Olayların Ardındaki Gerçek

Meral Akşener’i Öncelikle Meral Akşener Korumalıdır

25 Ekim 2020 Pazar

İYİ Parti, 25 Ekim 2017 tarihinde kuruldu ve o tarihten bugüne üç yıldır, Türk siyasal yaşamında önemli ve etkin olarak yer almış bulunuyor.

Son anketlere göre Cumhur İttifakı’nda AKP ve MHP’nin oyları düşerken, Millet İttifakı içinde yer alan İYİ Parti’nin oyları yükseliyor. Aynı doğrultuda Meral Akşener’in popülaritesi, halk katmanlarında benimsenmesi gün gün artıyor. Akşener, muhalefetin en güçlü cumhurbaşkanı adayı olarak ortaya çıkıyor. 

Akşener ve İYİ Parti, bu oy yükselmesini hangi kesimden alıyor? Biraz MHP, biraz küskün AKP seçmeni ve özellikle eski merkez oyları yani eski ANAP, DYP gibi partileri benimsemiş olan kitlelerden ve CHP tabanından oy alıyor.

Böylesi olumlu bir gelişme içinde iken birdenbire ne oldu? İYİ Parti birdenbire neden karıştı?

Kimi yorumcular, Bahçeli’nin “Evinize dönün” çağrısı ve ardından Erdoğan’ın “çok iyi olur” dilek ve önerisinin etkili olmaya başladığını belirtiyor. 

SON KURULTAY

Sorun aslında partinin son kurultayında, “Aşağıda belirtilen isimler seçilmeyecek” başlığı ile dağıtılan liste olayı ile başladı. Bu listede ismi olanların içinde partinin kuruluşunu gerçekleştirenler olsa bile hepsi tırpan yedi. Bu liste olayı İYİ Parti’de içten içe gelişen bir çatışmanın somut örneği olarak görülmelidir. Her siyasal olayın bir arka planı vardır. 

Kimi yorumcular böylesi bir hareketin başarılı olması için genel başkandan onay alınması gerektiğini belirttiler. 

Yapılan analizlerde yukarıda sıralanan soru işaretleri yanında, “ilerleyen İYİ Parti durdurulmak isteniyor” yargısına da yer veriliyor. 

ÖZDAĞ’IN İDDİALARI

Kurultaydaki liste olayının etkileri henüz yatışmamışken bu kez, geçen hafta Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın televizyon ekranlarında yaptığı açıklama kırılma noktası olarak belirlendi. 

Özdağ, partinin İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu’yu hedef alarak, FETÖ ile ilişkisi olduğu iddiasını ortaya attı. Buna delil olarak, Buğra Kavuncu’nun babası Orhan Kavuncu, amcası Burhan Kavuncu ve dayısı ünlü MİT elemanı ve FETÖ’cü Enver Altaylı’nın isimlerini ve faaliyetlerini ortaya koydu. 

Özdağ, bunları ilk kez açıklamadığını, konuyu daha önce genel başkan Meral Akşener’e ilettiğini de belirtti.

Bu iddialara karşı Buğra Kavuncu, yargıya başvurdu.

İDDİALAR CİDDİ OLARAK ELE ALINMALIDIR

FETÖ, CIA tarafından yönetilen bir casusluk örgütüdür. Bu nedenle Avrupa, Orta Asya, Rusya, Ortadoğu ve Afrika ülkelerinde uzantıları vardır. Bu derece geniş bir örgüt, Pensilvanya’da beş dönümlük bir arazi içinde kurulmuş bir konaktan yönetilemez. Bunu bilen biliyor. 

Böylesi bir örgütün deşifre olduğu için hemen sahayı terk edeceğini düşünmek saflıktır. Bu nedenle Türkiye’de resmi, sivil her kuruma ve özellikle her partiye FETÖ elemanları sızmaktadırlar. 

Bu önemli nokta hiçbir zaman unutulmamalıdır. 

İl başkanı Kavuncu ile ilgili iddiaları ileriye süren kişi, ülkücü kesimde çok iyi tanınan, İYİ Parti’nin kuruluşuna katılmış olan, çile çekmiş bir akademisyendir. Böylesi bir açıklamanın kendisini partiden ihraca kadar götüreceğini bilecek birikime sahiptir. Düşünüp taşınmadan böylesi bir girişime kolay kolay başlamayacağını herkes kabul ediyor. 

Ümit Özdağ, iddialarını şu noktalarda topluyor:

Özdağ, İYİ Parti’deki kavganın “Milliciler” ile “uluslararasıcılar” arasında geçtiğini ileriye sürüyor.

Buğra Kavuncu’ya İYİ Parti’nin geleceğinin teslim edileceğini, Buğra Kavuncu’nun uluslararası güçlere dayandığını belirtiyor. 

Özdağ, kendi konumunu “Sorosçulara karşı bir meydan okuma” olarak belirtiyor. 

Genel Başkan Meral Akşener, bu iddialara verdiği yanıtta, “Ölçü kaçtı ancak fikirlerine saygı duyuyorum” dedi.

CHP VE MİLLET İTTİFAKI’NA KARŞI

İYİ Parti’nin kuruluş aşamasında önemli görevler yüklenen ve liste operasyonu nedeniyle kenara itilen Dr. Aytun Çıray da “Ortada İYİ Parti’ye operasyon varsa yapanlar kara listeyi ortaya çıkaranlardır.

Son operasyon Koray Aydın’ın koordinatörlüğünde yapılmıştır. CHP kuşatılmak ve yalnızlaştırılmak, Millet İttifakı çökertilmek ve İYİ Parti ‘parlamenter sistemi getireceğiz’ gerekçesiyle masaya oturtulmak isteniyor” diyerek konuya yorum getirdi.

MERKEZDE AKŞENER VAR

Siyasal bir analiz yaparsak, bu olayda işin tam merkezi Meral Akşener’de toplanmış bulunuyor. Şu anda, Türk siyasal yaşamında göz dolduran ve her kesimden (AKP, MHP ve eski merkez oyları), ayrıca CHP tabanından oy alan tek lider Akşener görünüyor. 

Ancak Akşener, bu hassas konuyu nasıl yönetecek? İşte sorun burada!

Bir yanda aile dostu Buğra Kavuncu, öte yanda 100 yıllık cumhuriyet tarihinin en büyük casusluk olayı FETÖ ve ilişkiler.

SUÇUN ŞAHSİLİĞİ İLKESİ

Hukukun en önemli kurallarından birisi “suçun şahsiliği ilkesi”dir. Kavuncu ailesinden kimileri FETÖ’cü olabilir...

Kimileri yurtdışına kaçmış olabilir... Ancak suçun şahsiliği ilkesi nedeniyle bu durumlar Buğra Kavuncu’ya bağlanamaz. Buna karşın Buğra Kavuncu’nun da ciddi kanıtlar ileriye sürmesi gerektiğini siyasal gözlemciler kabul ediyorlar.

Örneğin Buğra Kavuncu’nun FETÖ’ye karşı bir eylemi ya da kınayan bir açıklaması bugüne kadar oldu mu?

BUĞRA KAVUNCU’NUN AÇIKLAMASI

Kavuncu, FOX TV’de İsmail Küçükkaya’nın sorularına yanıt verdi. Olayın merkezindeki kişi olarak görüşlerini bildirdi.

Kavuncu, “Millet İttifakı’nın korunacağını” söyledi ve çok önemli bir noktaya vurgu yaptı. Şöyle ki;

“Tek adam rejiminden güçlendirilmiş ve iyileştirilmiş parlamenter sisteme geçişin ardından bizim yine en büyük rakibimiz CHP olacaktır” dedi. 

1- İyileştirilmiş parlamenter sistem,

2- Tekrar en büyük rakip olarak CHP’nin hedefe konulması.

Bu cümle siyasal bir hedef gösteriyor. “Hedef CHP”dir. Buğra Kavuncu’nun bir yerlere mesaj göndermek istediği de anlaşılıyor.

Kimi siyaset yorumcuları, “Kendisi hakkında yapılan ciddi iddiaları saptırmak için durduk yerde ‘Millet İttifakı’na çomak sokuyor” diyor. Kimileri, içine CHP’nin sokulmasını bilinçaltı bir görüş olarak değerlendiriyor. Kimileri de olaydaki asıl noktanın İYİ Parti’nin Millet İttifakı’ndan dolayısıyla CHP ile ilişki bağından koparılması olduğunu belirtiyor.

MERAL AKŞENER’İ KİM KORUYACAK?

Yukarıda bu konunun merkezinde Meral Akşener’in olduğunu söyledik. Toplumda karşılık gören, her kesimden oy devşiren Meral Akşener, siyasal hedef tahtasının merkezine konulmuştur. 

Bir noktada, Meral Akşener’in hata yapması isteniyor. Peki, Akşener’i bu hassas ve zor geçitten kim çıkaracak, kim koruyacaktır?

Akşener’i tek kişi koruyabilir, o da Meral Akşener’dir. Bunun için soğukkanlı olmalı, adaletten ve hukuktan ayrılmamalı, yansız hareket ettiğini her daim göstermeli. Bu konunun basit bir konu olmadığını, Türk siyasal yaşamının çok önemli bir konusu olduğunun bilincinde hareket etmeli. 

Bunlar yapılabilir mi? Olayın bir ucunda Buğra Kavuncu, öteki ucunda dünyanın en tehlikeli casusluk örgütü FETÖ ve onun patronu CIA var...

Konu çok önemlidir, olayların ne yönde ve ne gibi gelişmeler göstereceğini hepimiz göreceğiz. 


Yazarın Son Yazıları

Hukuk, Reform ve Tehdit 21 Kasım 2020
Kafkaslar’da Savaş 1 Ekim 2020
Doğu Akdeniz Isınıyor 30 Ağustos 2020
Siyasi güçlerin oyunları 23 Ağustos 2020
Hareketli Bir Hafta 16 Ağustos 2020
Din ve Politika 27 Temmuz 2020