Erinç Yeldan

Küresel Fırtına Şiddetleniyor

20 Haziran 2012 Çarşamba
\n

\n

İyimser olmak mümkün değil.

\n

İspanyada bankacılık kesimine sağlanan fon desteğinin yarattığı ılımlı hava çoktan dağılıp gitmiş durumda. Bu hafta sonu Yunanistan seçimlerinde ise ne sol koalisyon cephesi Syrizanın, ne de muhafazakâr Yeni Demokrasi Partisinin belirgin bir seçim başarısı elde edememiş olması sonucu, Avro bölgesinin siyasi geleceğine ilişkin karamsar senaryolar giderek yoğunlaşıyor.

\n

Bu yazımızda uluslararası iki önemli iktisatçının yorumlarını sizlerle paylaşmak arzusundayım. Bunlardan ilki New York Üniversitesi iktisat profesörü Nouriel Roubini, diğeri ise Harvard Üniversitesi profesörü Dani Rodrik. (Her iki iktisatçının da, tesadüf, İstanbul doğumlu olduğunu belirtelim.)

\n

Roubini, Social Europe Journal ağında yayımlanan 19 Haziran tarihli yazısında 2013ün tüm dünya ekonomisi için küresel bir fırtına yılı olacağını vurguluyor. Avro bölgesinde, Avronun diğer para birimleri karşısındaki aşırı değerli konumu sürdükçe ve mali sıkılığa öncelik veren daraltıcı politikalar sürdürüldüğü sürece Avrupanın iktisadi krizinin derinleşmeye devam edeceğini öne sürüyor.

\n

Daha batıda ise Amerikan ekonomisi, 2012nin ilk çeyreğini sadece yüzde 1.9luk bir büyüme oranıyla geçmiş olması ve nisan ve mayıs ayları istihdam artışlarının da son derece cılız kalması nedeniyle 2013e durgunluk konjonktüründe sürükleniyor. Amerikan başkanlık seçiminin yarattığı siyasi rekabetin polemik alanı, kamu harcamalarını kim daha fazla sıkacakyarışına dönüşmüş durumda ve dolayısıyla küresel ekonomiye canlılık verebilecek bir harcama ivmesi ABDden de gelebilecek gibi durmuyor.

\n

Dünya ekonomisinin büyüme kaynağı Çinde ise tasarrufların azaltılarak daha fazla tüketim harcamasına yönelinmediği sürece, doğu kaynaklı bir büyüme ivmesinin söz konusu olamayacağı biliniyor.

\n

Roubiniye göre 2013te dünya ekonomisini canlandırmak 2008/2009da olduğu gibi göreceli olarak kolay olmayacak. Zira, artık neredeyse sıfırdüzeyine gerilemiş olan faiz oranlarını daha da düşürerek yeni bir genişleyici para politikası uygulamak artık olanaklı değil. Geriye de sadece genişleyici kamu maliye politikaları kalıyor.

\n

Dani Rodrik ise geçen haftaki yazısında, bu gözlemlere olası bir ticaret savaşları senaryosu ekliyor. Olası bir senaryoda, ABDnin 2013teki yeni başkanının Çin ile ticaret açığını daraltmak amacıyla Amerikan ithalatının kısıtlamaya gidecek tedbirler alması ve bu adımın da diğer gelişmiş ülkeler tarafından takip edilmesinin bütün dünyada ticaretin ve üretimin çökmesine yol açabileceği kurgulanmakta. Ancak çökmekte olan şey sadece iktisadi akımlar ile sınırlı kalmayıp ABnin siyasi varlığına da sıçraması durumunda, Avrupa coğrafyasının Fransa ve Almanyanın tahakküm savaşı haline dönüşmesi ve bir dizi etnik/siyasi parçalanmışlığı da tetiklemesi, bu senaryonun kaçınılmaz bir öğesi olarak görülüyor.

\n

Dani Rodrik, bu senaryonun gerçekleşmesi sonucunda önümüzdeki dönemin yıllar sonra tarihçiler tarafından İkinci Büyük Buhran diye adlandırılabileceğini ve artık emekli olmuş Almanya Şansölyesi Merkele Yıllar önce uyguladığınız ve ısrarcı olduğunuz politikalardan pişman mısınız diye sorulduğunda, kendisinin vereceği yanıtın artık çok geç kalacağını belirtiyor.

\n

Neresinden bakarsanız bakın, çözüm önerileri bizi yine Yunanistan sol cephesi Syrizanın seçim sloganına götürüyor: Krizden çıkış soldadır.

\n\n

Yazarın Son Yazıları

19 Kasım’ı beklerken 18 Kasım 2020
ABD seçimleri 4 Kasım 2020
Türkiye’nin enerji sorunu 26 Ağustos 2020