Hilmi Türkay

Harikasın Uğurcan

02 Şubat 2020 Pazar

Çok değil, 15 gün kadar önce ilk yarıda olduğu gibi maratonun ikinci bölümünde de teknik direktör kıyımlarının artacağından söz etmiştim. Yanılmadım. Kıyım listesine Sergen Yalçın (Yeni Malatya), Mustafa Kaplan (Ankaragücü), Abdullah Avcı’nın (Beşiktaş) isimleri de eklendi. Liste bununla kalmayacak, devamı gelecek. Üzülmemek elde değil. Aklıma takılan Ünal Karaman’ın gidişi oldu. Karaman’ın gidişi sırasında bizler Abdullah Avcı, Ersun Yanal ve Fatih Terim’den birinin ismini bekliyorduk. Ünal Hoca sürprizini yaşadık. İşini doğru yapan, mert, dürüst bir isimdi. Türk futboluna sunduğu yıldızlarla beraber takımına oynattığı futbolla katkı yaptığı asla gözardı edilemez. Gidişi fazla konuşulmadı, hemen üzerine sünger çekildi. Hiçbir teknik adam sebepsiz yere gönderilmez. Ünal Karaman’ın gönderilişine neden olan birkaç iddiayı sizlerle paylaşayım istedim. Birinci iddia, hocanın yabancılarla arası yokmuş, iyi davranmıyormuş. Diğer bir iddia; Hazine ve Maliye Bakanı Bakanı Berat Albayrak’la arasında geçen diyalogmuş. Albayrak, Karaman’a takımı iyi yönetmediğini söylemiş, iddiaya göre Ünal Karaman’ın cevabı da “Siz de ekonomiyi iyi yönetmiyorsunuz” olmuş. Yine bir başka iddia Karaman’ın, Ekrem İmamoğlu’yla birlikte çektirdiği fotoğrafmış. Samimiyet havası sezilen fotoğraftan rahatsızlık duyulmuş ve başkana, teknik direktörü göndermesi için baskı yapılmış. Hani futbola siyaset girmez diyorlardı? Başkan Ahmet Ağaoğlu, Karaman’ı göndermekle büyük hata yapmıştır. Teknik direktörler kolay bulunur ama hocanın karakterlisini bulmak zordur. Bir kez daha buradan geçmiş olsun diyorum sevgili Ünal Hocam. Ağaoğlu, Ünal Karaman’ın yerine eski futbolcusu Hüseyin Çimşir’i getirdi. Çimşir, Ünal Karaman’ın yardımcılarındandı. Daha yolun başında, bu yüzden teknik direktörlüğüyle alakalı yorum yapmam henüz erken. Tek bildiğim kulüp tarihinin en genç teknik direktörüymüş.

Haftanın maçı olarak nitelendirdiğimiz Trabzonspor-Fenerbahçe mücadelesinde kora kor bir oyun izledim. Herkes koştu, formasını ıslattı, kale önü aksiyonları boldu, goller vardı, tribünler doluydu, daha ne olsun ki? Böyle maçları seviyorum, keşke her zaman bu futbol oynansa. Artık kendimizi geliştirelim, hep beraber keyif alalım. Trabzon kalecisi Uğurcan’a ayrı bir parantez açacağım. Harikaydın çocuk, inanılmaz kurtarışlar yaptın, hele 90+1. dakikada Kruse’nin şutunu çıkarışın... Seni hep takibime almıştım, dün bir kez daha izledikten sonra A Milli Takım kalesine adaysın. Yeter ki şımarma, sadece işine odaklan. Fenerbahçe kalecisi Altay’ın da Sarı-Lacivertlileri ipten aldığı maçlar olmadı mı tabii ki oldu. Ama Uğurcan’a göre daha çok çalışması lazım, yan topları zayıf, Volkan Demirel’e duyurulur.

Yıllarca iki kulüp arasında olumsuzluklar tavan yapmıştı, günümüzde bunlar nispeten azaldı. Kazanan her zaman haklıdır, Trabzonspor 3 puanı aldı. Emin adımlarla yoluna devam ediyor. Fenerbahçe’nin ise kaybı büyük.


Yazarın Son Yazıları

Aferin Altay’a 4 Ekim 2020
Sessiz ve golsüz 28 Eylül 2020
Ayıp! 22 Eylül 2020
İyi başlangıç 12 Eylül 2020
Emre’siz asla 8 Temmuz 2020
Altay ve Ferdi 5 Temmuz 2020
Ozan Tufan 28 Haziran 2020
Futbolsuz maç 22 Haziran 2020
Geri dönüşü yok! 8 Mart 2020
Rövanşı bekleyelim 4 Mart 2020