Ağızlar açıldı! Ancak?

22 Haziran 2015 Pazartesi

Seçimlerden sonra Türkiye’nin ağzı açıldı. Önceleri susanlar da artık konuşuyor.
Bundan sonra ne olacağına çok da aldırmayan toplum, özgür konuşma olanağının yarattığı anlık mutluluğu yaşıyor; özgürlüğü duyumsuyor.
Oysa şu özgürlük ortamından yararlanılarak aydınlık bir geleceğin temellerinin oluşturulması gerekiyor.

***

Meğer seçimlerden önce onca bilim insanı, yazar, yorumcu ve sanatçı, şimdiki Cumhurbaşkanı’nı kapalı kapılar arkasında kahramanca uyarmışlar; ancak bundan toplumun haberi olmamış!
Basın başdanışmanının seçimlerden sonra yayımlanan kitabından anlıyoruz ki meğer eski Cumhurbaşkanı da şimdiki Cumhurbaşkanı’nı çok uyarmış! Bu uyarılar da ancak şimdi uyarıların uyarısı olarak topluma sunuluyor.

***

Zamanında gereğini yapmayıp seçimlerden sonra şimdiki Cumhurbaşkanı’nı en çok ben uyardım diye ortalığa dökülenler, akılları sıra kamuoyunun gözünde aklanmaya çalışıyorlar! Bununla da kalmıyor, özgürlük ve demokrasi kahramanı kesiliyorlar.
Bunlara baktıkça halkın ağzı açık kalıyor!
Halk, toplumun önde gelenlerinin sergilediği bu birikimli kişiliksizlik, akıl almaz tutarsızlık ve vıcık vıcık çıkarcılık karşısında ne diyeceğini bilemiyor!

***

Seçim sonuçlarının yarattığı göreli özgürlükle karışık şaşkınlık ortamından bir an önce kurtulmak gerekiyor. Çünkü dünya dönüyor; onunla birlikte Türkiye de dönüyor.
Küresel dalgaların yükseldiği bu dönemde ülke ekonomisi bel veriyor; ülkenin güney sınırlarında İslamcı terörün ürettiği savaş kapıdadır; yıllardır yıkıma uğratılan devletin kurumsal yapısı ve bürokrasisi, yeniden yapılandırma bekliyor; emeğiyle geçinenlerin örgütlenme özgürlüğü ve sendikal hakları gündeme bile gelmiyor; eğitim, üniversite ve bilim tümüyle unutulmuş bulunuyor; giderek sorunların en önemli üçlüsü; çözüm süreci, AB ilişkileri ve demokratik anayasa, neredeyse hiç konuşulmuyor.
Oysa AKP iktidarının yarattığı bu yıkım yüklü durumdan hızla çıkılması ve yeni önerilerle toplumun ufkunun açılması büyük önem taşıyor.

***

Şimdiye dek korkudan konuşamayanlar artık konuşmalıdır! Örneğin üniversiteler, nasıl bir üniversite, eğitim ve bilim istediklerinden başlayarak her konuda bilimsel görüşler üretmeye girişmelidir. Aynı şey sendikalar için de geçerlidir.
Korkuları nedeniyle konuşturmayanlar da daha özgürlükçü davranmalıdır. Çalışanlarını baskı altında tutan, doğrudan ya da dolaylı olarak susturan ve işten çıkaran gazete ve TV sahibi sermayedarların da eski tutumlarını bir tarafa bırakmaları, bir toplumsal sorumluluk ve zorunluluktur.

***

Günümüzde sözü olan herkese tarihsel bir görev düşüyor.
Görev, yaşanmakta olan göreli özgürlük ortamının kalıcılaşması, kurumlaşması ve genişletilmesi için ağızların, dedim dedi kısırlığından kurtulması ve geleceğe doğru açılmasıdır.

***

Çorum eski milletvekili, SODEP Halkçı Parti birleşmesinin genel sekreter olarak gerçek mimarı, sağlam Cumhuriyetçiliğin, parti emeğinin, ilkeli solculuğun, vefalı dostluğun, doğruluğun, dürüstlüğün ve erdemin CHP siyasetindeki anıtlarından Cahit Angın’ı sonsuzluğa uğurladık. Işıklar içinde olsun, sevenlerinin başı sağ olsun.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Yerelde yeşermeli 25 Mart 2019
Yıkımı durdurmak! 18 Mart 2019