Her maç zordur. Tıpkı hayat gibi!
Her “gün” zordur çünkü…
Her “gün”, çıkılması gereken bir merdivendir!
Ve o “uzun” merdivenler teker teker çıkılır. İkişer ikişer değil.
Onu kolaya çevirmek insanın “Çalışmasıdır-azmidir”!
Bursa maçı da böyle bir hava içeren bir maçtı.
Her ne kadar Bursa taraftarının saatler öncesinden başlayan küfürleri olsa da…
Netice de sadece bir maçtı bu! Ama küfürler tam gazdı.
Bu yüzden “ihtar” anonsu geldi.
Maç başladığında ise sanki güneydoğuda çatışma çıkmıştı.
Bu kadar patlayıcıyı içeri nasıl sokmuşlardı ki…
Önce Gökhan, sonra Quarasma’nın korner atmaya alışırken atılan maddeler! Sadece futbol
değil spor adına utanç verici anlardı…
Nerede olursa olsun, yeryüzündeki bu kin ve nefreti anlamak mümkün değildi!
Halbuki, savaş değil maç yapıyordu çocuklar…
Çünkü, “Tüm savaşlar iç savaştır, çünkü tüm insanlar kardeştir”!(x)
Keşke, bunu herkes bilseydi!
Yayınlandığı günden beri yüzlerce insanın öldürüldüğü bir dizinin müziğinin çalındığı bir yerde barış güvercinlerinin uçmasını beklemek de saflıktı zaten..
Bursaspor bu sene en iyi futbolunu oynuyordu oysa!
Sosa düşürülünce Gökhan hakeme “Bu 3’cü” diye işaret etti. Hakem de ona iki elini yanda yanıt verdi. Meali; “Ben ne halt edeyim, bu seyirci beni yer, nasıl kart vereyim” idi!
Misal, ikinci yarı İsmail’e yapılan hareket sarı değil, kırmızının tak kendisiydi...
İkinci yarı Sosa çıktı, Necip girdi. Şenol Hoca’nın da yapacağı “ataklar” da artık önceden bilinir olmuştu. 3 gün önce maç yapan aynı kadrolu Beşiktaş’ın yorgun olduğu yaptığı pas hatalarından belliydi.
Topa giren Querasma için yedek kulübesinden fırlayan Ertuğrul sarı kart verdirdi. Sonra yaptığına o da pişman oldu ve Q17’den özür diledi. Ancak, Quarasma’nın hemen arkasından sağ kanatta yaptığı hareket karttı. Hakem ona da sadece faul verdi. Oysa o kartlık pozisyondu.
Şenol Hoca da baktı Q17 ikinci karta yakın, Olcay’ı aldı oyuna.
Ummadık anda Oğuzhan’ın golü geldi.
Bu Beşiktaş için sürprizdi. İyi oynamadı Beşiktaş ama 3 puan aldı.
Edilen küfürle ise, daha önce cezaları affettiren siyasi arkadaşların kulaklarını çınlatmıştır herhalde…
Çünkü, yapanın “yaptığı” yanına kar kalmamalıydı..
(x) François Fénelon
Neler oldu neler
Yazarın Son Yazıları
Mahallenin ‘Ağır Abi’sinden herkes çekinir! Ama bir kez “düşmeye” görsün delikanlı! Apartta bekleyenlerin “hedefi” olur.
Sergen mi Rafa Silva mı?
Sahada takımın başında Sergen yoktu.
Dünya ve Beşiktaş’ın yıldızı Ouaresma da stattaydı.
'Beşiktaş’ın formalite maçı'
Tanrılar cezalandıracağı kişinin önce aklını alır
Bir defa sınırı aşan için artık sınır yoktur. (*)
Ben aslında size Adanalı Montella’yı anlatacaktım.
Hayalgücüspor
‘Satarım Sattırmam’
VAR ya da HAM
Kiziroğlu Beşiktaş Bey
Ciddiye alacaksın yaşamayı..
Kaldı 7
Mürettebat ne yapsın
Adalet ve sosyalizm
Bu maçın ana fikri
Sadece bir adam
Prometheus gib
Bir Karşıyaka masalı
Beşiktaş bildiğiniz gibi
Ahlaklı hovarda
Top böyle oynanır
Dalga bile yoktu
Öyle bir havada geldi ki
Bir İzmir masalı...
Pişman ölmek
Beşiktaş’ı vurdular!
Ülkenin fotokopisi gibi
Çoğalıyor bu adamlar
Beşiktaş demek
Beşiktaş ‘Harlem’ takımı değildir
Solculuk hastalığı
Devekuşları bile gülerdi
Bugünler de geçer
Şampiyonluk da önemli
Sonra, sen kazanırsın
Gazetecilere selam olsun
Son saniye yıkıldı
Tam unuttu derken