Gülengül Altınsay

Anlık hareketler mi bunlar

12 Nisan 2018 Perşembe

Spor Bakanı Osman Aşkın Bak “Bazen tek bir hareketle çok şeyi değiştirirsin” diyor attığı tweet’te. Cengiz Ünder’in korner atışı öncesi görüntüsüyle birlikte. Evet Cengiz’in kornerden gönderdiği top Manolas’la buluşup golle sonuçlanınca Roma 4-1’in rövanşında skoru 3-0’a getiriyor ve Barcelona’yı Şampiyonlar Ligi’nden eliyor.
Doğru; futbol da hayat gibi. Tek bir hareketin, tek bir alınan kararın sonucu gidişatı tümüyle değiştirebiliyor. O korner olmasa Cengiz topu Manolas’a değil de başka bir arkadaşına yollasa o gol olamazdı belki. Bilemeyiz. Kalan dakikalar ne getirirdi onu da bilemeyiz. Çünkü her maç ve her maçın her dakikası ayrı bir senaryoya sahip. Önceden hiç kestiremediğimiz. Zaten futbolun güzelliği de burada değil mi? Basit bir taç atışının bile 3 metre farklı yerden kullanılması oyunun seyrini değiştirmeye yetebiliyor. Bunlar zaten bildiğimiz gerçekler. Evet gururumuz Cengiz o bir tek korner atışıyla maçın kaderini de sahadaki iki takımın kaderini de değiştiriverdi işte.

Önce adalet
Diyorum ya Spor Bakanı doğru söylemiş diye. İşte tam da bu noktada bizim “Süper” dediğimiz ligimize gelelim. Süper Lig maçlarında da bir tek hareketin nelere mal olabileceğine yani. Ve tabii oyun sırasında hakemlerin kararlarına. Biz ne yazık ki verilen nizami kararların ardından futbolun ve karşılaşmanın seyrinin nasıl değişebileceği tartışması noktasında bile değiliz henüz. Çünkü biz öncelikle hakem kararlarının adaletli olup olmadığı ya da futbola yarar sağlayıp sağlamadığı noktasına takılıp kalmışız. Gereksiz yere oyunu kesen düdükler, iyi niyetli olmayan oyunculara gösterilen müsamahalar, maçtan zaman çalanları görmezden gelmeler, bazı oyunculara kartlık hareketlerini nasihatle geçiştirirken, bazılarına çok kolay kart göstermeler, 5 santim ofsaytı tespit edebilirken 24 santim ofsaytı atlamalar, topun dışarıdan çevrilerek gol olmasına müsaade etmeler filan... Liste çok uzun maalesef.
Yani bizde o kadar çok maçın kaderini, bir takımın kaderini değiştiren olaylar var ki. Hangi birine bakalım.

Ateşle oynamayın
Bu sezonun verilen ve verilmeyen kararlarıyla en mağdur edilen takımlarından biri kuşkusuz Beşiktaş. Sadece şu kadarını söyleyeyim; üst sıradaki dört takım arasında en çok faule maruz kalan, buna karşın futbolcularının en çok ceza gördüğü takım Beşiktaş. Zaten ayrıcalıklı futbolcuların olduğu bir ortamda adalet aramak da yersiz. Diyelim Emre Belözoğlu hakemlere, tribünlere yaptığı hareketlerinin cezasını tıpkı Quaresma gibi, tıpkı Caner gibi alsaydı ve dolayısıyla bazı maçlara çıkamasaydı Başakşehir aynı pozisyonda olabilir miydi? Kim bilebilir? Evet bilinemez ama net bilinen şey sahadaki futbolun dışarıdan çok fazla manipüle edildiği. Ve buna çanak tutan çok fazla yorumcunun (!) her bir yeri kapladığı. Baksanıza hâlâ Beşiktaş’a karşı oyunuyla Demba Ba tartışılıyor, hâlâ Göztepe cephesi kendini açıklamak zorunda bırakılıyor. Tamamen hedef şaşırtma, bir yerlere yaranma, hizmet etme harekâtı bunlar.
Ama ligin üst tarafının da alt tarafının da ateş yerine döndüğü şu haftalarda bunlar hiç çekilmiyor. Kimsenin bu tarz kasıtlı eylemlere tahammülü kalmadı artık. Kulüplerin yatırdığı paralara, girdikleri borçlara, futbolcuların döktüğü tere, taraftarların futbol sevgisine, inancına yazık etmeyin.  


Yazarın Son Yazıları

İki farklı Beşiktaş 22 Kasım 2020
Sol bek çok 12 Kasım 2020
Hüsran 7 Kasım 2020
Koptuk düşüyoruz 30 Ekim 2020
Luce laneti mi? 23 Ekim 2020
Bir tek Rıdvan 5 Ekim 2020
Van der Sar ne bilir? 24 Eylül 2020
Puan futbolu 17 Eylül 2020
Kolay başlangıç 14 Eylül 2020
Messi de gelse 11 Eylül 2020
Bile bile Paok 4 Eylül 2020
‘Paradan kıymetli’ 23 Ağustos 2020
Tren kaçıyor mu? 17 Ağustos 2020