Yeni yılınız mübarek olsun! Amin!.. (01.01.2017)
Tayfun Atay
Son Köşe Yazıları

Yeni yılınız mübarek olsun! Amin!.. (01.01.2017)

01.01.2017 10:46
Güncellenme:
Takip Et:

Perşembenin gelişinin Çarşambadan belli olması gibi “Cuma”nın nasıl geleceği de belliydi ve onun hemen ertesi olan Yılbaşı gecesine yönelik bir hutbe illa ki servis edilecekti Diyanet’ten… Öyle de oldu. Yıllardır giderek yaşam biçimimiz üzerinde bir manevi baskı aygıtına dönüşmüş “din-ü devlet” kurumu, önüne gelenin, cübbesini giyenin, sakalını sıvazlayanın, hatta zeybek oynayan çoluk-çocuğun “Noel Baba”yı vur abalıya çevirdiği bir ortamda bu sene de topa girmeden duramadı.

Elbette “Ulema-yı Rüsûm”un ne sokaktaki hayta gibi hareket etmesi, ne de Noel’le Yılbaşını mezcetme cehaleti gösteren karikatür sûfiler gibi ağzına geleni söylemesi beklenirdi. O yüzden gayet nüanslı şekilde, “Ehl-i Kitab”ı (Hristiyan’ı, Musevi’yi) incitmemeye özen gösteren ama bir parça da “çaresizlik” aksettiren bir hutbe çıkmış ortaya. Şöyle:

“Unutmayalım ki ömür sermayesinden geçen bir yılın sonunda kendini ve yaratılış gayesini unutarak değerlerimizle örtüşmeyen, insan hayatına katkısı olmayan gayri meşru tutum ve davranışlar sergilemek bir mümine asla yakışmaz. Yeni bir yılın ilk saatlerinin başka kültürlere, başka dünyalara ait yılbaşı eğlenceleriyle israfa dönüştürülmesi ne kadar da düşündürücüdür! Sevap-günah, hayır-şer konularında muhasebe yapılması gereken saatlerin, emek harcamadan zengin olmak arzusuyla kumar, piyango gibi şans oyunlarıyla heba edilmesi üzücüdür.”

***

Dikkat edin, hutbe aslında bize “dinen” pek bir şey söylemiyor. Yılbaşı kutlamasının “haram”, “günah”, “fısk” ya da “mekruh” olduğunu açık seçik telaffuz edebilen bir “enerji” yok ortada…

Çünkü “teolojik” uzmanlık kadar sosyolojik ve antropolojik aşinalık sahibi de olan Reislik makamı biliyor ki Yılbaşının ne Noel’le ilgisi vardır;

Ne de hutbede sıralanan insani zafiyetler (kendini ve yaratılış gayesini unutmak, emek harcamadan zengin olma arzusu, kumar, piyango, vd.) sadece, tek başına, başlı başına Yılbaşına özgü ve özdeş sayılabilir.

 O yüzden sertlikten uzak, gayet esnek ve de dini olmaktan ziyade “dünyevî” bir terminoloji üzerinden yılbaşı kutlamasına karşı caydırıcı etkide bulunuluyor. Başka kültürlere, başka diyarlara ait, değerlerimizle örtüşmeyen bir eğlencenin düşündürücü, üzücü, gayrı-meşru olduğundan, mümine yakışmadığından dem vurularak…

Belki de Diyanet, tüm dünyanın güneş takvimine göre yeni bir yıla geçiş yaptığı günün insani-evrensel önemini kabul etse de (çünkü hutbede “bir yılın sonu”, “yeni bir yılın ilk saatleri” deniyor) kaba-saba bir “bizmerkezciliği” (etnosantrizm) İslâm’la özdeştiren cahil kitlesel tepkiye teslim oluyor. Giderek yayılan yabancı (Batı) düşmanlığının (Noel Baba’yı hacamat etmek gibi) bayağı ve komik dışavurumlarıyla kendisi üzerinde de oluşan tazyiki böyle karşılamaya çalışıyor.

O yüzden “değerlerimizle örtüşmeyen, başka kültürlere, diyarlara ait eğlenceler” lafı ediliyor.

***

Peki, “değerleriniz” nelerdir acaba? Başka kültürlere değil de size, sizin “öz” kültürünüze ait olanlar nelerdir?..

Bu köşede bir önceki yazımızda bıraktığımız yerden başlayarak soralım: Nevruz mu size ait? Hıdrellez mi size ait? Karagöz mü size ait? Mevlit mi size ait? Tasavvuf mu size ait? Tespih mi size ait? Sünnet mi size ait? “Amin” sözcüğü mü size ait? Aşure mi size ait? Baklava mı size ait? Çay mı size ait? Kahve mi size ait?..

Bunların hepsine dair ve hiçbirinin “siz”e (“Siz” her ne iseniz artık) ait olmadığını, bir kısmının ortaklaşıldığını, bir kısmının ise başka kültürlerden alınıp içselleştirildiğini işaret eden verileri sıralasam, gazetenin sayfaları yetmez. Öyle, çünkü hiçbir kültür yoktan var olmaz, varken de yok olmaz; kültürler birbiriyle etkileşir, birbirlerinden öge, değer, inanç, davranış alışverişinde bulunur, sentezlenir, melezleşir ve süreklilik içinde değişme geçirerek yollarına devam ederler.

 Yine de çarpıcı ve sarsıcı olacağı kanaatiyle, gün 24 saat telaffuz ettiğimiz “Amin” üzerine şu notu düşelim:

“Eski Ahit’te 13, Yeni Ahit’te 119 yerde geçen ve Kuran’da bulunmayan amin sözcüğünün kökeni Eski Mısır’da İÖ 2500 yıllarında ‘gizlenen, gizli olan’ anlamına gelen ‘amun’ sözcüğüdür. Eski Mısır’da tanrıların kralı Amun’du. (…) Sami dillerinde doğru, güvenilir, emin anlamlarında ‘emn’ kökünden sözcüklerin akrabası kabul edilen amin sözcüğünü Yahudiler benimsemiş ve vaazlar sonunda cemaat tarafından kullanılmıştır. Üç semavi dinin ortak sözcüklerindendir” (Kudret Emiroğlu, “Gündelik Hayatımızın Tarihi”, 2002, s. 56-57).

Hadi bakalım, sıkıysa “Amin” için de başka kültürlere, diyarlara, kavimlere ait bir “değer”i benimsemekten, bunun ne kadar düşündürücü, üzücü, gayrı-meşru olduğundan bahsedin de görelim!

Gariban “Noel Baba” ile uğraşmak kolay tabii…

                                                                 ***

Din bezirganlığının, simsarlığının, düzenbazlığının, kısacası “dinbaz”lığın son bulduğu, dinin tek kişilik siyasete malzeme değil, sahip olduğu “müsamaha” ruhu ile çoğulculuğa ve toplumsal barışa maya yapılabildiği bir gelecek umuduyla hepinizin yeni yılını kutluyor…

Ve 2017’nin özgürlüklerinden yoksun bırakılmış arkadaşlarımızla (“İçerde” değil dışarda) buluşacağımız bir yıl olmasını diliyorum!

Amin!..

(Bu yazı kanlı Reina saldırısı geçekleşmeden önce yazılmıştır)

Yazarın Son Yazıları

Kalacak bir türkü söyler gideriz

Kalacak bir türkü söyler gideriz

Devamını Oku
10.09.2018
Kovboylar yetmez, kotu da yasaklayın!

Kovboylar yetmez, kotu da yasaklayın!

Devamını Oku
05.09.2018
Betona tapanların mabedi yapıldı

Betona tapanların mabedi yapıldı

Devamını Oku
03.09.2018
Bir insanlık ibadeti: Cumartesi Anneleri

Bir insanlık ibadeti: Cumartesi Anneleri

Devamını Oku
20.08.2018
‘Eşkıya’nın namusu Deniz’den soruldu!

‘Eşkıya’nın namusu Deniz’den soruldu!

Devamını Oku
15.08.2018
Doların da Allah’ı var!

Doların da Allah’ı var!

Devamını Oku
13.08.2018
‘Üniversite pazarı’nın düşündürdükleri

‘Üniversite pazarı’nın düşündürdükleri

Devamını Oku
08.08.2018
Üniversite pazarı

Üniversite pazarı

Devamını Oku
06.08.2018
Diyanet, sayende gidiyor din elden, dikkat et!

Diyanet, sayende gidiyor din elden, dikkat et!

Devamını Oku
01.08.2018
‘Topluma karşı devlet’ ve polisi

‘Topluma karşı devlet’ ve polisi

Devamını Oku
30.07.2018
‘En doğru, en hakiki tarikat’ hangisi?

‘En doğru, en hakiki tarikat’ hangisi?

Devamını Oku
25.07.2018
Bikinili Müslümanlık, tesettürlü münafıklık

Bikinili Müslümanlık, tesettürlü münafıklık

Devamını Oku
23.07.2018
Meşihat makamı

Meşihat makamı

Devamını Oku
18.07.2018
‘Adnan Hoca’ya da ne istediyse verdiler!

‘Adnan Hoca’ya da ne istediyse verdiler!

Devamını Oku
16.07.2018
Ters köşe (10.07.2018)

‘Cülus töreni’

Devamını Oku
10.07.2018
Düzyatan Gazi’nin ABD seferi

Düzyatan Gazi’nin ABD seferi

Devamını Oku
08.07.2018
Matbaa kapitalizmi ya da ‘Gutenberg Galaksisi’nin sonu

Matbaa kapitalizmi ya da ‘Gutenberg Galaksisi’nin sonu

Devamını Oku
04.07.2018
Şehit cenazesinde ‘protokol’ olur mu?

Şehit cenazesinde ‘protokol’ olur mu?

Devamını Oku
02.07.2018
‘Yüzde yedi’yi kim yedi?

‘Yüzde yedi’yi kim yedi?

Devamını Oku
26.06.2018
Bitmiş iktidarın uzun ölümü sürüyor

Bitmiş iktidarın uzun ölümü sürüyor

Devamını Oku
25.06.2018
‘Yüzde yedi'yi kim yedi?

‘Yüzde yedi'yi kim yedi?

Devamını Oku
25.06.2018
‘Antroposen’, ama umudu kesme Doğa’dan!

‘Antroposen’, ama umudu kesme Doğa’dan!

Devamını Oku
11.06.2018
Uçtuğunu zanneden şeyh: Aziz Yıldırım

Uçtuğunu zanneden şeyh: Aziz Yıldırım

Devamını Oku
06.06.2018
Kıyametin jeolojik adı: ‘Antroposen’

Kıyametin jeolojik adı: ‘Antroposen’

Devamını Oku
04.06.2018
Başkanın değil babanın Ali’sisin Ali Koç!

Başkanın değil babanın Ali’sisin Ali Koç!

Devamını Oku
30.05.2018
Markalaşıp ‘makara’laşan tarikatlar

Markalaşıp ‘makara’laşan tarikatlar

Devamını Oku
28.05.2018
İmam-hatipten kaçanlar Galatasaray kuyruğunda

İmam-hatipten kaçanlar Galatasaray kuyruğunda

Devamını Oku
23.05.2018
‘Allah ruhumu diğer bedene koymuş Hocam!’

‘Allah ruhumu diğer bedene koymuş Hocam!’

Devamını Oku
21.05.2018
Eğlenceli ciddiyet: İnce

Muharrem İnce’nin mevcut iktidar ağzı karşısında en büyük avantajı, yerli ve milli “mizah duyusu”na sahip olması. Sanki Erdoğan, hiç beklemediği bir “lügat”le karşı karşıya kalmış gibi geliyor bana. Öyle hissediyorum.

Devamını Oku
17.05.2018
İnanç borsası nefslere açılırken…

İnanç borsası nefslere açılırken…

Devamını Oku
16.05.2018
‘Rabia gösterdikçe adalet görünmez oldu’

‘Rabia gösterdikçe adalet görünmez oldu’

Devamını Oku
13.05.2018
‘Afrin Türküsü’nde kim başrolde?

‘Afrin Türküsü’nde kim başrolde?

Devamını Oku
09.05.2018
Eşeğe kurban olun!

Eşeğe kurban olun!

Devamını Oku
07.05.2018
Fenerbahçe ‘Türk takımı’ mı?

Fenerbahçe ‘Türk takımı’ mı?

Devamını Oku
02.05.2018
Hitler’i anıyoruz (!)

Hitler’i anıyoruz (!)

Devamını Oku
30.04.2018
Biz tarihin yüzüne bu fotoğrafla bakacağız

Eve dönüş yolunda...

Devamını Oku
25.04.2018
‘Çocukluğun ilanı’dır 23 Nisan!

‘Çocukluğun ilanı’dır 23 Nisan!

Devamını Oku
23.04.2018
Geçmişimizdeki yarın: Köy Enstitüleri

Geçmişimizdeki yarın: Köy Enstitüleri

Devamını Oku
18.04.2018
ABD ‘simülasyon’a dönüşürken…

ABD ‘simülasyon’a dönüşürken…

Devamını Oku
16.04.2018
Dört duvar arasında havadır sudur kâğıt kokusu!

Dört duvar arasında havadır sudur kâğıt kokusu!

Devamını Oku
11.04.2018