Yahya Arıkan

Vergide Tebliğ ve Yama Zorunluluğu!.. (I)

24 Mayıs 2012 Perşembe
\n\n\n

Daha önce sizlerle paylaşmıştık. 117 seri numaralı Katma Değer Vergisi Genel Tebliği ile tüm KDV mükelleflerine yeni bir misyon yükleniyor. Artık, Türkiye genelinde sayıları 2 milyon 300 bin kişiye yaklaşan tüm KDV mükellefleri, yapmış oldukları birçok hizmet alımında vergi dairesi gibi çalışacaklar. Aldıkları hizmetlerin KDVlerini kesecek ve vergi dairesine yatıracaklar.

\n

Tebliğ hükmü 1 Mayıs 2012 tarihinden itibaren uygulanmaya başlandı. Ama pek çok sorunla birlikte Sorun olduğu çok açık. Çünkü 117 numaralı tebliğin Resmi Gazetede yayımından tam 32 gün sonra bu tebliğde değişiklik yapan 118 numaralı tebliğ yayımlandı.

\n

Gelir İdaresinin amacı tevkifat yani kesinti uygulamasını tek tebliğ ile düzenlemekti. Nitekim, 117 numaralı tebliğ ile 37 adet genel tebliğin KDV tevkifatına ilişkin bölümleri yürürlükten kaldırılmıştı. Ama tek tebliğin mümkün olmadığı ortaya çıktı. 118 numaralı tebliğ ile ilk yama yapıldı. Daha pek çok sorun var. Bu da demek oluyor ki daha pek çok yama yapılacak.

\n

Gelin bu sorunları kısaca ortaya koyalım ve “117”yi anlamaya çalışalım

\n

Tevkifatın Yapılacağı Dönem Sorunu

\n

KDVde vergi, genel anlamda, malın teslimi veya hizmetin yapılması ile doğmakta. Malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belge düzenlenmesi halinde de KDVnin doğduğu kabul edilir. KDV beyanı da verginin doğduğu vergilendirme dönemi içinde yapılır.

\n

KDV tevkifatı da fatura ile paralel yürür. Fatura üzerinde tevkifat yapılmakta, faturanın düzenlendiği vergilendirme döneminde, alıcılar 2 numaralı KDV beyannamesi ile yaptıkları tevkifatı beyan eder ve 1 numaralı KDV beyannamesi ile aynı vergilendirme döneminde indirim konusu olur.

\n

Ancak 117 seri numaralı tebliğ ile tevkifat uygulaması ile fatura arasındaki bağlantının kesildiği görülüyor. Anılan tebliğin 1.2. Beyanbölümünde, konuya ilişkin olarak aşağıdaki açıklamalar var:

\n

Tevkifat kapsamındaki işlemlerde vergiyi doğuran olay bakımından özellikli bir durum söz konusu olmayıp, bu işlemlere ilişkin KDVnin beyan dönemi KDV Kanununun 10uncu maddesine göre tespit edilecektir.

\n

Bu kapsamda, işleme ait fatura veya benzeri belge izleyen ay içinde düzenlense dahi sorumlu sıfatıyla beyan, işlemin vuku bulduğu dönemin beyan süresi içinde yapılacaktır. Kısmi tevkifat uygulamasında satıcının mükellef sıfatıyla 1 Nolu KDV Beyannamesi ile beyan edeceği kısım da aynı dönemde beyan edilecektir.

\n

Hizmet işlemlerinde, hizmetin ayın sonunda tamamlanması halinde de fatura izleyen ayda düzenlense dahi bu şekilde işlem yapılacaktır. İşlem bedelinin ödenmemesi, işleme ait faturanın süresinde düzenlenmemesi, alıcıya geç gelmesi veya hiç gelmemesi tevkifatın yapılıp yukarıda belirtilen süre içinde sorumlu tarafından beyan edilmesine engel değildir.

\n

Yine aynı tebliğin “1.3. İndirimbaşlıklı bölümünde ise kısmi tevkifata tabi işlemlerde, işlem bedeli üzerinden hesaplanan KDVnin;

\n

- Satıcı tarafından beyan edilecek kısmının, takvim yılı aşılmamak şartıyla işleme ait fatura veya benzeri belgenin defterlere kaydedildiği döneme ilişkin olarak verilmesi gereken,

\n

- Sorumlu sıfatıyla beyan edilen kısmının ise 2 Nolu KDV beyannamesinin verildiği ay içinde verilmesi gereken,

\n

1 Nolu KDV beyannamesinde indirim konusu yapılacağı belirtilmiş. Daha sonra verilen örnekle de bu işlemlerin ne şekilde yapılacağı açıklanmaya çalışılmış.

\n

Özetle; mayıs ayında alınan hizmetin faturası ağustos ayında gelirse, KDV tevkifatı mayıs ayına ilişkin 2 numaralı KDV ile beyan edilecek ve mayıs ayına ilişkin 1 numaralı KDV beyannamesi ile indirilecek. Satıcı tarafından tevkif edilmeyen KDV ise mayıs ayında beyan edilse dahi bu tutarın indirimi ağustos ayında yapılacak. Yani, aynı faturanın KDVsinin bir kısmı mayıs ayında, bir kısmı ise ağustos ayında indirilebilmekte.

\n

Anlaşılıyor ki bu durum, tevkifat yapan bütün işletmeler açısından ve hatta gelir idaresi açısından sorun teşkil edecek. Bu tutarların takibinin ve kontrolünün yapılması başlı başına bir sorun oluşturacak. Bu nedenle uygulamanın fatura ile paralel gitmesi sağlanmalı.

\n

Bu kapsamda bir diğer sorun ise mayıs ayından önce alınan, ancak tevkifat yapılmamış işlemlerde ortaya çıkacak.

\n

Örneğin, şubat ayı içinde alınan bir hizmetin, faturası gelmemiş ve KDV tevkifatı ilgili dönemde yapılmamış ise ve bu hizmetin faturası mayıs ayından sonra gelmişse ve 117 numaralı tebliğ ile tevkifat oranı değişmişse tevkifat ne şekilde yapılacaktır? Bu konuya ilişkin herhangi bir açıklama bulunmamakta.

\n

Sonuçta; bu konunun açıklanması ve e-beyan sisteminde gerekli düzenlemelerin acilen yapılması gerekiyor.

\n\n\n

Yaz aylarının milyonlarca çalışan için en önemli yanlarından biri kuşkusuz izinlerle ilgilidir. Konunun hem işveren hem de işçiyi ilgilendiren inceliklitarafı çok. Özellikle izinden geç dönme konusunda yaşanan sıkıntılar dikkat çekiyor. Yasaya göre; yılık ücretli iznini kullanan işçinin izin bitiminde işbaşı yapması gerekiyor.

\n

Yıllık ücretli izinden geç dönen işçilerin, kabul edilebilir bir mazereti olmaması veya bunu belgeleyememesi halinde devamsız sayılarak gerekli kanuni işlem yapılabilir.

\n

Buna göre; işçinin devamsızlık halinin bir işgünü olması halinde, sadece o günün ücreti ile hafta tatili ücretinin kesilmesi gerekir. Fakat devamsızlık halinin 2 iş günü veya daha fazla olması halinde 4857 sayılı İş Kanununun 25/II-(g) bendi uyarınca, olayın öğrenildiği tarihten sonra 6 işgünü içinde işçinin, tazminatsız olarak iş sözleşmesi sona erdirilebilir.

\n

Görüleceği üzere izin konusu son derece hayati bir konu. Özellikle tazminatsız işten çıkarılmamak için yıllık izinden süresinde dönmek, hem işveren hem de işçi açısından dikkat edilecek en önemli nokta.

\n

\n\n\n

İzinden

\n

Geç Döneni

\n

Hangi Tehlike Bekliyor?

\n\n\n

ÇOCUKLAR BABANIN GAZİ MAAŞINI ALABİLİR Mİ?

\n\n\n

SSK emeklisiyim ve 76 yaşındayım. Ölen babamın Emekli Sandığından aylık bağlandı. Annem de vefat etti. İstiklal Savaşı gazisi babamın gazi maaşını alma hakkım var mı? Güler Korman

\n

Milli mücadeleye katılan, kendilerine İstiklal Madalyası verilen Türk vatandaşlarına, hayatta bulundukları sürece vatani hizmet tertibinden 5750 gösterge rakamı ile her yıl Bütçe Kanunu ile tespit edilen memur maaş katsasayısı ile çarpılmasıyla bulunacak miktarda aylık bağlanır. Hak sahibinin ölümü halinde bu aylık, dul eşe yüzde 75 oranında verilir. Dul eş tekrar evlenirse kesilir. İstiklal Madalyası verilmiş bulunan Türk vatandaşlarının çocuklarına gazilik nedeniyle aylık bağlanmaz.

\n\n\n

SORU - CEVAP

\n\n\n

Sorularınız için malicozum6ismmmo.org.tr adresine mail atabilirsiniz. Tüm sorular e-posta ile tek tek cevaplanacaktır.

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Bu inat niye? 10 Eylül 2015