Yazgülü Aldoğan

Demokrasi umudu göçmenlerle bitebilir!

22 Temmuz 2021 Perşembe

Bayram sevgi demek, kucaklaşmak demek, hatır gönül demek, ben bıçakların bilendiği, kanın akıtıldığı, etin istiflendiği arkaik ritüellerle bayram sevinci yaşayamayanlardanım! Bu tartışmayı uzatmadan gerçekten kutlayacağımız bayram, ancak ülkeye demokrasi geldiği zaman olacak diyelim de demokrasi umudumuz yeşermişken soluyor mu? Cumhur İttifakı başkanının bayram günlerinde olmayan tadımızı iyice kaçırmak yaptığı iki açıklama vardı; KKTC’ye gidip müjde diye açıkladığı saray vaadi birincisi. KKTC, yavru vatan olabilir ama müstemleke değildir; oraya kurtarıcı, koruyucu olarak gitmiş olsanız da ülkenin kendi koşullarında yeterli, tarihi, sade, şık binalarını aşağılayarak “Ben size cumhurbaşkanlığı sarayı yapayım” demek, en hafif tabiriyle görgüsüzlük değilse nedir? İktidar öyle bir güç zehirlenmesinde ki ne halkının derdinden haberi var ne misafir gittiği ülkenin sorunlarından. KKTC’nin uluslararası kabulünün olmama nedeni sarayları olmaması değil. İlle de bir yatırım yapılacaksa hastaneleri yanmış, sağlık yatırımları yapılabilir, Maraş konusu akıllı çözüme kavuşturulabilir. Maraş’ı açtık demişlerdi, ortadaki caddeyi açmışlar meğer! Orada malı mülkü olan Rumlarla takas anlaşması yapılabilir, kimsenin hakkı yenmeden ortak işletme modelleri bulunabilir. Bunlar da hem Kıbrıs konusunun dünya gündemine gelmesini sağlar hem de tanınması için çözüm bulunmasına. Oraya saray yapılması ise kimsenin umurunda olmaz, olursa da alay konusu olur!

TALİBANLA AYNI KAFA MI?

Cumhurbaşkanı’nın bayramda verdiği ikinci gündem maddesi, laik kesimin tüylerini ürpertti. Afganistan’da hükümet güçlerini yenip ülkenin tamamını ele geçirmek üzere olan Taliban güçleriyle inanç konusunda bir farkımız olmadığı için rahatlıkla anlaşabileceğimizi söyleyiverdi! Taliban? Hani şu şeriatı insan haklarıyla hiç uyuşmayan biçimde en katı haliyle uygulayan, hırsız yakaladım diye insanların kolunu bacağını kesen, kadınları kırbaçlatan, yüzü gözü gözükmeden örtüler altında erkek egemenliğinde yaşatan Taliban? Ele geçirdikleri yerlerde televizyon ve bilgisayarları haram diye parçalayan Taliban mı? Biz de biliyoruz Erdoğan’ın bunu siyaseten söylediğini. ABD’ye şirin gözükmek için Kâbil Havaalanı’nın güvenliğini sağlamaya talip olan Türkiye’ye Taliban’ın karşı çıkmasını önlemeye çalıştığını. Ne ki siyaset bu değildir! Taliban gibi kafa kesen bir terör örgütüyle işbirliğine gitmek yeterince dehşet verici değilmiş gibi bir de “bizim zaten aramızda fark yok” demek, seni ait olmaya çalıştığın insan haklarına saygılı uygar devlet kategorisinden çıkarır, kabile devleti sınıfına sokar ki uluslararası dünyadan dışlanırsın!

AFGANLI GÖÇÜ!

Suriye’yi karıştırdık, iç savaş çıktı; bizim payımıza beş milyon göçmen düştü! Savaş bitti, Esad af ilan etti, kimse gitmiyor? Suriyeli bayrama gidiyor ama kalmaya gitmiyor?  Yetmedi, şimdi de Afganlı göçü başladı. Gelenler kim? Taliban’dan kaçanlar, özellikle hükümet ordusunun askerleri, devlet memurları, ölüm tehlikesi altında olanlar, günde 500’e yakın Afganın Türkiye’ye girdiğini uzmanlar söylüyor. Ve bu, daha göçün başlangıcı, insanların Taliban’dan kaçmak için dağlara sığındığı ve bunların da Türkiye’den başka gelecek yerleri olmadığı için göçmen sayısının artacağı kesin! Bunları başta Yunanistan, hiçbir Avrupa ülkesinin almayacağı, Türkiye’yi tampon ülke olarak gördükleri de!

NÜFUS YAPISI

Türkiye toplumu ise siyasi ve sosyal bir değişimle karşı karşıya. Ege ve Akdeniz’in, Trakya’nın, hatta Marmara’nın yüzü Batı’ya dönük, aydınlık ve laik halkı ve seküler Kürtlerin seçmeni yerine, Ortadoğu ve yakın Asya’nın, hepsi Taliban kadar olmasa bile Anadolu Müslümanlığından çok farklı dini geleneklere sahip, kabile kökenli, genç, savaşçı erkek nüfusa önce göçmen, sonra vatandaşlık verilerek nüfusun demografik, sosyal ve siyasal yapısı değiştiriliyor. Suriyeliler sığınmaya geldi, yerleşti, çok çocuk yaparak çoğaldı! Şimdi sıra Afganlarda mı? AKP, oylarını kaybettiği laik, aydın kesimin yerine bunları koyarak mı tek adam rejimini devam ettirmeyi hedefliyor? Suriyelilere şimdiden “Biz gidersek gelecek olanlar sizi geri gönderecek” söylemi bundan değil mi? Tehlikeye dikkat, gelecek ellerimizden kayıyor! Millet İttifakı da cumhurbaşkanı adayı kim olacak diye dereyi görmeden paçaları sıvayacağına göçmen sorunu ve nüfus yapısı üzerinde çalışmalı. O adayı belirlememize bile gerek kalmayabilir…


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları