Miyase İlknur

Müezzinoğlu ve Topbaş alana girmedi

25 Temmuz 2016 Pazartesi

CHP’nin dünkü “Demokrasi ve Cumhuriyet Mitingi” öncesinde hemen herkesin kafasında iki soru işareti vardı. Birincisi “Alan 1977’deki gibi dolacak mı?”, ikincisi “AKP’liler mitinge gelecek mi?” Birinci sorunun yanıtını verecek olursak, 1977’deki gibi hıncahınç olmasa da alan doldu. Eğer Taksim’e gelip de İstiklal Caddesi ile Cumhuriyet Caddesi üzerindeki kafe ve restoranları tıklım tıkış dolduran eli bayraklı CHP’liler de oturdukları yerden bayrak sallayacaklarına alana icabet etmiş olsaydı belki 1977 mucizesi yeniden yaşanabilirdi de. Peki, AKP’liler alana geldi mi? Bu sorunun yanıtını “Ha-vet” diye vermek daha doğru olur gibi. “Bu nasıl bir yanıt şimdi?” diy

‘Türkiye laiktir’i duyunca..

AKP’yi kurumsal olarak temsil edenlerin bir kısmı İstilal Caddesi’nin sonuna kadar gelip ordan döndü. Bir kısmı ise ellerinde çiçeklerle alana girdiler. Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, İBB Başkanı Kadir Topbaş, TBMM Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan ve AKP İstanbul İl Başkanı Selim Temurci, İstiklal Caddesi boyunca yürüyerek alanın girişine kadar geldiler. Bir süre bir kafede oturan AKP’liler meydandan “Türkiye laiktir laik kalacak” sloganlarını duyunca “Biz sıkıntı yaratmayalım tatsızlık çıkmasın ” diyerek döndüler.

TBMM Başkanvekili alana girseydi nasıl duygular yaşayacağını merak ediyordum doğrusu. Eski CHP’li olan ve 1977 mitingine de Fatih ilçe örgütü ile beraber gelen şimdinin AKP’lisi İstanbul Milletvekili Ayşenur Bahçekapılı “heyecana kapılıp CHP sloganı atar mı?” diye eski yol arkadaşlarıyla konuşmadık değil. Alana sadece Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan girdi.

Atatürk bayraklı türbanlılar

AKP tabanından gelmiş olanlar var mıydı? Tek tük de olsa vardı. Türbanlılar çoktu ama bunlar “Kemalist türbanlılar”dı. Ellerinde bayraklar, alınlarında “Atatürk’ün izindeyiz” bandanaları bağlayan türbanlılar herhalde AKP’li değildi. Çarşaflı kadınlara da rastladık. Bayrakları güneşten korunmak için ya başlarına ya omuzlarına atmış olan çarşaflılar büyük olasılıkla AKP’liydi. Anti-Kapitalistler de alanda olduğu için belki onlardandı. Ama dediğimiz gibi ellerinde Atatürk bayrağı olan türbanlılar, büyük çoğunluğu oluşturuyordu.

Biber gazı sık bakalım

Alanda bizi en çok güldüren Pangaltı’da toplanan Haziran Hareketi’nin anons arabalarından yükselen Gezi Direnişi’nin marşı “sık bakalım sık bakalım biber gazı sık bakalım” şarkısı eşliğinde yürümeleriydi. Zira dün ne havada gaz kokusu ne de enselerinde hissedecekleri cop korkusu vardı.

LBGT’liler yine muhteşemdi. Pankartlarından kim olduklarını hemen anlamak mümkündü. İçlerinden birinin taşıdığı dövizde “Ne Tayyip ne Gülen/ En sevdiğim Zeki Müren” sözleri tabiatıyla okuyanları güldürdü. Polisin aldığı güvenlik önlemleri olağanüstüydü. Hem sayıca kalabalık hem giriş çıkışlar düzenliydi. Gezi döneminde insanları Gezi Parkı’na sokmamak için her yönteme başvuran polis, dün miting dağılırken de insanları zorla Gezi Parkı’na yönlendiriyordu, iyi mi?

1977 mitingi

Dediğimiz gibi resmi - sivil, alanın her noktasında polis vardı. Neredeyse İstanbul’un tüm polisi Taksim’e yığılmıştı. Bu tabloyu görünce aklıma 1977 mitingi geldi. CHP’nin 3 Haziran 1977 mitinginde Gümüşsuyu tarafında arkadaşlarla mitingi izlerken yanı başımızdaki polisin telsizinden “Bostancı’da banka soygunu oldu, yakın ekipler bizimle irtibata geçsin” anonsu yükseldi. Önümüzdeki yaşlı amca da bu anonsu duyunca “akıllı çocuklarmış vesselam. Bugün İstanbul’un bütün polisi buraya yığılmış. Soygun için bundan daha elverişli bir gün olamaz” deyince polis dahil hepimiz gülmüştük. Dün inşallah banka falan soyulmamıştır.

TRT tam gün canlı yayında

mitingle bu miting arasında en ilginç nokta da 1977 mitinginde TRT saat başı “Miting iptal oldu, kimse alana gitmesin” yönünde anons yaparken dün TRT tam gün insanları alana çağırmakla yetinmeyip mitingi canlı yayımladı.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasında en çok alkışı “Balyoz, Ergenekon ve Askeri Casusluk davalarında mağdur olanların itibarlarının iade edilmesi”ne ilişkin sözleri ile “Özgür basın olmasaydı darbe bu kadar kolay önlenemezdi” demesi aldı. Alanda zaten ne zaman Atatürk ve laiklik vurgusu yapılsa alan yıkıldı. Bundan da anlaşılıyor ki, Taksim’i dolduran kalabalığın ezici çoğunluğu CHP’liydi.

 


Yazarın Son Yazıları

Entarisi ala benziyor 10 Ekim 2020
DPT’siz yıllar 3 Ekim 2020
Balayı yaramış 26 Eylül 2020
Bak şu Müyesser’e!.. 12 Eylül 2020
Ne vereyim abime? 5 Eylül 2020
Siyasette zamanlama 15 Ağustos 2020
Kim ağa, kim maraba? 8 Ağustos 2020
CHP’nin toyu 25 Temmuz 2020
Fethedilmişi fethetmek 18 Temmuz 2020
Tek umut Abdullah Gül 11 Temmuz 2020