Beka arzusu, iktidar ağusu
Mine G. Kırıkkanat
Son Köşe Yazıları

Beka arzusu, iktidar ağusu

14.02.2021 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Rusya’yı ayağa kaldıran ve yeniden küresel güç haline getiren Vladimir Putin’in 1985’te başlayan KGB ajanlığı geçmişinde ilk görevlendirildiği yer Dresden; ilk işi de bir Doğu Alman toksikoloji profesörüne pornografik film şantajı yaparak, zehirler ve zehirleme teknikleri öğrenmek olmuştu. 

Yuri Şeşkoçiçbin, yolsuzlukları araştıran bir gazeteciydi. 2003 yılında FBI tarafından ABD’ye davet edildiği sempozyuma gitmeden birkaç gün önce, Moskova’da bir çay içti ve öldü.

Putin rejimine muhalif gazeteci Anna Politkovskaya da 2004 yılında içtiği çaydan öldü.   

Aynı yıl, ülkesinde Rus karşıtı ayaklanma başlatan Ukrayna Başbakanı Viktor Yuşenko, devlet başkanı seçileceği halkoylamasına birkaç hafta kala “portakal gazı”yla zehirlendi. Viktor Yuşenko, yakışıklı bir adamdı. Kapağı İsviçre’ye atıp canını kurtardı, ama yüzü tanınmaz hale geldi. 

Radyoaktif suikast

Aleksandr Litvinenko, FSB ajanıydı. Dört meslektaşıyla birlikte FSB’nin Putin’e kafa tutan oligarkları öldürmek gibi yasadışı emirlerini Rus basınına açıklamış; hayatı tehlikeye girince İngiltere’ye kaçmıştı. 2006 yılında, Londra’nın lüks otellerinden birinde çayına karıştırılan Polonium 200’le, çok yüksek düzeyde radyoaktiviteye maruz bırakılarak öldürüldü. Cinayeti işleyenlerin, taşıdıkları zehrin radyoaktif olduğundan haberi yoktu. İngilizlerin iddiasına bakılırsa, Polonium 200 zerresini çaya katan FSB ajanları, hatta bindikleri uçağın mürettebatı ve yolcuların da zaman içinde ölmüş olmaları gerekiyor!

Muhalif politikacı Boris Nemtzov’un Moskova’da vurularak öldürülüşünü, 11 Mart 2015 tarihli “Bir suikastın önü, arkası*” başlıklı yazımda anlatmıştım. Putin’e ihanet eden eski Gazprom CEO’su Mikhail Lesin’in  Washington’daki otel odasında hangi zehirle öldürüldüğünü ise 7 Kasım 2015 tarihli “Çikolata tadında bir suikast**” başlıklı yazımda...

İz bırakmayan zehir 

Rus gazeteci ve muhalif politikacı Vladimir Kara-Mursa, FSB’nin takibindeydi. 2015 ve 2017’de iki kez çoklu organ yetmezliği yaşadı. Moskova’daki bir hastanede “bilinmeyen kimyasal madde”yle zehirlendiği kayıtlara geçti. Ancak tedaviye gittiği ABD’de bile kullanılan zehir teşhis edilemedi.         

KGB ajanı olduğu yıllarda MI6’ya da istihbarat verdiği anlaşılan emekli Rus casus Sergei Skripal, 19 Mart 2018’de kızı Yulia’yla Salisbury’deki bir pub’dan çıktıktan sonra bir bankta can çekişirken bulundu. Koma, yoğun bakım derken kurtuldular, ama hâlâ sürünüyorlar. 

Gelelim son kurban Aleksey Navalni’nin durumuna. 

Avukat ve aktivist politikacı Navalni, 2020 Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterilmeden birkaç yıl önce Rusya’da bir vakıf kuruyor: Yolsuzlukla Mücadele Vakfı, FKS. Vakıfta eşi Yulia ve yakınları da görev alıyor. Ancak karşısında Putin ve böyle vakıfları didiklemekte mahir adamları var. Mahir adamlar, Navalni’nin vakfına İngiliz ve Alman büyükelçiliklerinin de bağış yaptığını saptıyor. Ayrıca vakfa girip çıkanlar arasında Argisti Kramyan adında Ermeni bir genç göze çarpıyor. 

Kedinin fareyle oynadığı savaş

Argisti Kramyan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan’ın Marsilya’dan getirtip 9 Haziran 2020’de Ermenistan Ulusal Güvenlik NSS başkanı atadığı 29 yaşında bir savcı. 

KGB deneyimli Putin, genç savcının Marsilya geçmişini didikletiyor. Öğrendikleri hoşuna gitmiyor.

Şimdi tarihlere dikkat etmenizi rica ediyorum: 

20 Ağustos’ta Rus muhalif Aleksey Navalni, uçakta içtiği çaydan zehirleniyor. Uçak Omsk kentine acil iniş yapıyor. Navalni, kaldırıldığı hastanede yapılan ilk müdahaleden sonra 22 Ağustos’ta özel bir uçakla Berlin’deki Charite Hastanesi’ne naklediliyor. 

27 Eylül’de Azerbaycan-Ermenistan savaşı başlıyor. Putin, Paşinyan’ın “imdat” çağrılarına cevap vermiyor. Rusya savaşta tarafsız ve Azerbaycan’ın Ermenistan’ı evire çevire dövmesine ilgisiz kalıyor.

Savaş alanı, satranç tahtası 

Takvim yaprakları, muhtemelen 7 Ekim 2020 tarihini gösteriyor. Ermenistan kan revan içinde.  

Vladimir Putin, Paşinyan’a telefon açıp savaştan değil, Kramyan’dan söz ediyor. Başbakan Paşinyan mesajı alıyor. 

8 Ekim’de Ulusal Güvenlik başkanlığından azledilen Argisti Kramyan, gerisingeriye Marsilya’ya postalanıyor.

9 Ekim’de Kremlin (yani Putin) Ermenistan ve Azerbaycan dışişleri heyetlerini Moskova’ya davet ederek başından beri karışmadığı savaşta arabuluculuğa soyunuyor! 

Ve final:

Berlin’de iyileşen Navalni, 17 Ocak 2021’de Rusya’ya dönüyor. Tutuklanmadan önce kendisini zehirleme emrini bizzat Rusya lideri Vladimir Putin’in verdiğini söylüyor. Navalni’nin adını asla ağzına almayan Rusya Devlet Başkanı, suçlamayı reddederek “İsteseydik işi bitirirdik!” diyor. 

Ama 5 Şubat’ta Navalni’ye Omsk Hastanesi’nde ilk müdahaleyi yapan Rus doktor Sergey Maksimişin aniden ölüyor. Ölüm nedeni açıklanmıyor. 

İktidar zehirlenmesi zor zanaat. Kremlin mutfaklarında yemekleri hazırlayan her aşçı ve yamağın başında bir FSB kimyageri nöbet tutuyor. Çünkü Vladimir Putin de zehirlenmekten korkuyor ve ölümsüzlük iksiri bulmadığı takdirde, yaşama nasıl veda edeceği, artık çok belli.   

*https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/mine-g-kirikkanat/bir-suikastin-onu-arkasi-230245

**https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/mine-g-kirikkanat/cikolata-tadinda-bir-suikast-413441

Yazarın Son Yazıları

Kadir İnanır onaylı erkeklik

Mine ve Ali Sirmen, her yıl birkaç gün Marmaris’e gider ve daima Art Otel’de kalırlardı.

Devamını Oku
15.03.2026
Sınır ötesi operasyonda kuşkonmaz ikilemi

Takvimler 1995 yılının nisan ayını gösteriyordu.

Devamını Oku
08.03.2026
Namus yorgun, vicdan helak

İyi insansanız; insan, hayvan, hatta orman, dere, göl vb. gibi tehlikeye düşen bir varlığı savunur ve bazen kurtarabilirsiniz de.

Devamını Oku
01.03.2026
Özerk Amerikancılar

Ernest Grenier, İkinci Abdülhamit döneminde Osmanlı borçlarını düzenlemek için kurulan IMF’nin atası Düyunu Umumiye’nin müfettişi ve casusudur.

Devamını Oku
22.02.2026
Hiç kimsenin kızları...

Ben dahil birçok genç kadın, Epstein’in bizden ne istediğini öğrendikten sonra bile onun inine geri döndükleri için eleştirildi.

Devamını Oku
15.02.2026
Küresel kötülük ittifakı

1989 yılı mart ayı ortalarıydı.

Devamını Oku
08.02.2026
Sözü demokrat, özü faşistler

Osmanlı Devleti’nin dış borçlarını toplamak için kurulan zamanın IMF’si Düyunu Umumiye’nin müfettişi ve Fransız casusu Ernest Grenier*, anılarının Kürdistan başlıklı bölümünde anlatır...

Devamını Oku
01.02.2026
Tetikte siyasi erk, hedefte İstanbul Erkek

Geçen hafta, kardeş yazarımız Barış Pehlivan’ın kaleminden İstanbul Erkek Lisesi’nde çevrilen dinci dümeni okudunuz.

Devamını Oku
25.01.2026
Hrant Dink’in iki ölümü

Yarın 19 yıl olacak, içimizdeki en insan kaldırımda cansız yatalı ve üstüne serilen muşambaya sığmayan ayaklarındaki tabanı delik papucuyla unutulmaz olalı...

Devamını Oku
18.01.2026
Güney Amerika’ya Ortadoğu modeli

Beyaz Saray, sosyal medyada Başkan Donald Trump’ın siyah beyaz bir fotoğrafını yayımlıyor, üstüne küçük harflerle “No games” altına büyük harflerle FAFO yazıyor.

Devamını Oku
11.01.2026
Ve Tanrı aşkı yarattı

Gazeteci, o sabah dörder dörder çıktı çalıştığı derginin eski ama soylu mermer merdivenlerini.

Devamını Oku
04.01.2026
Hemingway için “ikinci Truva kuşatmasının sonu” (2)

9 Ekim 1922 tarihli Toronto Daily Star gazetesinde Ernest Hemingway imzasıyla yayımlanan “Türkler İstanbul yakınlarında” başlıklı haber...

Devamını Oku
28.12.2025
Hemingway’in Türklerle imtihanı

Kurtuluş Savaşı’nın Cumhuriyetle taçlanmasına bir yıl var ve İstanbul işgal altındaydı.

Devamını Oku
21.12.2025
Bir sosyal demokratın anıları

Halkçı Parti’nin genç milletvekilleri koşulların izin verdiği ölçüleri aşarak 12 Eylül ve sonrasındaki işkence iddialarını Meclis gündemine taşıyordu.

Devamını Oku
14.12.2025
Hello Papa, sen misin yeni baba?

Boğaz kıyılarındaki küçük Byzantion yerleşkesini Nova Roma’ya (Yeni Roma, bugünkü İstanbul) dönüştürecek yıkım-yapım çalışmaları 324 yılında başladı.

Devamını Oku
07.12.2025
Türkiye’nin ilk kitap müzesi: FKE

Fethiye, yurttaşların ormanları yanmasın diye nöbet tuttuğu ve olağanüstü güzellikte kıyı şeridine çöken muktedirlere, muktedir torpillilerine karşı kazanamayacaklarını bile bile mücadeleye girmekten korkmayan çevreciler ile yurtsever Yörüklerin diyarıdır.

Devamını Oku
30.11.2025
Karar ve tavır

Türkiye artık ulusal bir toplum değil.

Devamını Oku
23.11.2025
Onlar SAFE, bizler saf..

Hayhuy arasında kaynadı gitti...

Devamını Oku
16.11.2025
Yangın önlemek mi, keriz silkelemek mi?

Turizm, Türkiye’nin en önemli gelir kaynaklarından biri.

Devamını Oku
09.11.2025
Panik atak mı, panik aşk mı?

Kırk yaş, rastgele bir yaş değildir.

Devamını Oku
02.11.2025
İster zart, ister zurt, illaki zort

Dünyada pek çok devlet ve yönetim biçimi vardır.

Devamını Oku
26.10.2025
Yılanların yalanı

Türkiye’nin yalanları, tarihi kadar uzun, kalın ve kuyrukludur.

Devamını Oku
19.10.2025
Hayaller Riviera, gerçekler Gazze

ABD’nin en hafif deyimle en tuhaf başkanı Trump’ın Gazze’ye ilişkin bir projesi var.

Devamını Oku
12.10.2025
Siter yalha züdü çekger dirmi?

Çocukken çok sevdiğim bir oyun vardı. Belki siz de oynamışsınızdır...

Devamını Oku
05.10.2025
Al saat ver saat

Makronezya müstebiti Valdemir Potin’in ricası üzerine Mikronezya’yı barışçıl amaçlarla işgal eden 100 bin Çinli askeri doyurmak kolay değildi.

Devamını Oku
04.10.2025
Bir muhtarın çığlığı

11 Eylül 2025 tarihinde Kadıköy ilçesindeki Caferağa Mahallesi’nin kalbindeki tek mazbut (tahrip edilmemiş alan), Ali Oğlu Hüseyin Vakfı’na ait 12 dönümlük arsa için bir ihale düzenlendi.

Devamını Oku
28.09.2025
Hatırla sevgili, o makus tarifi

100 bin Çinlinin 100 bin nüfuslu Mikronezya adasını işgali, iştah ve sefayla sürüyordu.

Devamını Oku
27.09.2025
Eğriliğin ederi, doğruluğun bedeli

Dünyanın tüm kedileri aynı dili konuşur, aynı tınılarda hırlar ve miyavlarlar.

Devamını Oku
21.09.2025
Kayyum devşirme

12 Haziran 2011 genel seçimleri, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanı olarak girdiği ikinci, oy kullanabildiği ilk seçimdi.

Devamını Oku
14.09.2025
Sal gideyim, salla geleyim

Yalnız ve güzel ada Mikronezya’nın uyuşuk ahalisi, her şeye alıştığı gibi savaşsız gerçekleşen Çin işgaline de alışmış, minnak adayı nüfusu kadar işgalciyle paylaşmayı da kabullenmişti.

Devamını Oku
13.09.2025
Hayaller dolgun fon, gerçekler yırtık don

Güzel bir Kafkas atasözüdür: “Yükseklerde ne eserse alçaklarda onu toplarsın.”

Devamını Oku
07.09.2025
Belirsizliğe doğru

Joseph Ignace Guillotin, 1738 ile 1814 yılları arasında yaşamış bir doktor; Paris Tıp Enstitüsü’nde anatomi dersleri veren bir hocaydı.

Devamını Oku
31.08.2025
Yarım insan hakları

Mısır, nüfus çoğunluğu Müslüman bir ülkedir.

Devamını Oku
24.08.2025
我们身后还有十五亿

Çin’in Mikronezya’yı sessizce işgali Makronezya müstebiti Valdemir Potin hariç, Ezya arşipelindeki tüm istibdatları heyecana gark etmiş ve hatta okyanus ötesi kıtaları da zıplatmıştı.

Devamını Oku
23.08.2025
Bir vasiyetin ağırlığı

“Toplum olarak fikirdüşünce gelişmesi ve vicdan bilinçlenmesi gibi nimetlerden yoksun kalmışlığımızın iki sorumlusu vardır...

Devamını Oku
17.08.2025
Çin işi, asker dişi

Mikronezya ile Yutania’nın şöyle ağız tadıyla bir türlü kapışamayan ordularının sahillerde pineklediği bir sabah; olan oldu.

Devamını Oku
16.08.2025
İsyan hakkı

İnsanlar niçin anneye, babaya, düzene isyan ederler?

Devamını Oku
10.08.2025
Yanık toprak taktiği

Türkiye, artık ağır yaralı bir ülke.

Devamını Oku
03.08.2025
Satamam derdimi kimseye

Mikronezya’nın Yutania ile nihai kapışması beklenirken Ulu Çoban Muktedir Makropiç’in de askeri ve sivil ahalinin moralini elbette yüksek tutması gerekiyordu.

Devamını Oku
02.08.2025
Patria Nostra’dan Madara Mostra’ya

Hani karşınızda biri limon yer, sizin damağınız kamaşır.

Devamını Oku
27.07.2025