Sevgili okurlarım izin verirseniz, bugün öncelikle fakir emeklilere günde sadece üç simit parası eden yeni zammı nasıl kullanabileceklerini söylemekle başlamak istiyorum. Vallahi bir hafta simit almayıp biriktirirseniz torunlara çikolata alabilirsiniz. 30 gün biriktirirseniz bir buçuk kilo kıyma alabilirsiniz. Anacığım daha ne bekliyorsunuz? Bir kilo da antepfıstığı alabilirsiniz. Ben öyle yapacağım. Tavsiyeme uyun.
Bu arada cumhurbaşkanımız ve her şeyin hâkimi Tayyip Erdoğan çok şanslı. Baksanıza tam emekli zamları açıklanacak, dünyada küçük çaplı bir kıyamet koptu. Amerika Birleşik Devletleri, Venezüella Devlet Başkanı Maduro’yu güya çok gizli olan yatak odasından kuş gibi uçurup Amerika’ya getirdi ve hâkim karşısına çıkardı. Dünya suspus. Ve Bay Trump haşmetle gürledi: “Sırada Meksika, Küba, Kolombiya ve Grönland var!” Arzusuna ulaşır mı bilemem ama belli oldu ki artık devletlerin kaderi iyice arsızlaşan emperyalizmin çıkarları doğrultusunda ilerleyecek.
Bunları düşünürken birden aklıma İkinci Dünya Savaşı sırasında 20 milyon insanını yitiren Sovyetler Birliği geldi. Yanarım yanarım İkinci Dünya Savaşı öncesi Almanya’da komünistlerle, sosyalistlerle işbirliği yapmayan sosyal demokratların sayesinde çok az bir oyla Hitler’in başkan seçilmesine yanarım. Bizde de oldu İstanbul Belediye seçimlerinde, sosyal demokratlar tek bir adayda birleşmeyip iki aday çıkardılar ve Tayyip Erdoğan belediye başkanı oldu. Sonra yürü ya kulum... Neyse yakın tarihlere gelelim, Gorbaçov zamanında iki kez Sovyetler Birliği’ne davetli gitmiştim. Uçaktan Moskova havaalanına indiğimde küçücük bir çöp yığınını sekiz kişinin süpürdüğünü görmüştüm. Belli ki işler aksamaya başlamıştı. Sonra 25 Aralık 1999 yılında Gorbaçov devlet başkanlığından istifa etti ve ardından 26 Aralık 1999’da Sovyet Meclisi topraklarında yaşayan 14 devletin bağımsızlığını ilan etti.
İşte her kötülük, her bela o günlerde başladı. Dünya sevinç içindeydi ancak birkaç aykırı ses çıkıyordu. “Artık dünya tek kutupluydu ve mafyaların, emperyalist güçlerin önünde kurdukları düşleri gerçekleştirecek herhangi bir güç kalmamıştı.” Bunu söyleyenler haklı çıktı, tek kutuplu dünya inanılmaz çılgınlıkların cirit attığı bir kâbusa dönüştü. Irak, Suriye, Yemen, Filistin ve Libya’da doymayan emperyalistlerin uşağı şeriatçı güçler tarafından binlerce insan öldürüldü, kimseler İsrail’e dur demedi. Ve şimdi de taşeron Amerika’nın kural tanımayan öncülüğünde Latin Amerika tümüyle tehlikede! Tabii Ortadoğu da İran da.
Bütün dünya gördü; artık Birleşmiş Milletler’in, devletler hukukunun ömrü bitti. Şimdi güçlülerin ve hukuk tanımayanların zamanı. Bu arada Venezüella petrolünün kendisinin olduğunu ilan eden Amerika, bence Çin’e ilk saldırıyı başlattı çünkü Venezüella petrolünün yüzde 80’ini Çin alıyordu. Kendilerini demokrasinin bekçisi ilan eden Avrupa devletlerinin son olayda seslerini kısmaları belki de bundandır?
Şimdi yeniden ülkemize gelelim. Önce korktuk, bizim de başımıza gelebilir diye. Korkmayın arkadaşlar bizi kimseler işgal etmez. Çünkü biz zaten işgal edilmiş bir ülkeyiz. Madenlerimiz epeydir yabancı şirketlerin. İlaç sanayisi için çok kıymetli olan afyonumuzu ekmemiz yasak. Güzelim tütünümüzü sigara şirketlerinin emriyle ekmekten vazgeçtik, ekenler hapiste. Limanlarımızı Arap ülkelerine gönüllü olarak sattık, tabii para karşılığında. Havaalanlarımız da artık bizim değil, satıldı. Zeytinliklerimizi, ormanlarımızı büyüklerimizin emriyle biz yaktık. Direnenler olmadı mı oldu ama emir büyük yerden gelmişti. Askerlerimizi diri diri yakan IŞİD’lilere hastanelerimizde baktık. Onları vatandaş yaptık. Dünyanın en etkili mafyaları topraklarımızda cirit atıyor ve pedofiller için küçük çocuklarımızı gözümüzün önünde kaçırıyorlar. Gördünüz mü bütün emirleri koşarak yerine getirmişiz. Ayrıca çok ustaca her şeyiyle kendine yeten ülkemizi, insanların yiyecek bulmak için çöp tenekelerini karıştıran zavallı bir ülkeye çevirmişiz. Tümüyle emperyalistlerin emrindeki NATO’nun da üyesiyiz. Gördünüz mü korkuya gerek yok.
Bir hatırlatma; sizlere tavsiyem, “Türk ordusu yenilmez” sözünü unutmanızdır. O eski savaşlar 20. yüzyılda kaldı. En çok da Latin Amerika’da, Vietnam’da tarih yazmış gerilla savaşları. Artık öyle savaşlar yok, bir insansız hava uçağı, nükleer bombayı atıyor ve kıyamet kopuyor. Gerçi bizim hava sahası koruması da pek bir zayıf ama telaşa gerek yok bizi emperyalizmin taşeronu Amerika koruyor.
Şimdi günde 60 kuruşluk yeni zammı nasıl harcayacağınıza takılayım.