Elçin Poyrazlar

Minnoş erkekler, feministler ve linç

14 Mayıs 2020 Perşembe

Biz de üzülüyoruz elbette…Kalbimiz kırılıyor. 

Böylesine korumacı böylesine içten böylesine hassas erkeklerin kendi cinslerini hararetle, kuvvetle kollamasına imreniyoruz. 

Gazi Üniversitesi Fen Fakültesi dekanı Prof. Orhan Acar’ın öğrencileriyle yaptığı bir video konferansta ‘Kızların resimlerini de görüyoruz böylece çaktırma’ lafını masum bir latife, ince bir nükte, zarif bir güdü olarak yansıtılmasını parmak ısırarak izliyoruz. 

Sosyal medyada erkeklerin güdülerini savunanları, bunları olağan bulanları, ağzımızı açtığımızda ‘İmdat linç var’ diye bağıranları tüm kalbimizle anlıyoruz. 

Anlıyoruz ki bu topraklarda erkeklik hassasiyeti en üst düzeydedir ve eleştirilemeyecek kadar kutsaldır. 

Anlıyoruz ki bir tacize taciz demek için sol ya da sağ cenahtan erkek akıllılardan önce takdir, sonra izin ve en son da kutsama gerekiyor. 

Anlıyoruz ki erkekler en temel güdüleri söz konusu olunca bizden çok daha örgütlü ve birbirine kenetli. 

Anlıyoruz ki taciz ve tecavüzün ne olduğunu, bu durumlarda nasıl hissetmemiz gerektiğini bize öğretecek, hatta şemalarla anlatacak olanlar yine erkekler. 

Anlıyoruz ki ‘Aman bu feministler de çok ses çıkarıyor, bu kadar da katı bakmayın’ diyenlere öfkelenmek doğrudan faşizmle tanımlanıyor. 

Anlıyoruz ki kadına karşı ayrımcılık, engelleme, şiddet, taciz, tecavüzle mücadele eden kadınların önünde sadece erkekler değil bazı kadınlar da var. 

Anlıyoruz ki toplumun üst konumlarındaki bu kadınlar tacizin her düzeydeki erkekler için ‘normal ve yaygın olduğunu’, bununla başa çıkamadıklarını ve düzeltilemeyeceğini düşünüp havlu atıyor. 

Anlıyoruz ki kadınların bu kabullenişi, kabul etmeye direnen, savaşan ve vazgeçmeyen kadınların en önemli kösteği oluyor. 

Anlıyoruz ki dekanın ettiği lafın bulunduğu konum ve yetkiden bağımsız pek çok erkek muhabbetinin ana konusu olmasına isyan etmemiz, tacize taciz dememiz ’boş iş’ olarak görülüyor. 

Anlıyoruz ki biz kızınca kalpleri kırılan, bizi olayı ‘büyütmekle’ suçlayan, ince duygulu minnoş erkekler, kadınların öfkesinin aynasında kendi yansımalarını görmemek için tacizci erkeklerin güdülerine sarılmaya koşuyor. 

Ve anlıyoruz ki biz kadınlar hem erkekler hem de kadınlara inanmayan kadınlar tarafından terk edilerek, yapayalnız bırakılmışız. 

Her şeyi görüyor ve şiddetle anlıyoruz. 



Yazarın Son Yazıları

Korona kararlarım 15 Nisan 2020