İl Başkanları Umutsuz

30 Ağustos 2014 Cumartesi

Edindiğimiz bilgiler çerçevesinde, kurultay öncesi Kapadokya’da bir araya gelen CHP il başkanları toplantısından şöyle bir tablo çıkıyor özetle:
İl başkanları yorgun. Bugüne değin yaptıkları çalışmaların karşılığını alamadıklarını düşünüyorlar. Moraller bozuk. Önümüzdeki 2015 seçimlerinde de başarısız olmanın ürküntüsü içindeler. Kemal Kılıçdaroğlu’nun kötü gidişi durduramayacağı kanısındalar ama ona destek açıklamak zorunda kalmışlar.
Kurultaya yansıyacak delege davranışına gelince... Ankara’dan örnek verelim:
78 Ankara delegesinin 20 kadarı Kemal Kılıçdaroğlu’na doğrudan muhalefet ediyor. Destek için imza atanların sayısı 40. Ama onların da geleceğe dönük bir umudu yok.

Fatiha
Kongrede dedi ki: “Bu konuşmamız bir misyon değişikliği değildir, sadece bir isim değişikliğidir.
Asla bir veda değildir. Bilesiniz ki bu da bir fatihadır.”
Açıkça; ülkenin imamı olarak Cumhuriyet’in ruhuna fatiha okuduğunu söylüyor.

Tahta İskemledeki Halk Önderi

Tarih, 31 Ağustos 1922. Atatürk’ün silah arkadaşı Tevfik Bıyıklıoğlu anlatıyor:
“Büyük zafer kazanılmış. Düşmanın istila ordusu Çalköy’de sarılarak tamamıyla düştüğü artık tahakkuk etmiş, Türk milleti için zeval bulmaz hürriyet ve istiklal güneşi, ısıtıcı ışıklarını tekrar Anadolu yaylası üzerine boşaltmış. O sabah Atatürk, yanında Erkânı Harbiye-i Umumiye Reisi Fevzi Paşa ve Garp Orduları Komutanı İsmet Paşa olduğu halde bir gün evvel düşmanın mağlup olarak eridiği harp sahasını dolaştıktan sonra Dumlupınar köyüne geldi. Vakit akşama yaklaşmıştı. Güneş, Murat Dağları’nın arkasına doğru inmek üzere, bir gün evvel çetin bir boğuşmaya sahne olan Çalköy sahası, yavaş yavaş boşluklara bürünüyor. Günün muzaffer komutanı Gazi Mustafa Kemal Paşa, Dumlupınar köyünün küçük evlerinden birinin damında, bir küçük tahta iskemleye oturmuş, bu kararan ufukları seyrediyor. Yüzünde, hissettiklerini anlatan ufak bir işarete bile tesadüf edemiyoruz. Demir renkli gözlerinde, fevkalade bir parlaklık bile yok; zinde ve canlı yüzü, sert ve asabi hareketleriyle hep aynı Mustafa Kemal...
O tarihi gün, ebediyete intikal ederken küçük bir hadise cereyan ediyor: İsmet Paşa, harp sahasından toplayarak yanına getirdikleri esir düşman kumandanlarını, Başkumandan’a takdim ediyor. Onları büyük bir nezaketle karşılayan Başkumandan’ın gözlerinde bir an, büyük bir saadetin ışığı, yakıcı bir alev olarak dolaşıyor. İşte Mustafa Kemal’in, hayatındaki en mesut anlarından bir tanesi budur.
Atatürk’ün en mesut anı deyince birdenbire bu tarihi hatırladım ve hayalimde o tarihi akşamın loşlukları içinde biraz daha heykelleşen güzel yüzünün canlandığını görür gibi oldum. O, belli belirsiz bir heyecan içinde İsmet Paşa’ya döndü:
- Paşam, dedi, tebrik ederim, zaferi kazandınız.
Ve bundan sonra ordulara, ‘İlk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!’ cümlesini ihtiva eden meşhur günlük emrini yazdırdı.”
Atatürk’ün, 10. yıl söylevini hazırlarken karalamalarında yer alan, sonradan sildiği o iki sözcüğü hiç unutmayalım:
“Beni hatırlayınız...”

Halkın İletişim Hakkı
  Alternatif Medya Derneği, geçen şubat ayında kuruldu. Amacı, adında açık seçik belli zaten. Dernek Başkanı Doç. Dr. Funda Başaran, örgüt oluşumunun temelinde, Halkevleri tarafından gerçekleştirilen Halkın Hakları Forumu ve bu forum içerisinde gerçekleştirilen Halkın İletişim Hakkı atölyesinin yattığını söylüyor:
“Atölyede, değişik alanlardan akademisyenler, sendikacılar, öğrenciler, medya emekçileri olarak iletişim hakkının gerçekleşebilmesi ‘İletişim alanında manipüle edilmemiş bilgi ve enformasyonun dolaşıma girmesi ve kamu yararı anlayışının hâkim kılınması, içerikte demokratiklik; iletişim ortamına erişimde eşitlik; iletişim alanında çalışan emekçilerin de editorial bağımsızlığı savunan, izleyici, okuyucu ve dinleyici örgütlenmeleriyle de dayanışma içinde olacak bir sendikal örgütlenmeye sahip olmalarıyla mümkün olabilir’ sonucuna varmıştık. Yıllardır sürdürdüğümüz alternatif iletişim deneyimlerimizi ve Gezi Parkı sürecinde açığa çıkan başka deneyimleri de tartışma ortamları yaratarak, yeni alternatif iletişim olanaklarını araştırarak, yaratarak, herkesin kendi bilgisini üretip, kendi haberini yapıp yayabilmesi için bir örgütlenmeye ihtiyacımız olduğuna karar verdik. Alternatif Medya Derneği böyle kuruldu.”
Örgütün etkinliklerinden ilki, emek ve iletişim üzerine bilgi üreten akademisyen ve eylemcileri bir araya getiren Uluslararası İşçi ve İletişim Konferansı’nın düzenleyici kurulunda yer almak oldu. Diğer önemli bir etkinlik de 17 şehirden 175 kişinin katıldığı “Direniş Muhabirliği” kursu oldu. Ayrıca dernek, web sayfası üzerinden herkesin ücretsiz erişebileceği çeviri ve telif kitaplar yayınlamaya başladı. Ücretsiz olarak erişilecek bir e-dergi çıkarmak için hazırlıklar da sürüyor.
Medya seçeneksiz değil yani...


Yazarın Son Yazıları

Çöküşe Doğru 14 Kasım 2020
Olacaksın Şehnameci... 7 Kasım 2020
Yargı Didişmesi 17 Ekim 2020
Kimin Cumhuriyeti? 3 Ekim 2020
İmamın Görevi 26 Eylül 2020
Ekşimiş Sirke Takımı 19 Eylül 2020
Hangi Bağımsızlık? 22 Ağustos 2020