Tuncay Mollaveisoğlu

İktidar; nasıl, hangi kadro ile?

01 Temmuz 2020 Çarşamba

Cumhuriyet Halk Partisi’nin pandemi günlerinde kurultaya gitmesi tartışma konusu. 

Delege olmayan partililer kurultayda yer alamayacak. Yani delege olamamış il, ilçe belediye başkanları, örgüt yöneticileri, önceki dönem milletvekilleri, parti ileri gelenleri CHP yönetiminin seçileceği kurultayda bulunamayacak.

CHP kurultay mottosunu “iktidar” olarak belirlemiş. İktidar olma stratejisinin, ülke sorunları ve parti içi meselelerin sınırlandırılmış kurultayda tartışılması mümkün görünmüyor. 

Bu nedenle kurultayın pandemi ile ilgili gelişmelere bağlı olarak ileriki bir tarihe ertelenmesi gerektiği dile getiriliyor.

*

CHP’nin iktidar hedefi ile kurultaya gitmesi büyük bir soruyu karşımıza çıkarıyor: “İktidar; nasıl ve hangi kadrolarla?” 

Dün bilge gazeteci Ali Sirmen’in bir paragraf ile çektiği fotoğraf önemli bir çelişkiye işaret ediyordu: 

Tuhaf bir görüntü söz konusu, bir yanda sapır sapır dökülen, Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik çıkmazını doğuran AKP’nin sürekli kan kaybı, öte yanda iktidarın düşmanca engellemelerine karşı savaşan metropol belediye başkanlarının hepsinin de yüzde 50’nin üzerinde memnuniyet desteği almaları, bir yandan da bir türlü yüzde 20’ler bandını aşamayan CHP.

İktidar” sloganı ile toplanacak CHP kurultayında tam da bu sorunun yanıtı aranmalı. Yerel seçimlerde çok iyi bir strateji ve doğru adaylarla ve elbette “ittifak kurmanın” da yarattığı büyük avantajla AKP ağır yenilgiye uğratıldı. 

Sonrasında... 25 yıl aranın ardından alınmış başta İstanbul ve Ankara olmak üzere büyükşehirler, CHP’li il ve ilçe belediye başkanları pandemi döneminde olağanüstü bir hizmet seferberliği ile öne çıktılar... CHP’nin “iyi yönetim” karnesine, halk nazarında yüksek notlar işlediler. 

Ancak yerelde ortaya çıkan ve giderek yükselen CHP başarısı, anketlerde görüldüğü gibi kurumsal olarak CHP’ye yansımıyor. Bu nedenle kendine güvenen ve öne çıkan CHP’den çok, ittifak odaklı bir siyaset stratejisi izleniyor.

*

Peki, bu ne kadar doğru? Bir ana muhalefet partisinin ilk hedefi, ittifaklar üzerinden bir kurgu yapmak yerine, birinci parti olmaya çalışmaktır.

Çünkü o ittifaklar her an dağılabilir. AKP, MHP prangasını koparmak için ittifak sistemi dışında arayış içinde. Erdoğan, Bahçeli esaretinden kurtulmak için yeniden parlamenter sistemin yollarını arıyor. 

Meral Akşener, Temel Karamollaoğlu, Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu ise CHP ile bir arada görünmek yerine sağda AKP’den ve MHP’den kopan ve kopmakta olan seçmeni hedefliyor. İleride AKP’ye alternatif bir sağ oluşumun bu ittifaktan doğması da büyük olasılık. 

Bu durumda CHP’nin ittifak iklimini, devam ettiği müddetçe sürdürmeye çalışan, ancak sonrasındaki kopuşta birinci parti olarak öne çıkmayı da hedefleyen bir stratejisi olmalı.

*

Türkiye’yi kuran partiyi, karşıdevrimciler Atatürk düşmanlıkları nedeni ile hedef yaptılar. Büyük öndere laf edemeyen işbirlikçiler, CHP’ye ve dolaylı olarak da Cumhuriyetin ilk yıllarındaki kurucu kadroya sistemli olarak saldırdılar. Uzun yıllara dayalı bu yıpratma faaliyeti belli bir kesim üzerinde CHP ile ilgili çok yanlış bir ezbere neden oldu. 

CHP, bu yalan ve iftira ezberini bozabilir. Hem geçmişi ile haklı olarak gururlanıp hem de geleceğe dair umut yaratabilir. Bugünün sorunlarını da inandırıcı bir programla çözeceğine geniş kesimleri ikna edebilir. 

CHP, ittifak kompleksinden, görünmez olmaktan kurtulmalıdır. Baroların demokratik yollarla sokağa taşıdıkları cesaret örnek olmalıdır. 

*

CHP, tek başına iktidarı hedefleyen, Türkiye’de birinci parti olmayı önceleyen bir özgüven ile toplumun karşısına çıkmalıdır. 

Pandemi nedeni ile 25-26 Temmuz’da sınırlı katılımla yapılacak kurultayda, CHP’yi bugüne hazırlayacak ve geleceğe taşıyacak tartışmalar yapılabilir mi? 

CHP, siyasi partilerle kurduğu ve pamuk ipliğine dayalı ittifakı, geniş toplum kesimleri ile kurabilir mi? Ülkenin tamamını kucaklayan ve ülkenin tamamının ise kendini bulacağı kadrolar ve yüzlerle öne çıkabilir mi? 

CHP, toplumda karşılığı olan isimlerle etkili bir takım kurup küslük ve kırgınlıkları arkada bırakarak iktidara yürüyebilir mi? 

Atatürk’ün partisinin sorumluluğu ağır... Beklenti büyük... Atatürk Türkiyesi parça parça yok edilirken gözler CHP’den doğması beklenen büyük umutta... Ne AKP eskileri, ne başkası...


Yazarın Son Yazıları

Savunma kazandı (mı?) 24 Haziran 2020
Gazetecilik ve casusluk... 10 Haziran 2020
Eyy Hollanda! 15 Nisan 2020
Laf çok icraat yok! 8 Nisan 2020