü 2 Mayıs 2015
Korkunun Ecele… 1 Mayıs 2015
Cemaatin Ortağına Dair 30 Nisan 2015
Başımızdaki İkili 29 Nisan 2015
Büyük Yalancı 28 Nisan 2015
Yalnızlık 26 Nisan 2015
Yeni Ermeni Yalanı 25 Nisan 2015
Mustafa Kemal 24 Nisan 2015