TFF Riva Tesisleri’nde genç hakemlerin ‘Kokart Töreni’ vardı.
Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu tören sonrasında basın mensuplarının TFF Riva Tesisleri’nde bulunan VAR Odalarını gezebileceklerini ve ayrıntılı bilgi alabileceklerini açıkladı.
Bu açıklama, medya mensupları için manşet içinde manşet olabilecek bir gelişmeydi.
Törende bulunan gazetecilerin çoğu VAR Odasını ilk kurulduğu zamanlarda gezmişlerdi, yani biliyorlardı.
Ancak, onun üzerinden uzun bir süre geçmiş ve çok zamandır VAR Odası artık VAR Odaları olmuştu…
Onca eleştirilere karşın TFF VAR Odalarını ne hale getirmişti, deyim yerindeyse ek olarak neler yapılmıştı…
Mesele sadece görüntüyü seyretmek meselesi değildi…
Ancak, Kokart Törenine Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da katıldığı için TFF yetkilileri VAR Odalarının son halini Bakan Bey’e anlatıyorlardı.
Bu yüzden de törene katılan basın mensupları beklemek zorundaydı.
Spor dünyasının spora yabancı olmayan, futbol olmasa da sporun içinden gelen Spor Bakanı, yaptığı konuşmada sempatik açıklamalar yapmış, salonda birkaç defa alkış yağmuru tutulmuştu.
Gençliğinde hakemlik yaptığı da açıklanan Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’a hakem forması hediye edilince Bakan Osman Aşkın Bak espriyi patlattı:
Hedef Dünya kupasında finali yönetmek…
Bu sempatik sözlere, salonda bulunan onlarca genç hakem çılgın alkışlarla yanıt verdi.
VAR Odaları “gezisi” için onay gelmesi bekleniyordu ancak bekleme süresi uzadıkça, uzuyordu.
Ulaşım için Riva yeterince uzaktı ve vakit gittikçe ilerliyordu.
VAR Odası gezisi ‘Az sonra, az sonra, iptal edildi, sonra mı yapsak?” haberleri arasında bir muammaya döndü.
Bu arada, Riva Tesislerini “Ağır Haberin” kokusu sarmıştı…
Cumhuriyet yazarı Orhan Can bu durumu kaçıramazdı.
Bir ara Fanatik Gazetesi yazarı Orhan Yıldırım ile göz göze geldiler.
İkisinin de hedefi haberi yakalamaktı.
Sonunda Bakan gitti ve içeriden beklenen haber geldi: Gazeteciler gelebilir…
Tabii istikamet, havada “Ağır” bir Haberin “kokusu” olduğundan koşar adım VAR odalarının bulunduğu yere gidildi…
11 ayrı maçta VAR Odası aynı anda ayrı ayrı hizmet yapabiliyor.
Ayrı ayrı 11 maçın görüntüleri Riva‘da toplanabiliyor.
12’nci maç olur ise televizyoncu deyimiyle o da rejisi olan canlı yayın arabasından..
Bu çok iyi bir rakam… Müthiş bir olanak doğrusu…
Ancak, işin bir de ancak kısmı var..
Sırayla gelelim.
Peki VAR Odasında ne Vardı?!
Ben şahsen bir VAR Odasını ilk kez görüyordum.
Daha önceki tanıtımlarda şehir dışında “yakalanmış” ve katılamamıştım.
Şimdi bir VAR Odası kanlı canlı karşımdaydı.
Eski bir televizyoncu olduğumuz için canlı yayın sırasında neler olduğunu ve neler yaşanabileceğini hayal etmek veya tahmin etmek güç olmadı.
Gösterilen VAR Odasında,
1 operatör
1 VAR Hakemi,
1 AVAR Hakemi…
Toplam 3 kişi..
Saniyeler içinde olup biten bir pozisyonu yakalayacak, akan zamana karşı yarışarak değerlendirecek ekip bu…
Aslında 2 kişi..
Operatör (Televizyoncu lügatıyla Resim seçici) ve VAR Hakemi...
AVAR Hakemini saymayın, çünkü o, pozisyon tekrarını izlenme durumunda, akan maçı takip etmek zorunda...
Elimizde 1 operatör ve 1 de VAR Hakemi var.
Önlerinde ise 27 ila 30 inç ekran..
Görev dağılım şu:
VAR Odasında bir maçta yayıncı kuruluşun kameralarından gelen görüntüleri ayrı ayrı kaydediliyor.
Operatör,
yayıncı kuruluşun kameralarından gelen görüntüleri VAR Hakeminin isteği üzerine onun monitörüne yönlendiriyor.
Hangi kamerayı isterse görüntü operatörü o görüntüyü VAR Hakeminin önünde olan 32 inçlik ekrana gönderiyor.
Normal maç akışında, VAR Hakemin monitöründe aynı anda 4 görüntü oluyor.
Tartışmalı pozisyon olduğunda VAR Hakemi yanındaki operatörden istediği görüntünün önüne getirilmesini istiyor. VAR Hakeminin yanında bu görevi icra eden kişilere televizyonlarda “Resim Seçici” denir. Bir nevi, hemen hemen aynı görevi yapıyorlar çünkü…
ÖNEMLİ OLAN GELEN GÖRÜNTÜYÜ ANINDA DEĞERLENDİREBİLMEK
Yayıncı kuruluş bazı maçları 12 kamera ile çekerken, önemli maçlarda sayı 25 kamaraya çıkabiliyor.
İşte bu görüntüler VAR Odasına iniyor.
Tıpkı yayıncı kuruluşun Canlı yayın rejisini indiği gibi..
Orada yönetmen tüm kamaralardan gelen görüntüleri ayrı ayrı monitörlerde görür.
İsteği resmi (görüntüyü) çıkışa vermek (yayına, izleyicilerin önüne gelen) için Resim Seçiciye “Kamera 4, Kamera 9 ” gibi komutlar verir.
Bu arada kameramanlara da “Şuraya zoom yap. Kamera bilmem 8 şu görüntüyü ver. Kamera 11 sana geliyorum” vs vs gibi bütün kameramanları idare eder.
VAR odasında ise gördüğümüz kadarıyla “Oynatalım Uğurcum’un bir benzeridir..
Ve büyük açmazı VAR Hakemi ile 1 operatörün zamanla yarışmasıdır…
Tartışmalı pozisyonlarda VAR Hakeminin canlı yayın rejisinin yönetmeni gibi kendi operatörüne “Şu görüntüye ver, şu kamerayı gel” gibi komutlar vermesidir…
Böyle bir ortamda hata yapılması, pozisyon kaçırılması çok olağandır…
Bazı hakemlerin kasıtlı yani bilinçli kararları dışında,
VAR Hakeminin yanlış kararlarının tamamının sadece hata olduğu bence doğrudur…
Böyle bir ortamda hata yapmamak elde değildir…
Eğer TFF bunu test etmek istiyorsa futbol maçlarının efsane yönetmeni Musa Çözen ve onun gibi efsane olan yönetmenlere sorun.
Getirin Antalya’dan, ‘Oynatalım Uğurcum’ efsanesinin kahramanını, bir zamanlar reyting rekorları kıran Şansal Büyüka’nın sunduğu Maraton programının yönetmeni Uğur Yıldırım’ı...
Çağırın gerçek televizyoncuları size deneyimleriyle fikir versinler…
27 inç ekran, 1 operatör ile nasıl hükmedeceksiniz en az 12, 15, 18, 22, 25 kamera olan maçlara…
Ha, elinizde görüntü kaçırma ihtimali için pozisyonları 2 saniye geç veren monitör var.
Ki bazı canlı yayınlarda “geciktirici” hayati önem taşır…
Ancak karşınızda acımasız bir “düşman” vardır.. Zaman…
Zamana karşı yarışmak, savaşmak budur…
Hataların, eksiklerin ortaya çıktığı talihsizlik de budur…
Saniyeler hatta saliseler içinde o “a’nı” inceleyecek, saniyeler içinde karar verecek ve orta hakeme bildireceksiniz..
Uzun lafı kısası 1 operatör 1 VAR hakemi ile olacak olan budur…
Hem de 27 inçlik ekran, hem de 12 ile 25 yerden gelen görüntü karşısında…
Ama şunu da söylemek gerekir, bugüne kadar hırpalanan, hatta günah keçisi haline getirilen VAR hakemlerinin görevi böylesi bir ortamda çok zordur.
Kasıtlı kötü hakemlerin dışında,
tüm VAR hakemlerinin görevi maçı yöneten hakemden vallahi daha zor!!
Ancak,
Televizyonculuk deneyime bağlı kalarak söylüyorum
27 inçlik monitörler, 1 operatörle bu iş olmaz arkadaş!!
Bu arada,
bazı görüntülerin ekrana geç gelmesinin nedeni VAR değil, yayıncı kuruluşun kendi canlı yayın akışını yöneten yönetmenin sorumluluğundadır.
Yayın akışındaki reklam akışından tutun da, görüntülerin peşi sıra gelmesi ve bilmem kaç kameranın görüntüleri ile kameramanların yönetilmesi vs vs…
Resim seçiciden, sesçiye kadar bir dizi iş vardır rejide…
İnanın canlı yayın rejisinde öyle bir hengame vardır ki…
Eee o insanlar da etten tırnaktan yaratılmış, sizin benim gibi insanlardır…
Türlü türlü uydurma şeyler üreterek o insanların günahlarına girmemek lazımdır…