Öyle bir Cumhuriyet ki!

07 Mayıs 2020 Perşembe

TBMM için kullanılan tanımlardan biri şudur:

Tarihsel olarak önce kurtuluş savaşı verilir, sonra meclis kurulur. Ancak TBMM tam tersidir, bizzat Kurtuluş Savaşı’nın örgütlenmesinden doğmuş, süreci yönetmiştir. Bu nedenle Gazi Meclis denir.

Aynı süreçlerden geçmiş bir de yayın organı vardır:

Cumhuriyet gazetesi...

Atatürk’le 1900’lerin başında Selanik’te tanışan Yunus Nadi, onunla yoldaşlığı hiç bırakmadı. Atatürk Sofya’dayken, İstanbul’da Tasvir-i Efkâr’da yazılarının yayımlanmasını Yunus Nadi sağlıyordu. 1918’de kurduğu Yenigün gazetesi, İngiliz işgali altındaki İstanbul’da Kurtuluş Savaşı’nı destekleyen başlıca yayın organı idi. Aynı zamanda Osmanlı Meclis-i Mebusanı’nda İzmir vekilliği yapan Nadi, 1920’de Atatürk’ün çağrısıyla Ankara’ya geldi. Gazeteyi Anadolu’da Yenigün olarak çıkarmaya başladı. Aynı süreçte Halide Edib’le 6 Nisan 1920’de Anadolu Ajansı’nın kuruluşunda yer aldı.

Sakarya Savaşı günlerinde Mustafa Kemal, düşman Ankara’ya gelse bile savaşın bitmeyeceğini kararlılıkla vurguluyordu. “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır, o satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaş kanıyla sulanmadıkça terk olunamaz” sözü bunun eseriydi. Yunus Nadi de gazeteyi her koşulda çıkarmak için, Ankara’nın işgali olasılığına karşı matbaayı sırtlayıp Kayseri’ye taşıdı. Anadolu’da Yenigün bir süre Kayseri’den yayımlandı. Yazdığı yazıları, “Düşman yıkılmalıdır, yıkılacaktır” diye bitiriyordu.

***

Kurtuluş Savaşı’nın sonunda devlet kurumlaşırken Yenigün de işlevini tamamlamış, Cumhuriyet’in gazetesi gerekmişti.

29 Ekim 1923’te TBMM kürsüsünden Cumhuriyet’in ilanını haykıran Yunus Nadi 4 yıl sonra İstanbul’a döndü. 7 Mayıs 1924’te Atatürk’ün kararıyla Kırmızı Konak’ta Cumhuriyet gazetesini çıkarmaya başladı. İlk sayının manşeti şudur:

Mustafa Kemal’le röportaj...

Cumhuriyet, devrimlerin gazetesi oldu. Bütün devrimlerde bütün sayfalarını taşın altına koydu. 1934’te Soyadı Kanunu çıktığında Anadolu’da hâlâ lakaplar, baba adıyla anılmalar vardı. 2 yıl soyadı seçme süresi tanındı. Bu zaman diliminde Cumhuriyet, her gün bir sayfasını ayırdı, “A” harfinden başlayarak topluma soyadı önerdi.

Bu satırları okuyanların adlarını elbet aileleri verdi. Bazılarının soyadlarını ise belki Cumhuriyet verdi!

Sonraki yıllarda Cumhuriyet, Türkiye’nin bütün dönemlerinde sorumluluk aldı. Çizgisini, kuruluş ilkelerini karşılaştığı tüm engellere karşın korudu. Türkiye gibi darbelerin, rejim sarsıntılarının yaşandığı, iç barışın teröre bulandığı ülkelerde fikir gazeteleri bundan çok etkilenir. Batan, çıkan gazeteler olur.

Cumhuriyet bütün bu süreçlerinden geçip 21’inci yüzyılın ilk çeyreğinde de Atatürk Cumhuriyeti’nin gazetesi olarak varlığını sürdürüyor.

***

Böyle bir yolculuğun elbet riskleri, bedelleri vardır.

Cumhuriyet, Uğur Mumcu’ları, Ahmet Taner Kışlalı’ları şehit verme pahasına yoluna devam ediyor...

Cumhuriyet, gerek kurumsal kimliği, gerekse yazar ve yöneticileri hakkında açılan akıl almaz davalara göğüs gererek yoluna devam ediyor...

Cumhuriyet, iletişim çağının tüm gereklerini bünyesine taşıyarak, bunun yanında köklerini de koruyarak yoluna devam ediyor...

Korona günlerindeyiz... Cumhuriyet, bir yandan güncel gelişmeleri en gerçekçi biçimle okura sunarken bir yandan da Türkiye’yi ve dünyayı nasıl bir geleceğin beklediğini sorgulayarak yoluna devam ediyor...

Cumhuriyet, kin tutmaz, kir tutmaz. Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerlerine saygısı olan herkesi kucaklayarak, cehalet ve bağnazlıkla mücadele ederek yoluna devam ediyor...

Bu yolculukta en büyük enerji, okur gücüdür.

Silivri zindanında 7 Mayıs yazıları yazarken en çok şunu düşlerdim:

Cumhuriyet’in 100’üncü yılında da yazabilmek, bu bayrağı taşıyanlarla omuz omuza olabilmek!

O zaman Cumhuriyet 80’li yaşlardaydı. İşte şimdi 96’sına giriyor.

100’e 4 var...

Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Cumhuriyet gazetesinin ikinci yüzyılında çağdaş uygarlık mücadelemizi bütün gücümüzle sürdüreceğiz.

Ne mutlu bu mücadelenin bir parçası olabilene...

Yaşasın Cumhuriyet!


Yazarın Son Yazıları

Siyasette bu yaz tufan… 27 Mayıs 2020
Yalnız milyonlar! 17 Mayıs 2020
Silahlar konuşurken... 12 Mayıs 2020
Öyle bir Cumhuriyet ki! 7 Mayıs 2020
Koronadan sonra tufan! 5 Mayıs 2020