Vakit alacak
Özgür Mumcu
Son Köşe Yazıları

Vakit alacak

19.11.2015 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Yunanistan’la yapılan dostluk maçında Yunan milli marşı ıslıklandı ve Paris katliamında öldürülenler için yapılan saygı duruşu ıslıklandı. Islık ve yuhalamaya, tekbir ve “şehitler ölmez, vatan bölünmez” sloganları eşlik etti.
Ankara katliamından sonra Konya’daki bir maçta da saygı duruşu benzer bir akıbete uğramıştı.
Acıklı, zavallı bir manzara. Dünyanın bir kısmı katliam kurbanlarıyla dayanışmanın kararlı örneklerini gösterirken Türkiye dünyanın o kısmıyla bağlarının ne kadar kopuk olduğunu gösteriyor.
Kimi Batı’nın çifte standardından şikâyet ediyor. Paris katliamı sebebiyle ayağa kalkan Batı’nın Lübnan ya da Türkiye’deki katliamlara sessiz kalmasından bahsediyor.
Sanki Lübnan’daki katliam memleketimizde büyük bir infial yaratmış gibi. Zannedersin bundan yedi ay önce Kenya’da 147 öğrencinin üniversite kampusunda cihatçı El Şebab tarafından katledilmesi manşetlerden düşmemiş.
Bir çifte standart var. Biz de bu çifte standarttan azade değiliz.
Kendi başkentinde katliam olduğunda bir yazılı açıklamayla yetinen Cumhurbaşkanı’nın Paris saldırıları henüz devam ederken sabahın birinde televizyonda canlı yayında açıklama yapması da bunu gösteriyor.
Başkalarını ikiyüzlülükle ya da duyarlılık önceliği konusunda eleştirmeden önce kendi ikiyüzlülüğümüzle hesaplaşmamız gerek.
Batı’ya yönelik saldırılar bir birliktelik ve dayanışma ruh haliyle karşılanıyor. Bizde ise her katliam toplumu daha da bölüyor.
Paris için saygı duruşunu yuhalayanlar Ankara için olanı da yuhalıyor.
Bu sadece tribünlerdeki üç beş lümpenle ilgili bir mesele değil.
Ankara katliamında insanlar yerde can çekişirken üzerlerine biber gazı atıldı.
Bu, o kadar akıl almaz bir sahneydi ki bırakalım yerin yerinden oynamasını o biber gazı saldırısını unutmayı tercih ettik.
Diyarbakır, Suruç, Ankara katliamının failleri IŞİD militanıyken, hepsi Adıyaman’da bir çay ocağında örgütlenmişken ve faillerden birinin annesi bizzat Başbakan’ı uyarmışken iktidarın en tepesinden IŞİD’in sorumluluğunu azaltan açıklamalar yapıldı.
Kokteyl terör gibi akla ve izana aykırı izahlar getirildi. İktidar medyasında neredeyse katliama uğrayanlar fail ilan edildi.
Bu ülkenin kendi sınırları içindeki katliamlarda çifte standart uygulanıyor. Katliamların olağanlaştığı ve toplumun katliamlara verdiği tepkide bölündüğü bir memlekette yaşıyoruz.
Buna henüz terfi edip IŞİD’ci olamamış Suriye’deki Selefi örgütlere verilen açık ve zımni desteği de eklersek vaziyet pek parlak gözükmemekte.
Ankara’da ya da Paris’te. Bir katliamın mağdurlarına çok değil bir dakika saygı gösteremeyen bir toplumun birlikte bir gelecek inşa etme ihtimali yok.
İşte tam da yılgınlığa düşülmemesi gereken yerdeyiz.
Bu toplum o geleceği inşa edecek. O gelecekte bugün saygı duruşunda bulunmayı beceremeyenler, can çekişenlere gaz atanlar ibret alınması gereken birer utanç örneği olarak hatırlanacak.
Biraz vakit alacak.
Ama olacak.

Yazarın Son Yazıları

Tutuklu yargı

Tutuklu yargı

Devamını Oku
05.09.2018
Ete doyan vatandaş balığa yöneliyor

Ete doyan vatandaş balığa yöneliyor

Devamını Oku
30.08.2018
Kimiz biz?

Kimiz biz?

Devamını Oku
29.08.2018
Trump gidiyor mu?

Trump gidiyor mu?

Devamını Oku
23.08.2018
Milli birlik (22.08.2018)

Milli birlik

Devamını Oku
22.08.2018
Gemi ve kaptan

Gemi ve kaptan

Devamını Oku
15.08.2018
Yazık ettiniz efendiler

Yazık ettiniz efendiler

Devamını Oku
11.08.2018
Krizin faturası (08.08.2018)

Krizin faturası

Devamını Oku
08.08.2018
Trump, Erdoğan, Brunson

Trump, Erdoğan, Brunson

Devamını Oku
04.08.2018
Brunson meselesi

Brunson meselesi

Devamını Oku
02.08.2018
Yapalım yargıda şeyini...

Yapalım yargıda şeyini...

Devamını Oku
28.07.2018
Orta ve Doğu Avrupa’yı gezerken

Orta ve Doğu Avrupa’yı gezerken

Devamını Oku
25.07.2018
Anayasa yok

Anayasa yok

Devamını Oku
14.07.2018
Afrika tipi başkanlık

Afrika tipi başkanlık

Devamını Oku
11.07.2018
Muhalefet partilerinin hali

Muhalefet partilerinin hali

Devamını Oku
07.07.2018
Yılgınlık

Yılgınlık

Devamını Oku
04.07.2018
Soylu ne yapıyor?

Soylu ne yapıyor?

Devamını Oku
30.06.2018
Nasıl olacak? (28.06.2018)

Nasıl olacak?

Devamını Oku
28.06.2018
Demokrasi. Şimdi!

Demokrasi. Şimdi!

Devamını Oku
23.06.2018
Büyük uzlaşmaya doğru

Büyük uzlaşmaya doğru

Devamını Oku
20.06.2018
Bir hafta kala

Bir hafta kala

Devamını Oku
16.06.2018
Az kaldı

Az kaldı

Devamını Oku
13.06.2018
İhtimaller

İhtimaller

Devamını Oku
09.06.2018
Adayı alkışlamak

Adayı alkışlamak

Devamını Oku
06.06.2018
En tuhaf seçim

En tuhaf seçim

Devamını Oku
31.05.2018
Akıldışı

Akıldışı

Devamını Oku
30.05.2018
Nedir bu ‘senaryo’?

Nedir bu ‘senaryo’?

Devamını Oku
26.05.2018
Gençlik Bayramı

Gençlik Bayramı

Devamını Oku
19.05.2018
Tekme

Tekme

Devamını Oku
17.05.2018
Seçime damgasını vuranlar

Seçime damgasını vuranlar

Devamını Oku
16.05.2018
Bir umut

Bir umut

Devamını Oku
12.05.2018
T A M A M derken

T A M A M derken

Devamını Oku
10.05.2018
Sıkıcı manifesto

Sıkıcı manifesto

Devamını Oku
09.05.2018
Devlet imkânı

Devlet imkânı

Devamını Oku
03.05.2018
100 bin imza?

100 bin imza?

Devamını Oku
02.05.2018
Teşhis ve tedavi

Teşhis ve tedavi

Devamını Oku
28.04.2018
İlk tur, ikinci tur

İlk tur, ikinci tur

Devamını Oku
26.04.2018
Biraz dinlen

Biraz dinlen

Devamını Oku
25.04.2018
Geçmişin Türkiye’sinin erken seçimi

Geçmişin Türkiye’sinin erken seçimi

Devamını Oku
21.04.2018
Cin şişeden çıktı (18.04.2018)

Cin şişeden çıktı

Devamını Oku
18.04.2018