Ya sizin damarlarınızda hangi kan dolaşıyor?
Tayfun Atay
Son Köşe Yazıları

Ya sizin damarlarınızda hangi kan dolaşıyor?

08.06.2016 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Tayyip Erdoğan’ın Almanya’da Federal Meclis’ten geçen Ermeni Tasarısı’nın hazırlanmasına öncülük etmiş milletvekili ve Yeşiller Partisi Eş Başkanı Cem Özdemir’i “kan testi”ne tâbi tutma önerisi beni 1999’da yazdığım bir yazıya geri götürdü. Marmara Depremi’nde yardıma koşan dış dünyanın “dost eli”ni iten dönemin Sağlık Bakanı Osman Durmuş’un “Yunan kanı gelmesin” sözü üzerine Birikim Dergisi’nde (Sayı:125/126) kaleme aldığım yazıya…

Ve o zamandan bugüne “kan-ırkçılığı”nın bu topraklarda hâlâ prim yapıyor oluşu dolayısıyla ne kadar değişmediğimizi düşündüm.

Ama aynı zamanda…

“Ancak inananlar kardeştir” diyen bir gelenekten çıkmakla övünen…

Hatta işine geldiğinde bu ifadeyi toplumu (“İnsaniyet”i bir kenara bırakarak)  “inananlar-inanmayanlar” diye bölecek şekilde işlerliğe sokmaktan çekinmeyen bir şahsiyetin…

Yalnız bilim ve akıl dışı olmakla kalmayıp din-dışı da olan bir ırkçılığa böylesine dümen kırabilecek ölçüde nasıl değiştiğini de düşündüm!..

Türkiye Cumhurbaşkanı’nın Türk-kökenli Alman parlamento üyesini hedef alan sözlerini aslında bu ülkede “kan” üzerinden Türkçülük yapmaya imkân olmadığını iyi bilip rotasını çoktan “kültür Türkçülüğü”ne çevirmiş “rasyonel” milliyetçilerimizin bile tasvip edeceğini zannetmiyorum.

Şu ifadelere bakın:

“Neymiş? Birileri de diyor ki, güya Türk!.. Ne Türk’ü be?! Bunların kanlarının laboratuvar testinden geçmesi lâzım!..

Hadi, ifadeyi mecazî anlamda kullandı desek (Atatürk’ün “Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur” sözü gibi), hayır mümkünü yok! Baksanıza “laboratuvar testi”nden dem vuruyor.

Peki, o zaman “laboratuvar”a girelim ve bakalım “bilim” ne söylüyor?.. Ama hiç kimse de kızıp gücenip alınmasın!..

Bu noktada 17 yıl önce yazdığım yazıyı tekrar gündeme getirmek durumundayım.

Marmara Depremi’nde “Yunan kanı gelmesin” demiş bakan karşısında meseleye “bilimsel” ışık tutma yolunda Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde hocam olmuş merhume Doç. Dr. Armağan Saatçioğlu’nun şu önemli çalışmasına başvuruda bulunmuştum: “ABO Genleri Yönünden Türkiye’nin Yeri ve Bu Ülkedeki Gensel Çeşitlilik Üzerine Biyometrik Bir İnceleme” (A.Ü.D.T.C.F. Yayınları, 1978).

Dr. Saatçioğlu, Türkiye halkının A, B, AB ve O kan gruplarından olmasını belirleyen genlerin dağılımı itibarıyla dünya topluluklarıyla karşılaştırmasını yaparak hangilerine daha yakın olduğunu ortaya koymaya çalışıyordu. Tespitleri, şaşırtıcı ve “sarsıcı”ydı.

Bir kere Türkiye halkının ABO gen frekansları yönünden diğer Türk topluluklarından çok uzakta bulunduğu anlaşılmaktaydı (s. 137). “Kanlarımız”ın niteliğini belirleyen genler, Doğu ve Orta Avrupa toplulukları arasına sokuyordu bizi (s. 125 ve 129).

Yani bilim acı söylüyor, Orta Asya’daki soydaş, “kandaş” çıkmıyordu!..

Peki, kimler bize yakındı? Sıralayalım: Königsberg, Danzig, Dresden ve Berlin Almanları; Varşovalı Polonyalılar; Praglı Çekler; Viyanalı Avusturyalılar; Macarlar, Romenler ve Minsk, Odessa, Kiev, Charkow, Tiflis Rusları ile Sırplar (s.125).

Demek ki kan gruplarımızı belirleyen genler açısından Orta Asya Türk topluluklarından çok bu Avrupa topluluklarıyla “biyolojik” akrabalığa sahiptik.

Dr. Saatçioğlu, Türkiye geneli dikkate alındığında “Yunan kanı”nın diğer Güney Avrupa topluluklarına nazaran bize daha yakın olsa bile yine de “bizim kanımız”dan gen frekans dağılımı itibarıyla anlamlı farklılıklar taşıdığını belirtmekteydi. Bununla birlikte Türkiye’nin bir bölgesinde bu genel sonuca aykırı bir tespit de yapıyordu. Erdoğan’ın memleketi Rize’nin de parçası olduğu Doğu Karadeniz için hesaplanan kan grubu gen frekansları, Atina topluluğuna ve Trieste’de yaşayan İtalyanlara ilişkin frekanslara büyük yakınlık göstermekteydi.

Saatçioğlu bu durumu, Bizans gen havuzundaki Rum genlerinin, ayrıca da Doğu ve Orta Karadeniz kıyılarında daha önce kurulmuş ve uzun zaman varlık sürdürmüş Eski Yunan kolonilerinin etkisi ile açıklamaktaydı (s.166).

Haydi bakalım kolay gelsin!..

Erdoğan’ın “kanını testten geçirmek lâzım” sözü karşısında Cem Özdemir girer mi laboratuvara girmez mi, elbette kendi bileceği iş

Fakat “kan-ırkçılığı”nın arzuladığı böyle bir testten geçmenin kim açısından daha büyük risk taşıyabileceği sanırım anlaşılmıştır.

Yazarın Son Yazıları

Kalacak bir türkü söyler gideriz

Kalacak bir türkü söyler gideriz

Devamını Oku
10.09.2018
Kovboylar yetmez, kotu da yasaklayın!

Kovboylar yetmez, kotu da yasaklayın!

Devamını Oku
05.09.2018
Betona tapanların mabedi yapıldı

Betona tapanların mabedi yapıldı

Devamını Oku
03.09.2018
Bir insanlık ibadeti: Cumartesi Anneleri

Bir insanlık ibadeti: Cumartesi Anneleri

Devamını Oku
20.08.2018
‘Eşkıya’nın namusu Deniz’den soruldu!

‘Eşkıya’nın namusu Deniz’den soruldu!

Devamını Oku
15.08.2018
Doların da Allah’ı var!

Doların da Allah’ı var!

Devamını Oku
13.08.2018
‘Üniversite pazarı’nın düşündürdükleri

‘Üniversite pazarı’nın düşündürdükleri

Devamını Oku
08.08.2018
Üniversite pazarı

Üniversite pazarı

Devamını Oku
06.08.2018
Diyanet, sayende gidiyor din elden, dikkat et!

Diyanet, sayende gidiyor din elden, dikkat et!

Devamını Oku
01.08.2018
‘Topluma karşı devlet’ ve polisi

‘Topluma karşı devlet’ ve polisi

Devamını Oku
30.07.2018
‘En doğru, en hakiki tarikat’ hangisi?

‘En doğru, en hakiki tarikat’ hangisi?

Devamını Oku
25.07.2018
Bikinili Müslümanlık, tesettürlü münafıklık

Bikinili Müslümanlık, tesettürlü münafıklık

Devamını Oku
23.07.2018
Meşihat makamı

Meşihat makamı

Devamını Oku
18.07.2018
‘Adnan Hoca’ya da ne istediyse verdiler!

‘Adnan Hoca’ya da ne istediyse verdiler!

Devamını Oku
16.07.2018
Ters köşe (10.07.2018)

‘Cülus töreni’

Devamını Oku
10.07.2018
Düzyatan Gazi’nin ABD seferi

Düzyatan Gazi’nin ABD seferi

Devamını Oku
08.07.2018
Matbaa kapitalizmi ya da ‘Gutenberg Galaksisi’nin sonu

Matbaa kapitalizmi ya da ‘Gutenberg Galaksisi’nin sonu

Devamını Oku
04.07.2018
Şehit cenazesinde ‘protokol’ olur mu?

Şehit cenazesinde ‘protokol’ olur mu?

Devamını Oku
02.07.2018
‘Yüzde yedi’yi kim yedi?

‘Yüzde yedi’yi kim yedi?

Devamını Oku
26.06.2018
Bitmiş iktidarın uzun ölümü sürüyor

Bitmiş iktidarın uzun ölümü sürüyor

Devamını Oku
25.06.2018
‘Yüzde yedi'yi kim yedi?

‘Yüzde yedi'yi kim yedi?

Devamını Oku
25.06.2018
‘Antroposen’, ama umudu kesme Doğa’dan!

‘Antroposen’, ama umudu kesme Doğa’dan!

Devamını Oku
11.06.2018
Uçtuğunu zanneden şeyh: Aziz Yıldırım

Uçtuğunu zanneden şeyh: Aziz Yıldırım

Devamını Oku
06.06.2018
Kıyametin jeolojik adı: ‘Antroposen’

Kıyametin jeolojik adı: ‘Antroposen’

Devamını Oku
04.06.2018
Başkanın değil babanın Ali’sisin Ali Koç!

Başkanın değil babanın Ali’sisin Ali Koç!

Devamını Oku
30.05.2018
Markalaşıp ‘makara’laşan tarikatlar

Markalaşıp ‘makara’laşan tarikatlar

Devamını Oku
28.05.2018
İmam-hatipten kaçanlar Galatasaray kuyruğunda

İmam-hatipten kaçanlar Galatasaray kuyruğunda

Devamını Oku
23.05.2018
‘Allah ruhumu diğer bedene koymuş Hocam!’

‘Allah ruhumu diğer bedene koymuş Hocam!’

Devamını Oku
21.05.2018
Eğlenceli ciddiyet: İnce

Muharrem İnce’nin mevcut iktidar ağzı karşısında en büyük avantajı, yerli ve milli “mizah duyusu”na sahip olması. Sanki Erdoğan, hiç beklemediği bir “lügat”le karşı karşıya kalmış gibi geliyor bana. Öyle hissediyorum.

Devamını Oku
17.05.2018
İnanç borsası nefslere açılırken…

İnanç borsası nefslere açılırken…

Devamını Oku
16.05.2018
‘Rabia gösterdikçe adalet görünmez oldu’

‘Rabia gösterdikçe adalet görünmez oldu’

Devamını Oku
13.05.2018
‘Afrin Türküsü’nde kim başrolde?

‘Afrin Türküsü’nde kim başrolde?

Devamını Oku
09.05.2018
Eşeğe kurban olun!

Eşeğe kurban olun!

Devamını Oku
07.05.2018
Fenerbahçe ‘Türk takımı’ mı?

Fenerbahçe ‘Türk takımı’ mı?

Devamını Oku
02.05.2018
Hitler’i anıyoruz (!)

Hitler’i anıyoruz (!)

Devamını Oku
30.04.2018
Biz tarihin yüzüne bu fotoğrafla bakacağız

Eve dönüş yolunda...

Devamını Oku
25.04.2018
‘Çocukluğun ilanı’dır 23 Nisan!

‘Çocukluğun ilanı’dır 23 Nisan!

Devamını Oku
23.04.2018
Geçmişimizdeki yarın: Köy Enstitüleri

Geçmişimizdeki yarın: Köy Enstitüleri

Devamını Oku
18.04.2018
ABD ‘simülasyon’a dönüşürken…

ABD ‘simülasyon’a dönüşürken…

Devamını Oku
16.04.2018
Dört duvar arasında havadır sudur kâğıt kokusu!

Dört duvar arasında havadır sudur kâğıt kokusu!

Devamını Oku
11.04.2018