Futbola Yıldırım Düştü!

15 Temmuz 2011 Cuma
\n

\n\n\n

Türk futboluna yıldırım düştü! Bu yazı yazıldığı ana kadar futbol arenasında tutuklananların sayısı 31 idi! Şike savı, denize atılan taş gibi daireler halinde büyüyor, dalgalanıyor; dalgalandıkça da Türk spor dünyası çalkalanıyor.

\n

Futbol karşılaşmaları önemli bir ekonomi dalı olunca TC Merkez Bankası da Dış Ödemeler dengesine futbol kalemini ekledi. Bu kaleme göre Türkiye, yurtdışından alınan yabancı oyuncular için 52 milyon dolar (yaklaşık 83 milyon lira) ödemiş, gönderilenler karşılığında 16 milyon dolar (yaklaşık 25.5 milyon lira) girmiş. Futbolcu alışverişinde 52.5 milyon liralık açık vermişiz.

\n

Takımlar, ister yabancı, ister yerli oyuncu alışverişlerinde büyük paralar ödeyerek yeni oyuncu alır, posası çıkmış limona dönen ya da başarısız oyuncularını düşük bedelle satınca kendi bütçelerinde de oldum olası açık verirler. Milliyet gazetesinde transfer gelir giderlerinden doğan açığın yüzde 79unun yabancı oyuncu alımından kaynaklandığını yazan Güngör Urasın verdiği son beş yıldaki açık tablosu olarak şöyle:

\n

***

\n

Futbol dünyasından bazı ekonomi istatistiklerine yer verelim:

\n

* Tüm Avrupada futbol ekonomisinin değeri 23 milyar lira, Türkiyede ise 1.1 milyar lira.

\n

* Avrupada oyuncu alımında uygulanan gelir vergisi yüzde 3050 oranında değişiyor. Türkiyede oran 1. ligde yüzde 15; 2. ligde ise yüzde 10. Aynı değerde geliri olan bir doktor, avukat, mühendis bunun 2, 3 katı, işçi ise 2 katı vergi ödüyor. Yabancı yıldızların son yıllarında Türkiyeye gelmelerinin temeli bu vergi olgusudur. Oran artarsa yabancılar kaçar, sonra Fenergarden Fenerbahçe, Beşiktaşstone Beşiktaş ve Galatapalace da Galatasaray olur deniliyor.

\n

Kuşkusuz, yabancı oyunculara bu resmi kayıt dışında da ödemeler yapılıyor. Kulüp yöneticilerinin Türk ekonomisinden daha büyük pay almak hevesinin yanı sıra basında da başrolde olmak için zuladan ödeme yaptıkları biliniyor. Şikede kullanılan da zula değil mi? Son yıllarda Bizans Sermayesinin yerine Yeşil Sermayenin girmek istemesinde bu şike olgusunun parmağından da söz ediliyor.

\n

* 3 büyüklerin değeri 1 milyar lirayı aştı.

\n

* Takımlarımızın en önemli gelirlerini TV yayınlarından, bahis oyunlarından aldıkları payların yanı sıra bilet paraları, reklamlar, hamilerin katkıları, başarı ödülleri ve özel mağaza satışları oluşturuyor. Bu girdiler takımların ligdeki derecelerine göre değişiyor. Örneğin geçen mevsim şampiyon Fenerbahçe TV yayınından 63 milyon lira, bahisten 5 milyon lira; sonuncu Kayserispor ise 16 ve 3 milyon lira aldılar.

\n

* Spor kulüplerinin hisseleri de borsada değerlendiriliyor. Örneğin şike olayından sonra Fenerbahçe borsada 394 milyon dolar yitirmişti. Ancak birkaç gün içinde önce yüzde 19, yüzde 11 ile toplamda bunun 226 milyon dolarını geri alabildi.

\n

Bir süre önce İstanbul borsasında vurgun yapan bazı kişiler tutuklanmıştı. O da borsanın şikesiydi. At yarışlarında da şike olmuyor mu? Üniversite giriş sınavlarında da şike olmuyor mu?

\n

Benim anlamadığım bir başka nokta var. Merkez Bankası son ödemeler dengesinde ne idüğü belirsiz diyebileceğim 5.3 milyar doların Türkiyeye girişine yer verdi. Dikkat edin milyon değil milyar dolar! Bu sıcak para ile borsada yeni alımlarla bazı hisseleri yükseltilmeyecek mi? Yükseltilecek, yükseltilecek, ondan sonra donmaya başladığında satılıp kazançlar tekrar yurtdışına çıkartılmayacak mı? Bu da bir çeşit, hem de milyar dolarlık yasal şike değil mi?

\n\n\n

Ağlayangelinden gelinböceğine!

\n\n\n

Haziranda, iki Hollandalının Erzurumdan ağlayangelin de denilen son kalan 57 ters lale soğanını kaçırırken 160 türe ait 5 bin bitki ve tohum çeşidi ile yakalandığından söz etmiştik. Aynı yazıda bir İspanyol doktora öğrencisinin 61 ender bitki topladığı için yakalandığına, 114 bin lira cezaya çarptırıldığına da dikkati çekerek sormuştuk:

\n

Ender bitkileri korumak fikri, ancak yurtdışına kaçırıldıklarında kafamıza dank ediyor; tıpkı tarihsel, kültürel, dinsel miras kaçakçılığında olduğu gibi Bu bitkileri korumak için biz ne yapıyoruz?

\n

Geçen hafta gazetelerimize İsveçten bir haber yansıdı. İsveçte bir güzellik merkezi sahibi olan Maria Karlström, Türkiyede tatilde iken Sivasın Kangal ilçesinin ünlü doktor balıklarından (garra rufa) 500 tanesini ülkesine götürmüş, Türkiyeden nasıl çıkardığını açıklamamış.

\n

Bırakın yurtdışına çıkması, Kangaldan başka Türkiyede herhangi bir yere gönderilmesine izin verilmeyen bu balıkların tanesine dokuzar lira ödemiş. Bayan Karlström mart ayında, Skövde kentindeki güzellik salonunda bir akvaryum yaptırmış ve balıkları İsveçli bayanların bacaklarının güzelleşmesine sunmuş!

\n

37 dereceye varan sıcaklıkta yaşayan, 10 santime kadar büyüyebilen bu ender balıkların dişleri yok. O ısıda suda yiyecek bulamayan balıklar, Kangalda kaplıcalarda tedavi görmeye gelenlerin ölü derileriyle besleniyorlar. Dişleri olmadığı için cilde de zarar vermiyorlar.

\n

Bu ilk olay değil! 2009da ABDnin başkenti Vaşington DCde de bir güzellik merkezinin sahibi olan John Ho, doktor balıklardan salonlarında yararlandığını, o tarihe kadar yaklaşık 5 bin kişiye bu balıklarca pedikür yaptırdığını açıklamıştı.

\n

Dün bizim gazetede Böcek Casuslarıbaşlıklı bir haber vardı. Haberde 6 Çek vatandaşının, aralarında topluiğne başı büyüklüğünde olanlarla birlikte 48 türe ait 6 bin kadar böceği kaçırırlarken yakalandığı bildiriliyordu. Böceklerin çoğunu; çocukların uçuç, genç kızların gelin”, geçkinlerin dilekte bulundukları uğur böceği oluşturuyordu.

\n

Uğurböceklerinin larvaları ve yetişkinleri, yaprakbitleri ve koşniller denilen zararlı böcekleri yediklerinden doğal mücadelede kullanılıyor. Küçük boylarına karşın çok faydası var. Çeşitli nedenle rahatsız edildiklerinde ayaklarını altına alıp ölü taklidi yapıyor, tehlike geçtikten sonra çok iyi uçuyorlar.

\n

Anımsarım, topluca da görülen uğurböceklerini Bodrumda bir tatil sitesi çam ağaçlarına zarar verecek düşüncesiyle ilaçlayarak yok etmişti. Bunları yok ederek, zararlı böcekleri güçlendirdiklerini düşünmemişlerdi.

\n

Ne dersiniz, biz koruyamadığımıza göre koruyanları mı desteklemeliyiz? Yoksa koruma bilincini mi geliştirmeliyiz?

\n\n

Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları