Çanakkale... Ermeniler... Türk Tarih Kurumu!

26 Nisan 2020 Pazar

Her yıl 24 Nisan günü Ermeni iddiaları, 25 Nisan günü Çanakkale zaferi gündeme geliyor.

Her ikisi de Birinci Dünya Savaşı’nın koşulları içinde yaşandı. Anadolu 1912’de 17.5 milyondu, 1922’de 12 milyona düştü. Birinci Dünya Savaşı’na katılan ülkelerin nüfus kaybı yüzde 2, Türkiye’nin yüzde 30.

Bu rakamın içinde başta Türkler olmak üzere Anadolu’da yaşayan herkes var. Galiçya’dan Süveyş’e, Çanakkale’den Sarıkamış’a yedi cephede savaşan Osmanlı, Anadolu’da Ermenilerle iç sorun yaşanınca 24 Nisan 1915’te zorunlu göç, tutuklama ve Ermeni örgütlenmelerini kapatmayı içeren bir genelge çıkardı. O gün Osmanlı Meclisi’nde 13 Ermeni kökenli milletvekili, 2 de bakan vardı.

İngilizler İstanbul’u işgal ettiklerinde pek çok mebusu sözde Ermeni soykırımından sorumlu tutarak Malta’ya sürdüler. Osmanlı arşivleri de ellerinde olduğu halde buna ilişkin hiçbir belge bulamadılar.

Bugün Türkiye’de yaşayan Ermeni sayısı 70 bin kadar, 100 bine yakın da Ermenistan’dan kaçak gelip kalan var. Alin Özinyan’ın araştırmasına göre kaçak gelen Ermenilerin yüzde 95’i dönmek istemiyor. Türkiye, Ermenistan dışında Ermenilerin en çok yaşadığı ilk on ülke arasında.

***

25 Nisan ise Mustafa Kemal’in Atatürk olduğu gün. Atatürk, yıllar sonra Çanakkale’yi yazarken 25 Nisan 1915’te, Arıburnu’na çıkarma yapan Anzaklara karşı geri çekilen askerlere verdiği emri anımsatıp şöyle diyor:

- Kazandığımız an, bu andır!

Metrekareye 6 bin merminin düştüğü, havada çarpışıp birbirine geçen mermilerle dolu 600 metre uzunluğundaki Anzak Koyu’nda çakılı kalan birliklerin komutanı Hamilton’ın şu sözü hâlâ koyun semalarında dalgalanıyor:

Gebe dağlar Türk doğurmaya devam ediyor!

Avustralyalıların 20. yüzyıl resmi tarihleri beş ciltten oluşuyor. Biri sadece Çanakkale’ye, onların anlatımıyla Gelibolu’ya ait. Gelibolu’yu, kendi benliklerini buldukları savaş olarak görüyorlar. Sidney’deki kitabevlerinin tümünde mutlaka Gelibolu ile ilgili bölüm var. Kabaca incelediğim kadarıyla Gelibolu’ya ilişkin her 3-4 kitaptan birinin kapağında Mustafa Kemal var.

Tarihte ilk kez kara-denizhava savaşlarının bir arada yapıldığı Çanakkale’nin bütün dünyada “tartışmasız” kahramanı Mustafa Kemal.

Bu “tartışma” belki sadece Türkiye’de yapılıyor!

***

Yukarıdaki iki konunun Türkiye ve dünya kamuoyuna en doğru, en bilimsel anlatılabileceği kurum, Türk Tarih Kurumu (TTK).

O kurumun başına Ensar Vakfı Afyonkarahisar Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Ahmet Yaramış getirildi.

Haber 24 Nisan günü medyada yayıldı. O an Türkiye’nin şu tezi aklıma geldi:

Tarihi tarihçilere bırakın. Ermeni iddialarını siyasal olarak kullanmayın!

Hangi tarihçilere bırakacağız?

Prof. Yaramış’ın çalışmalarının hemen tümü 19. yüzyıla ait. Yavuz Sultan Selim’in kızı Şah Sultan’la, yeniçeri ocağının kapatılmasının Çorum ve çevresine etkileriyle ilgili makaleler yazmış. Tek kitabı da 1826-1827 Askeri Kanunnameler.

İçinde Atatürk geçen makalesinin başlığı da şu: Atatürk’ün Yetiştiği Mektebi Harbiye’nin Kuruluşu (1835).

Prof. Yusuf Akçura’dan Prof. Enver Ziya Karal’a kadar pek çok tarihçi başkan tarafından yönetilen TTK şimdi, 19. yüzyılda çakılı kalmış bir kişiye emanet. CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel’e göre, Atatürk’le ilgili bir başka çalışması da Atatürk düşmanlarını övmek!

1931’de Atatürk’ün kurduğu TTK ne yazık ki 1980 darbesinde özerk kimliğini kaybetti. Devlet dairesine dönüştü. Şimdi tüm kimliğini de yitirmiş görünüyor.

Çanakkale üzerine Avustralyalıların yazdığı kitap, bizimkinden fazla...

Dünyada Ermeni iddialarına yer veren kitap sayısı 25 bin kadar, bizim tezlerimize ilişkin kitap sayısı 150 kadar!

25 bin nerede 150 nerede!

Türk Tarih Kurumu zaten sorumluluğunu yerine getirmiyordu...

Dileriz yeni adı şu olmaz:

Tarih Tahrip Kurumu!


Yazarın Son Yazıları

Sudan dersleri... 16 Eylül 2020
Siyasal ısınma! 10 Eylül 2020
Ömür boyu Atatürk’le... 30 Ağustos 2020