Yazgülü Aldoğan

Aşı var, adalet yok!

17 Haziran 2021 Perşembe

Hep şikâyet, hep şikâyet dedim kendi kendime. Yazıya olumlu başla hiç olmazsa, bir hamdolsun de mesela? Bak, hamdolsun, aşı geldi, aşı karşıtlarının gürültüsü boşuna, millet kuyrukta, aşısını oluyor, ama halk bekliyor. Bak yine şikâyet! Ama sayın ve gerçekten kendini aşı diye çok paralayan Sağlık Bakanı Koca: Ben de çok sevindim bir milyonu aştığımız rekora. Fakat şu “SGK”liler aşı olsun dediniz ya. Bu ülkede zaten çalışabilecek nüfusun üçte biri çalışıyor! O çalışan nüfusun önemli bir kısmı da kayıt dışı. SGK’si yok. Hamdolsun diyemediler. Üstelik işsizlik tavan yapmış. Üniversite mezunu her üç gençten biri işsiz. Zaten kendilerini ötelenmiş hissediyorlar. Onlar da hamdolsun diyemediler! Bir kez daha itilmiş hissettiler. Madem yaşla gidiyoruz, deyin ki 30 yaşa indik, hay maşallah. İki gün sonra, 18 yaşın üzerinde herkese. Ve ille de kategorizasyon ise: Önce toplu halde yaşamak zorunda bırakılanlar! Cezaevleri? Askerler? O zaman keşke bunu daha önce başarsaydık da bu kadar insanımızı kaybetmeseydik demeyi erteleyeceğim. Aşı olacağım diye sevinip olamayacağını öğrenince parasıyla da mı olunmuyor diye boynunu büken, AKP’den kart götürmediği için staj yaptığı hastanede kadroya alınmayan oğluma üzülmeyeceğim. Ama aşı bulduğunuz için size, aşıları bu kadar hızlı ve organize, üstelik de acıtmadan yaptıkları için elleri öpülesi sağlık çalışanlarına kocaman bir sağ olun, var olun! 

Temiz eller şart

Gelelim bizim mesleğe: Gazeteci olduğum için neredeyse utanacağım! Her zaman bu mesleğin havasından, suyundan yararlanan sütü bozuklar oldu. Basın tarihi, Uğur Mumcu gibi yolsuzluklarla mücadele ederken can vermişlerin yanında güç odaklarına yanaşıp gününü gün edenlerle doludur. Her dönem köşk, saray, başta kim varsa ona yalakalık eden, uçağına binmeyi, hizmet etmeyi marifet sayanlarla. Ama doğru söylediği, doğruyu yazdığı için dokuz köyden kovulanlar daha çok, inanın! Bu dönem, kovulmakla kalmayıp mahkeme mahkeme geziyoruz. Saray yanlısı değilsen baştan suçlusun. Mafyayla işbirliği yaptıkları gibi mafya da kurmuşlar, önce şikâyet, sonra uzlaşma adı altında pazarlık, ver parayı kurtul, yoksa ceza! Meslek örgütleri ayaklandı; başta Basın Konseyi, Temiz Eller Operasyonu istiyor. “Siyaset, mafya, medya üçgeninde kuşatılan Türkiye’de öncelikle medyanın temizlenmesi gerekiyor” diyor. Milyon Avro’lar isteyerek aracılık yapanlar her akşam haber sunuyor! İktidar atamasıyla köşe ve koltuk kapanlar, ekranda ahkâm kesiyor. Kamuoyunun karşısına çıkıp yazan, konuşan her gazeteci, servet beyanı verir, kapalı zarf içinde kalmasın, açıklansın! Bu meslekte çok para kazanılmaz, nereden geliyor o yalı daireleri, herkes bilsin, görsün. 

Savcılar dizide kaldı

Bir mafya lideri, Pandora’nın kutusunu açıp pislikleri ortaya dökmeseydi, Robin Hood gibi halk kahramanı olmasaydı; mafya, siyaset, medya, iş dünyası sarmalı açık ve seçik konuşulmaya başlanmasaydı; tertemiz, musmutlu yaşayıp gidiyor muyduk? Pislik fısıltıydı, haykırışa dönüştü; dedikoduydu, gerçek oldu. SP, süslüye sardı, dizi film oldu, sezon finali yapılacak diye milletin aklı çıktı! Lağım akıyor, savcılar Saray’a bakıyor! İşaret gelmeden hiçbiri iddiaları duymuyor, görmüyor, harekete geçmiyor. Ben devletin savcısıyım diyen Savcı Selim, dizide kaldı, mafya kurşunu yiyor!

Hamdolsun, NATO zirvesini de bir iki medya kazasıyla atlattık, NATO’ya girmek için Kore’ye asker gönderdiğimiz gibi Batı’ya şirin gözükmek için uyuşturucu transfer noktası Kâbil Havaalanı’na jandarmalık yapmayı üstlendik. Konuşacağız daha, konuşmak deyince, dil bilmek zorunda değil, Cumhurbaşkanı. Ama devletin yeminli, resmi tercümanını kullanmak zorunda. Biden’la konuşurken yanında çeviri yapan genç kız, Merve Kavakçı’nın kızıymış. Büyükelçilerin yerine AKP milletvekillerini atama bitti, alt kadrolara da yandaş dolduruyorlar! 

Adalet Yürüyüşü’nün üzerinden dört yıl geçti, adaleti bulamadık. Bari vicdan olsun: Kodamanları salıp öğrencileri müebbete mahkûm ettiğiniz darbe girişimi kurbanlıklarından Murat’ın ailesi, çocuklarını cezaevinde ziyaretten dönerken trafik kazasında yok oldu! Çocuğu cenazeye bile yollamadınız, vicdanınız varsa bari kabir ziyaretine izin verin! Bir de artık şu 65 yaşa kamu ulaşımı yasağını kaldırın! Şehirlerarası otobüse biniyor, şehiriçi otobüse, metroya binemiyor insanlar, suç mu 65 üstü olmak, ayıptır yahu!


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları