Jale Özgentürk

Orta direk çöküyor

15 Ekim 2021 Cuma

Türkiye yine bir gece yarısı sürprizinin faturasını ödüyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu ile önceki gece yarısı görüşerek başkan yardımcıları Uğur Küçük ile daha sekiz ay önce atadığı Semih Tümen’i ve PPK üyesi Abdullah Yavaş’ı görevden aldı.

Piyasada “inatlaşma” olarak algılanan bu kararın üzerine yeni rekorlar kırdı. Türkiye’nin dış piyasalardaki risk primi de yükseldi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın faiz indirimleri konusunda ne kadar kararlı olduğunu da gözler önüne seren bu kararın halka yansıması yoksulluğun biraz daha artması demek. 

Bugünlerde kışlık giysi alışverişi için mağazalara gittiniz mi? Ben dün dolaştım. Etiketler karşısında dilim tutuldu. En basit tişört 60 TL’den başlıyor... Korkunç bir pahalılık ve zam kasırgası, gıdadan sonra giyimi de etkisi altına almış.

Yani Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) rakamlarına göre bile yüzde 30 artan gıdadan sonra bir yangın da giyimde yaşanıyor. Hazırgiyimciler bunun sinyalini geçen ay vermiş, “Sonbaharda yüzde 30 zamma hazır olun” demişlerdi. 

Sözlerini tutmuşlar. Artışın nedeni ise üreticiye göre dövizdeki artış. Çünkü tekstil ve hazırgiyimde de Türkiye birçok malzeme de dışa bağımlı.  

Sektörün en önemli girdisi pamukta ve pamuk ipliğinde dünyadaki fiyat artışı yüzde 50’ye yaklaşmış durumda. Yurtiçinde ise yükseliş oranı yüzde 91’e ulaşmış. Bu artış tabii ki iplik fiyatlarına da yansıyor. 

‘İHRACAT MUHTEŞEM’

Abdullah Kiğılı, perakende sektörünün önemli bir ismi. Etiketleri görünce yorumunu almak istedim ve aradım. Kiğılı, fiyatlara ilişkin soruma “Şok oldun, değil mi?” tepkisini verdi. Fiyat artışlarının dünyadaki gelişmelerden kaynaklandığını ekliyor ve şunları söylüyor:

“Önümüzdeki kış ve 2022 yaz sezonu için hazırlıklara başladık. Ancak sektör genelinde “inanılmaz derecede büyük” fiyat artışları var. Tabii bu fiyat artışları bizden kaynaklanmıyor. Türkiye ile alakası yok. Polyester, viskon, yün, ipek vb. mamullere hammadde olarak ihtiyacımız var. Bunların hepsi Uzakdoğu’daki firmalardan alınıyor. Bu mallar kapatılmış.” 

Kiğılı ihracatta ise “muhteşem” bir dönem yaşadıklarını ekliyor ve bizim sorunumuz içeride değil. Fason atölye bulamıyoruz üretim için. Bugün ben 20 yerde üretim yapıyorum. Çalışacak atölye bulamıyorum. Fiyatı geçtim, yurtdışı mağazalarıma nasıl ürün yetiştireceğim diye düşünüyorum” diyor. 

DURGUNLUK GELİYOR!

Çin’den uzaklaşmak isteyen firmaların Türkiye’ye yöneldiği bir gerçek ancak umudunu ihracata bağlayan firmaları bekleyen başka bir tehlike var. Dünyada büyük bir enflasyon fırtınası var. Birleşmiş Markalar Derneği Başkanı Sinan Öncel’in gönderdiği dünyadaki gelişmelere ilişkin bilgilendirme mailinde Japonya’nın son 13 yılın en yüksek toptan eşya enflasyonu yaşadığı, İtalya’da vergi ve enflasyon artışının şirketleri korkutmaya başladığı, Almanya’nın ise her şeyin aniden pahalanmasının yarattığı endişe içinde olduğu belirtiliyor.

Kriz kahini olarak tanınan dünyaca ünlü ekonomist Nouriel Roubini’nin, durgunluk ve yüksek enflasyonun bir arada gerçekleşmesi olarak bilinen stagflasyon uyarısı ihracata nasıl etki eder? Bunu da fiyatları iç pazarı önemsemeden maliyetten fazla arttıran şirketlerin göz önünde tutması iyi olur diyorum!

BÖKE: KUR POLİTİKALARI ARTIK TAMAMEN SİYASİ

CHP’li Ekonomist Selin Sayek Böke, “Yine gece yarısı kararnamesi, yine görevden alma, yine TL’de rekor değer kaybı! Sürekli tekrarlanan yanlış, hata veya beceriksizlik değildir. Bilinçli tercihtir...”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Merkez Bankası kararının ardından attığı tweette bunları söylüyordu CHP’nin ekonomist vekili Selin Sayek Böke. Dövizi artıracağı, piyasayı huzursuzlaştıracağı belli olan bu kararı, “bilinçli bir tercih” olarak neden yorumladığını sordum. Şunları söyledi:

- Merkez Bankası’na müdahale artık bir inatlaşma haline geldi. Bu kararla birlikte şu soruyu sormak zorundayız. Bu döviz artışından kim kazanıyor? 

- Tabii yanıt belli. Parasını döviz olarak tutanlar kazanıyor. Hazine garantili ödenek alanlar kazanıyor. 

- Hükümetin artık bir ekonomik vizyonu kalmadı. İhracat politikası desek, bu politika sadece ucuz işgücü yaratır.

- Kur politikaları artık tamamen siyasidir.

Böke, bu politikaların faturasının artık sadece vatandaşa değil, üretici kesime de çıktığını söylüyor ve “Türkiye’nin risk primi artıyor. Piyasa faizleri yükseliyor. Bazı sektörlerde yüzde 30’u bulan gerçek faiz var. Biz bu politikaları değiştireceğiz.”


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Yoksulun ocağı söndü! 26 Kasım 2021
Sefalete bir puan daha 19 Kasım 2021
Rizeli komşu ortak oldu 5 Kasım 2021