Panurge’ün Koyunları
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Panurge’ün Koyunları

22.08.2021 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Bazı deyişler, atasözleri ve yazılarım vardır ki onlardan vazgeçemem, sık sık onlara dönerim. Bugün okuyacağınız yazı, 9 Ekim 2011 günü, “Anayasadan Önce” başlığıyla Hürriyet gazetesinde yayımlanmıştı. Bugün “Panurge’ün (*) Koyunları” başlığıyla okuyacaksınız. Bakarsınız, güncellenecek bir yanı da vardır. 

***

“Rönesans dönemi yazarlarından François Rabelais’in ‘Pantagruel’ adlı ölümsüz bir yapıtı vardır. Kitap birçok bakımdan ünlü ve ölümsüzdür. Bunlardan biri de ‘Panurge’ün Koyunları’ adlı kıssalı öyküdür. Milan Kundera, çevirisi bendeniz tarafından yapılan ‘Saptırılmış Vasiyetler’de (Can Yayınları) bir mizahi durumu açıklarken bu ibretlik öyküyü ele alır:

‘Pantagruel’in gemisi açık denizde koyun yüklü bir şileple karşılaşır; gözlüğü başlığına takılı Panurge’ü gören bir celep zıpırlık edip ona boynuzlu muamelesi yapabileceğini sanır. Panurge hemen öcünü alır: Heriften bir koyun satın alıp denize atar; bunu gören öteki koyunlar koyunluk edip hepsi birden denize atlar. Tüccarlar şaşırır, kimini postundan kimini boynuzlarından yakalayayım derken kendileri de cumburlop denizi boylar.’

***

Farkında mısınız, AKP ve Başbakan uzun yıllardır, Türkiye’de kamuoyuna ve siyasete, ‘Panurge’ün Koyunu’ muamelesi yapıyorlar. Sıkışınca, sürüden bir koyun alıp denize atıyorlar. Ardından bütün koyunlar cumburlop denize. Bu oyunu oynamak için Rabelais’in kitabını bilmeye gerek yok. Her yıl, ortada bir neden yokken uçurumdan aşağı atlayıp telef olan koyun sürüsü öyküleri okuruz, duyarız. Bunlar da Panurge’ün koyunlarıdır.

Deniz Feneri Türkiye davasının başına gelenler, türlü nedenlerle medya tarafından yeterince ele alınmadı. Ama bu kadarından bile rahatsız olan Başbakan, sürüden bir koyun alıp denize attı ve ortaya Alman Vakıfları’nın CHP’li belediyelerle yaptığı hayali dans çıktı.

Bu türden örnekleri AKP iktidarı döneminde sık sık yaşadık. Yaşayacağız!

***

AKP, anayasa konusunda da millete, halka ve öteki siyasi partilere Panurge’ün Koyunu muamelesi yapıyor. Öteki koyunlar Panurge’ün koyununu izliyor ama farkında bile değiller.

AKP, şu anayasayı kaşla göz arasında hazırlayıp kestirmeden, şıpın işi çıkarmak istiyor. Halka ve muhalefet partilerine, sanki 1924 türü bir anayasa çıkarsa, her şeyin (ekonomi, siyaset, sanayi, insan hakları, vesaire) düzeleceği efsunu yapılıyor.

Ne ilgisi var? 1982 Anayasası aynen kalır ve antidemokratik yasalar değişirse Türkiye demokratikleşir. 1982 Anayasası değişir ama antidemokratik yasalar olduğu gibi kalırsa ülke bugünkünden daha beter olur. Ama antidemokratik yasalar ve 1982 Anayasası birlikte değişirse o zaman tadından yenmez!

***

Ama öncelik hangisinde, anayasada mı yoksa antidemokratik yasalarda mı?

Bu başlangıç ve uzlaşma anlayışıyla AKP, CHP, MHP ve BDP’nin anlaşıp yeni bir anayasa yapabileceğine asla ihtimal vermiyorum. Öteki partilerin istek ve hayalleri AKP’nin umurunda bile değil. Bir yolunu bulup kendi anayasasını çıkarmak istiyor. Bu yöntemle önümüzdeki seçime kadar hiçbir şey değişmez ve yeni seçime de 2011 koşulları ile gidilir ve girilir. Siyasal tablo ve temsil değişmez. AKP’nin istediği de zaten budur.

Bu durumda yapılması gereken Panurge’ün koyununu denizden alıp gemiye çıkarmak. Yani siyasal partiler ve seçim yasalarını; sendikaları ve grev hakkını ilgilendiren yasaları demokratikleştirmek, özel yetkili mahkemeleri ve seçim barajını kaldırmak için girişimde bulunmak. Ve daha başka ne gerekiyorsa!.. CHP, MHP ve BDP’nin yapması gereken budur: İlkin antidemokratik yasalar, sonra anayasa! Yoksa AKP’nin işbirlikçisi olurlar. Zaten AKP kendi anayasasına kavuştuktan sonra antidemokratik yasalar defterini, denize bir koyun daha atarak kapatır.”

***

Yazıda ilginç bir cümle var: “Bu türden örnekleri AKP iktidarı döneminde sık sık yaşadık. Yaşayacağız!” Daha beter örnekler yaşadık!

AKP gene AKP, CHP gene CHP, MHP muhalefetten boşanmış, iktidara kuma gitmiş; kuma olmak istemeyenler İYİ Parti’yi kurmuş, BDP ise HDP’ye dönüşmüş... Erdoğan Hazretleri şansına ve koyunlarına güvenip Demokrat Parti’nin “Vatan Cephesi”ne (1955-1960) benzer bir Cumhur Cephesi kurmuş ve fizik kuralı gereği CHP ve İYİ Parti’ye Millet Cephesi’ni kurdurmuş. Eminim, muhalefetin Cumhur Cephesi karşısında tavuk gibi pısacağını sanıyordu. Hayal kırıklığına uğradı ve morali bozuldu. Hele koyunların koyunluktan vazgeçtiğini görmek “zihinsel kontak” etkisi yaptı.


(*) “Panürj” diye okunur.

Yazarın Son Yazıları

Bir ulus bölünebilir mi?

Vikipedi’ye Türkçe, “Ulus bölünebilir mi?” diye sordum.

Devamını Oku
09.10.2026
Kız kardeşim İoanna

1 Ekim 2026 Perşembe günü telefonla bir mesaj göndermişim İoanna’ya, yani İoanna Kuçuradi’ye: “Ey Efemi Hanım teyzemin, Yorgo amcamın kızı ve benim öz bacım İoanna Hanım!

Devamını Oku
06.10.2026
Bir ‘lingua franca’ olarak Türkçe

Türk dilinin Osmanlı’ya karşın halkın dili olarak Anadolu coğrafyasında bir “lingua franca” olması tarih ve Türkiye Cumhuriyeti bağlamında son derece önemlidir.

Devamını Oku
04.10.2026
Lingua franca

Lingua Franca ya da geçer dil, ortak bir dili ya da lehçeyi paylaşmayan insanların birbiriyle iletişim kurmak için kullandığı ortak dildir.

Devamını Oku
02.10.2026
Türkiye ve Türkler (1)

Marco Polo’nun “Dünyanın Hikâye Edilişi, Harikalar Kitabı 1”in (2) 79. sayfasında “XXI-Burada Türkiye Bölgesi Anlatılmaktadır” bölümü var.

Devamını Oku
29.09.2026
‘Kemalizm öldü, cenazesi kaldırılmalı’

Bugün okumanıza sunduğum bu yazı, daha önce 23 Mayıs 2021 günü bu sütunda yayımlandı.

Devamını Oku
27.09.2026
Üniter devlet

Bu yazı benim gibi savgüden (angaje) birinin ürünü değildir.

Devamını Oku
25.09.2026
Serra Bucak diyor ki...

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Serra Bucak Küçük, “Kürtçe tabelalar” yani Kürtçe işyeri (dükkân) tabelaları konusunda açıklama yapmış ve “Türkçe resmi dil ama başka diller de var” (1) demiş.

Devamını Oku
22.09.2026
İdrisi Bitlisi ve aşiretler

İdrisi Bitlisi ve aşiretler

Devamını Oku
20.09.2026
Demsiz densizlik

Demsiz densizlik

Devamını Oku
18.09.2026
İki kurucu halk mavalı

Prof. Dr. Oktay Uygun’un FEDERAL DEVLET (1) adlı kitabının 327. sayfasında yer alan “İki Kurucu Halk” bölümünü çok önemli bulduğum için okumanıza sunuyorum...

Devamını Oku
15.09.2026
‘Ortak vatan’mış

Sözcükler “tekin” değildir, yanlış kullanıldıklarında öylesine tepki gösterip öç alırlar ki adamı eşek tepmesinden beter ederler!...

Devamını Oku
13.09.2026
Ortak vatan

“Ortak vatan” deyişini kullananlar suç işlediklerini nedense bilmiyorlar. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 3. maddesini okuyalım.

Devamını Oku
11.09.2026
Fransızca dersi ve...

4 Eylül 2026 günü benim sütunumda iki tekzip (düzeltme) metni okudunuz.

Devamını Oku
08.09.2026
Tekzip itiraftır

Arapça kökenli bir sözcük olan tekzip, anlam olarak yalanlama veya düzeltme demektir ama aynı zamanda bir tür itiraftır!

Devamını Oku
06.09.2026
Cevap ve düzeltme

Cumhuriyet Gazetesi’nin 03.07.2026 tarihli nüshasında ve https://www.cumhuriyet.com.tr/ sitesinde Özdemir İnce tarafindan yazılan “Çeviri Ahlakı ve Sel Yayınları” başlıklı bir yazı yayınlanmıştır.

Devamını Oku
04.09.2026
Başka emriniz efendim?!

[Eğitim Sen’in, bu yıl “Eşitlik ve Özgürlük İçin” başlığıyla altıncısını düzenlediği “Demokratik Eğitim Kurultayı”nda dün anadilde eğitim ile ilgili rapor sunuldu...

Devamını Oku
01.09.2026
Türkiye bir etnik mozaik değildir

4 Nisan 2013 tarihli Aydınlık gazetesinde yayımlanan bu yazımı 13 yıl sonra da okunmasının (anlayana) yararlı olacağını düşündüğüm için ilginize sunuyorum...

Devamını Oku
30.08.2026
R.T. Erdoğan ve Osmanlı

Vikipedi’de rastladığım “R.T. Erdoğan ve Osmanlı” başlıklı yazıyı birlikte okuyalım.

Devamını Oku
28.08.2026
YENİ Parti ve siyasetin dili

“Siyaset”in toptancı yani “tek” bir dili yoktur.

Devamını Oku
23.08.2026
YENİ Parti ve üniter devlet

YENİ Partili Sezgin Tanrıkulu 1 Ağustos 2026 günü Diyarbakır’da yaptığı basın toplantısında, partinin Lozan Antlaşması’nın yıldönümünde kurulması ile ilgili olarak “O güne denk gelmiş olmasının Kürtlerin göz ardı edileceği konusunda bir alınganlığı ben doğru bulmuyorum” demiş.

Devamını Oku
21.08.2026
Osmanlı benim atam değildir

AKP’li Cumhurreisi R.T. Erdoğan’ın Beştepe’deki kabine toplantısından sonra yaptığı açıklamanın bir bölümünü 14 Temmuz 2026 tarihli Hürriyet gazetesinden aktararak okumanıza sunuyorum.

Devamını Oku
18.08.2026
AKP sözcüsü Ömer Çelik

AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, gazeteci Ertuğrul Özkök’ün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözlerine tepki göstererek “Cumhurbaşkanımız ile insanlık suçu işlemiş bir diktatörü mukayese etmek zihinsel ve ahlaki bir sefalettir. Cumhurbaşkanımız defalarca milletimizin hür iradesiyle ve demokratik seçimlerle işbaşına gelmiştir” demiş.

Devamını Oku
16.08.2026
AKP 25 yaşında

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) artık 25 yaşına girdi.

Devamını Oku
14.08.2026
Türkiye’nin Sırat Köprüsü: Açılım Masalı

Kurtuluş Savaşı’nı Türk-Kürt ortaklığı kazanmıştır.

Devamını Oku
11.08.2026
Türkiye’nin Sırat Köprüsü: Açılım Masalı (1)

PKK terör örgütü üyelerine “örtülü af” olarak değerlendirilen yasa tasarısının tezgâhlandığı şu günler, benim “Türkiye’nin Sırat Köprüsü: Açılım Masalı” adlı kitabımın gerekli ve zorunlu olduğu günler.

Devamını Oku
09.08.2026
Hayatımın en önemli günü

7 Ağustos 1948 günü para verip o günün gazetesini, Hürriyet gazetesini satın aldım.

Devamını Oku
07.08.2026
İlk Türk devleti Türkiye Cumhuriyeti

AKP’li Cumhurreisi R.T. Erdoğan’ın Beştepe’deki kabine toplantısından sonra yaptığı açıklamanın bir bölümünü 14 Temmuz 2026 tarihli Hürriyet gazetesinden aktararak okumanıza sunuyorum.

Devamını Oku
04.08.2026
Türkiye bölgesi

Marco Polo’nun “Dünyanın Hikâye Edilişi, Harikalar Kitabı 1”den aktarıyorum.

Devamını Oku
02.08.2026
Osmanlı yönetiminde Türkler var mıydı?

Sayın Tahsin Aydın’ın Vikipedi’de rastladığım 05.07.2017 tarihli önemli yazısını kendisine teşekkür ederek aynen yayımlıyorum:

Devamını Oku
31.07.2026
Cumhurbaşkanının Osmanlı sevdası

AKP’li Cumhurreisi R.T. Erdoğan’ın Beştepe’deki kabine toplantısından sonra yaptığı açıklamanın bir bölümünü 14 Temmuz 2026 tarihli Hürriyet gazetesinden aktararak okumanıza sunuyorum.

Devamını Oku
28.07.2026
Milli eğitim bakanıyla hesaplaşma

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tuhaf bir insan.

Devamını Oku
26.07.2026
Özgür Özel nihayet

13 Temmuz 2026 tarihli Cumhuriyet gazetesinden aktarıyorum.

Devamını Oku
24.07.2026
Kültür ve iktidar

Gazetede yazma serüvenim Ertuğrul Özkök’ün daveti üzerine 14 Ocak 2001 günü ilk yazımla Hürriyet gazetesinde başladı.

Devamını Oku
21.07.2026
Emeklilere acımıyorum

Atasözü hiç kullanmam, kullanılmasına da kulak asmam.

Devamını Oku
19.07.2026
Densiz HÜDA PAR

Marazlı HÜDA PAR; Atatürk, Cumhuriyet ve devrim düşmanlığına devam ediyor. TBMM’de görüşülmekte olan torba yasadaki Basın İlan Kurumu’yla ilgili görüşmelerde gene hır çıkarmış.

Devamını Oku
17.07.2026
Vurdumduymaz AKP

5 Temmuz 2026 günkü Sözcü gazetesinin manşeti uyandırıcı bir tokat gibi indi milletin suratına...

Devamını Oku
14.07.2026
Parti değiştirmek

Uzun süredir Fransa’da Fransa vatandaşı kimliğiyle yaşayan bir yakınımdan, “parti değiştirmek” konusunda bilgi almak istedim.

Devamını Oku
12.07.2026
Detay maskaralığı

1948 yılında Mersin Lisesi Orta Okulu’nda Fransızca öğrenmeye başladım; 78 yıldır öğrenmeyi sürdürüyorum.

Devamını Oku
10.07.2026
Tüm ve bütün

Yılların yazarı Adnan Binyazar bile TÜM ile BÜTÜN sözcüklerinin eşanlamlı olduğunu sanıyor ve 2 Temmuz 2026 günkü Cumhuriyet Kitap Eki’nde yayımlanan“Sait Faik Abasıyanık” başlıklı yazısında “Sait Faik’in tüm hikâyeleri” diye yazıyor.

Devamını Oku
07.07.2026