Arkadan Gelen İstimler

04 Mayıs 2011 Çarşamba
\n\n\n

5 Şubat 2001 günü, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine bomba gibi bir mesaj düştü: Afganistandaki Taliban yönetimi, kısacık tarihinde ilk kez, uluslararası meşruiyet, yani iktidarlarının tanınması için görüşmeye hazırdı.

\n

Çağrı bizzat Taliban Dışişleri Bakanı Muttawakilin (ya da Mütevekkil) ağzından, İngiliz The Times gazetesinde yayımlanmıştı. Muttawakil, ülkesinin Batıdan yardım aldığı 1996 öncesi ilişkilere dönmesi karşılığında, muhataplarını başta Usame bin Ladinin sınır dışı edilmesi, pek çok hassas dosyada memnun etmeye hazır olduklarını bildiriyordu. Taliban hükümeti, petrol şirketlerinin emrindeki Bush yönetimine, Kazakistan petrollerinin Afganistandan emniyetli geçişine dair güvence de veriyordu.

\n

***

\n

Washington, Talibanın çağrısına olumlu yanıt ve Afganistan ile yeni ilişkiler kurmak yetkisini Leyla Helmse verdi. Leyla Helms, bir zamanlar CIA Müdürü Richards Helmsin yeğeni, Afgan kökenli bir Amerikalıydı. SSCBye karşı Afgan savaşı sırasında, doğrudan Washingtona bağlı Friends of Afghanistandostlukderneğinin başına getirilmiş ve ABD kamuoyunda Afgan mücahitlerinesempati uyandırmakampanyasını yönetmişti. Baba Bush yönetimi sırasında, ABD ile Afganistan arasındaki tüm gayri resmi diplomatik ilişkilerden sorumluydu. Leyla Hanım, 1999 yılında NBC televizyonu hesabına Afganistanlı kadınların yaşamını konu alan bir belgesel de çekmişti. Belgeselde öylesine övüyordu ki Taliban rejimini, ne NBC ne de başka bir televizyon kanalı, bu taraflı eserigöstermeye cesaret edememişti.

\n

5 Şubat 2001 çağrısından sonra, kolları tekrar ABD - Taliban ilişkilerinin iyileştirilmesi için sıvayan Leyla Helms, 18 ve 23 Mart arasında Molla Ömerin başdanışmanı Seyid Rahmatullah Haşimiyi ABDye getirtti. Amerikalı araştırmacı gazeteci Wayne Madsenın sürdüğü ize bakılırsa, bu beş günlük gezi sırasında Haşiminin ilk durağı Directorate of Central Intelligence, yani CIA ile Dışişleri Bakanlığı İstihbarat Dairesi arasındaki köprüyü oluşturan DCI oldu. Ama Haşimiye verilen önem, bununla bitmiyordu. Molla Ömerin sağ kolu, haberalma örgütlerinin özel olarak izlediği ABC televizyonu ve National Public Radiodan da Afganistanın sesini duyurmak şansına sahip oldu.

\n

***

\n

Bu ziyaret sonrası ABD, Afganistana 114 milyon dolar ek yardım yapmayı kabul etti. Aynı yılın başından beri devam eden yardımlar toplam 124 milyon doları aşmıştı ve bu durum bizzat Colin Powell tarafından 17 Mayıstaki bir basın toplantısında açıklandı.

\n

Oysa bu açıklamadan sadece bir gün önce, BM Genel Sekreteri Kofi Annanın Afganistan temsilcisi ve aslında ABDnin has adamı Fransesc Vendrell, Romada devrik kral Zahir Şahla görüşüyor ve kendisinin Afganistana muhtemeldönüşü üstüne pazarlık yapıyordu.

\n

15 Temmuzda ABD, Berlindeki Afganistan toplantısında ilk kez Taliban rejimine karşı muhtemel bir askeri operasyondan söz etti. Ve 17 Temmuzda, uluslararası Batı ittifakı tarafından Talibana iki maddelik bir mesaj niteliğinde haber salındı: - Usame bin Ladinin yakalanması için Afganistan içinde ve Talibana karşı bir müdahale düşünülüyordu. - Eski Kral Zahir Şahın Kâbile dönüp iktidarı ele alması için görüşmeler başlamıştı.

\n

Sizin anlayacağınız, 2001 yılında bir yandan Talibana yeni mali yardımlar çıkarılırken, öte yandan Afganistana savaş açılıp Usame bin Ladinin bitirilmesi”, 11 Eylül saldırılarından aylar önce kararlaştırılmıştı. Üstelik ABDnin yanı sıra tüm Batılı müttefikler tarafından 11 Eylül, aslında harekâtın salt ABD hükümranlığına geçmesini sağladı, ABDyi tek başına yetkili kıldı, o kadar.

\n

***

\n

Yukarıda okuduğunuz satırlar, Jean Charles Brisard ve Guillaume Dasquiénin Bin Ladin, Yasaklı Gerçeklerbaşlıklı belgeselini özetlediğim ve 2002 yılında yayımladığım yazı dizisinin bir parçasıdır

\n

Zaman geçiyor, taktik değişmiyor, sevgili okurlar. Kaddafinin Libyası, 13 Mayıs 2010da BM İnsan Hakları Komisyonuna üye seçildikten bir yıl sonra, halen insan haklarını ihlal ettiğigerekçesiyle bombalanıyor!

\n\n\n

‘G’ NOKTASI

\n\n\n

Dağdan dağa göçerken kıstırılamayan, Talibandan izole edilip malum villaya yerleşince bulunup vuruldu, diyorlar. Bir de şöyle düşünün: Bin Ladin on yıl önce öldürülseydi, ABD bunca zamandır Afganistanda durabilir miydi? Irakı istila edebilir, Kuzeyinde bir Kürdistan, Kürdistanda da yakın gelecekte İranı vuracak 50 bin mevcutlu bir üs kurabilir miydi? Bugün NATO mato, cümbür cemaat Libya vurulabilir, Afrika haritasını yeniden çizecek, Ortadoğu ve belki Türkiyeyi bile yeniden biçimleyecek Arap baharı başlatılabilir miydi?

\n

Obama, Adalet yerini buldu!diyor. Neyin nerede ne bulduğuna bakarsanız, Adaletin de kim olduğunu bulursunuz!

\n\n\n

Savaş, idam sehpasına gönderen tekil suçu çoğul işleyip ödül kazanmak sanatıdır.

\n

JEAN HENRI FABRE

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Varlık, yokluk, NAVTEX! 20 Eylül 2020
‘Survivor’ gazileri 6 Eylül 2020
Künye 23 Ağustos 2020
Maarem 16 Ağustos 2020
Tavşanlar da ateş eder! 9 Ağustos 2020
Suat Derviş’in romanı 2 Ağustos 2020
Diriliş: Engizisyon 12 Temmuz 2020