İki adam ve bir küçük kız çocuğu
Tayfun Atay
Son Köşe Yazıları

İki adam ve bir küçük kız çocuğu

14.04.2017 01:25
Güncellenme:
Takip Et:

Siyaset, bir bakıma da semboller için verilen mücadeledir. Herkesin kendi sembollerini hayata hâkim kılma çabasıyla verdiği bir mücadele.

Sembol (simge), bir anlam ya da değerin somutlaşması…

Dolayısıyla sembolik olarak ortaya koyduğunuz her şey, sizin nasıl bir anlam ve değerler dünyası içinde hayatı sürdürmek istediğinizin de fark edilmesini sağlar.

***

Pazar günü yapılacak referandumda ne çıkacağı, herkesin öncelikli sorusu ve sorunu.

Ama arada bir, “Hayır da çıksa, evet de çıksa, sonuçta…” diye başlayan cümleler kurup devamını kendi halince, fikrince, meşrebince getirenlere rastlanıyor.

Öyle bir cümle de ben kurayım!..

Evet de çıksa, hayır da çıksa sonuçta referandumdan geriye üç sembol kalacak.

Ve belki yıllar yıllar sonra Türkiye’de bu referandum sürecine bakanlar, ne olup bittiğini en çok ve doğru şekilde bu üç sembolden, onların karşımıza geliş tarzlarından ve onlara yönelik muamelelerden hareketle anlayacaklar.

***

İki adam ve bir küçücük kız çocuğu bu semboller. Onların posterleri daha doğrusu…

Adamların sağında, solunda, altında, üstünde hep koca koca “Evet”li ibareler var.

Onları duvarlarda, belediyenin ücretli ilan panolarında, cadde ve sokakların bir tarafından diğerine gerilmiş iplerde, nispeten mutedil ölçülerde karşımızda görmüyoruz sadece.

Hepimizi ezim ezim ezer mahiyette mütehakkim bir kuşatıcılık arz eden dev posterler olarak, dikine dikine de yükselen, enine yayım yayım da yayılan binalardan ve henüz “karkas” vaziyetteki çirkin inşaatlardan sarkıtılmış halde de görüyoruz.

Sağımıza döndüğümüzde, solumuza döndüğümüzde, rampada kafamızı kaldırdığımızda, yokuş aşağı inişte, evden işe, işten alışverişe, alışverişten çay bahçesine, her yerde mebzul miktarda karşımızda onlar.

***

“Post-İslamist inşaat kapitalizmi”nin iktidarını temsil eden bu iki sembolik adam resminden biri, gevrek mi gevrek bir yakışıklılık içinde gülümseyen çehreyle her daim el sallıyor bize. “Vatan için, millet için, memleket için tabii ki Evet, Evet, Evet” ibareleri eşliğinde…

Hepimiz “Evet” murat eden o el sallamanın aslında “”Evet” vasıl olduğunda “Hoşça kalın, bana elveda!” anlamını içkin olduğunu da bilerek bakıyoruz ona!.. Yüzümüzde acı bir gülümsemeyle…

Diğer posterdeki adamın görüntüsü ise çok daha ciddi, heybetli mi heybetli, haşmetli mi haşmetli, pederşahi mi pederşahi ve ürpertici mi ürpertici…

Ona nerdeyse hazır ol vaziyette bakıyoruz her karşımıza çıktığında.

İnsanlık tarihi boyunca rastlanmıştır buna benzer görüntülere de herhalde en karakteristik çağrışım, Orwell’in “1984” romanındaki “Big Brother” ile kurulabilir.

Romanın akışı içinde her caddede, her sokakta, her evde duvarları süsleyen resimleri ile herkesi kollayan, esirgeyen, gözeten “Büyük Birader”le…

***

Bir de küçük, örgülü saçlı, sevimli mi sevimli, ama aynı ölçüde de kırılgan mı kırılgan bir kız çocuğu posteri var.

Onu dev binaların, göz göz inşaat iskeletlerinin tepesinden aşağı sarkar halde bulamazsınız. Mebzul miktarda ortalığa saçılmış olarak da göremezsiniz.

Orada burada tek tük, bir yudum nefes nev’inden çıkar karşınıza o.

Sağında, solunda, altında ya da arkasında “Geleceğim için Hayır” yazısıyla…

Tabii şanslıysanız bu posteri görebilir ve yine şanslıysanız o yazıyı okuyabilirsiniz!

Pek çok durumda orası-burası parçalanmış yahut ortasından yırtılmış olarak karşınızdadır çünkü o…
Yaşadığım semtte o iki “Evet-Adam” posterlerinin sayılamayacak kadar çok ve devasa mahiyetteki sürümlerinin yanında adeta nazar boncuğu niyetine bir tane vardı ondan; her sabah işe giderken gördüğüm…

Önce ortadan yırttılar…

Sonra bir gün baktım, söküp buruşturup yere atmışlar. Boş kalan alana da bir “Evet-Adam” posteri yerleştirmişler; “zarafetle”!..

***

İki adam ve bir küçük kız çocuğu, bize sembolik olarak çok şey anlatmakta. Dünyaya, hayata, insana dair…

Tüm kudret ve ağırlığıyla tahakküme dair…

Ve tüm cılızlığı ama o ölçüde de cesaret ve inadıyla direnişe dair.

Dinbaz bir ataerkil otoriteryanizme dair…

Ve seküler, çoğulcu bir demokratik-parlamentarizme dair…

Kuşkusuz gelecek, karşımıza kısa, orta ve uzun vadede farklı sonuçlar çıkaracaktır.

Fakat bir de “gelecek, tarih olduğunda” karşımıza çıkacak bir sonuç vardır!

İki adam ve o küçük kız çocuğundan kısa, orta ya da uzun vadede geleceğe değil, tarihe ne kalacağıdır asıl önemli olan!..

***

Bize gelince…

Kısa vadede sonumuz bir ihtimal o hoyratça yırtılarak fırlatılıp atılan küçük kız çocuğu posteri gibi olabilir mi, olabilir.

Ama belki de kim bilir, o sevimli, neşeli, canlı ve inatçı mı inatçı olduğu hissedilen küçük kız çocuğunun âhı tutabilir ve kendisine sokaklarda reva görülen muamele, ilahi adaletin de, insani muhakemenin de terazisine vurulabilir; hayırlısıyla!..

Yazarın Son Yazıları

Kalacak bir türkü söyler gideriz

Kalacak bir türkü söyler gideriz

Devamını Oku
10.09.2018
Kovboylar yetmez, kotu da yasaklayın!

Kovboylar yetmez, kotu da yasaklayın!

Devamını Oku
05.09.2018
Betona tapanların mabedi yapıldı

Betona tapanların mabedi yapıldı

Devamını Oku
03.09.2018
Bir insanlık ibadeti: Cumartesi Anneleri

Bir insanlık ibadeti: Cumartesi Anneleri

Devamını Oku
20.08.2018
‘Eşkıya’nın namusu Deniz’den soruldu!

‘Eşkıya’nın namusu Deniz’den soruldu!

Devamını Oku
15.08.2018
Doların da Allah’ı var!

Doların da Allah’ı var!

Devamını Oku
13.08.2018
‘Üniversite pazarı’nın düşündürdükleri

‘Üniversite pazarı’nın düşündürdükleri

Devamını Oku
08.08.2018
Üniversite pazarı

Üniversite pazarı

Devamını Oku
06.08.2018
Diyanet, sayende gidiyor din elden, dikkat et!

Diyanet, sayende gidiyor din elden, dikkat et!

Devamını Oku
01.08.2018
‘Topluma karşı devlet’ ve polisi

‘Topluma karşı devlet’ ve polisi

Devamını Oku
30.07.2018
‘En doğru, en hakiki tarikat’ hangisi?

‘En doğru, en hakiki tarikat’ hangisi?

Devamını Oku
25.07.2018
Bikinili Müslümanlık, tesettürlü münafıklık

Bikinili Müslümanlık, tesettürlü münafıklık

Devamını Oku
23.07.2018
Meşihat makamı

Meşihat makamı

Devamını Oku
18.07.2018
‘Adnan Hoca’ya da ne istediyse verdiler!

‘Adnan Hoca’ya da ne istediyse verdiler!

Devamını Oku
16.07.2018
Ters köşe (10.07.2018)

‘Cülus töreni’

Devamını Oku
10.07.2018
Düzyatan Gazi’nin ABD seferi

Düzyatan Gazi’nin ABD seferi

Devamını Oku
08.07.2018
Matbaa kapitalizmi ya da ‘Gutenberg Galaksisi’nin sonu

Matbaa kapitalizmi ya da ‘Gutenberg Galaksisi’nin sonu

Devamını Oku
04.07.2018
Şehit cenazesinde ‘protokol’ olur mu?

Şehit cenazesinde ‘protokol’ olur mu?

Devamını Oku
02.07.2018
‘Yüzde yedi’yi kim yedi?

‘Yüzde yedi’yi kim yedi?

Devamını Oku
26.06.2018
Bitmiş iktidarın uzun ölümü sürüyor

Bitmiş iktidarın uzun ölümü sürüyor

Devamını Oku
25.06.2018
‘Yüzde yedi'yi kim yedi?

‘Yüzde yedi'yi kim yedi?

Devamını Oku
25.06.2018
‘Antroposen’, ama umudu kesme Doğa’dan!

‘Antroposen’, ama umudu kesme Doğa’dan!

Devamını Oku
11.06.2018
Uçtuğunu zanneden şeyh: Aziz Yıldırım

Uçtuğunu zanneden şeyh: Aziz Yıldırım

Devamını Oku
06.06.2018
Kıyametin jeolojik adı: ‘Antroposen’

Kıyametin jeolojik adı: ‘Antroposen’

Devamını Oku
04.06.2018
Başkanın değil babanın Ali’sisin Ali Koç!

Başkanın değil babanın Ali’sisin Ali Koç!

Devamını Oku
30.05.2018
Markalaşıp ‘makara’laşan tarikatlar

Markalaşıp ‘makara’laşan tarikatlar

Devamını Oku
28.05.2018
İmam-hatipten kaçanlar Galatasaray kuyruğunda

İmam-hatipten kaçanlar Galatasaray kuyruğunda

Devamını Oku
23.05.2018
‘Allah ruhumu diğer bedene koymuş Hocam!’

‘Allah ruhumu diğer bedene koymuş Hocam!’

Devamını Oku
21.05.2018
Eğlenceli ciddiyet: İnce

Muharrem İnce’nin mevcut iktidar ağzı karşısında en büyük avantajı, yerli ve milli “mizah duyusu”na sahip olması. Sanki Erdoğan, hiç beklemediği bir “lügat”le karşı karşıya kalmış gibi geliyor bana. Öyle hissediyorum.

Devamını Oku
17.05.2018
İnanç borsası nefslere açılırken…

İnanç borsası nefslere açılırken…

Devamını Oku
16.05.2018
‘Rabia gösterdikçe adalet görünmez oldu’

‘Rabia gösterdikçe adalet görünmez oldu’

Devamını Oku
13.05.2018
‘Afrin Türküsü’nde kim başrolde?

‘Afrin Türküsü’nde kim başrolde?

Devamını Oku
09.05.2018
Eşeğe kurban olun!

Eşeğe kurban olun!

Devamını Oku
07.05.2018
Fenerbahçe ‘Türk takımı’ mı?

Fenerbahçe ‘Türk takımı’ mı?

Devamını Oku
02.05.2018
Hitler’i anıyoruz (!)

Hitler’i anıyoruz (!)

Devamını Oku
30.04.2018
Biz tarihin yüzüne bu fotoğrafla bakacağız

Eve dönüş yolunda...

Devamını Oku
25.04.2018
‘Çocukluğun ilanı’dır 23 Nisan!

‘Çocukluğun ilanı’dır 23 Nisan!

Devamını Oku
23.04.2018
Geçmişimizdeki yarın: Köy Enstitüleri

Geçmişimizdeki yarın: Köy Enstitüleri

Devamını Oku
18.04.2018
ABD ‘simülasyon’a dönüşürken…

ABD ‘simülasyon’a dönüşürken…

Devamını Oku
16.04.2018
Dört duvar arasında havadır sudur kâğıt kokusu!

Dört duvar arasında havadır sudur kâğıt kokusu!

Devamını Oku
11.04.2018