Ayşen Gruda ve sevgi seli

Ayşen Gruda ve sevgi seli

27.01.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Dünkü gazeteler Ayşen Gruda’nın “sevgi seli”yle uğurlandığını yazdı... Şaştık mı? Hayır...
Ayşen Gruda, halkın sevgilisiydi. Usta oyunculuğu bir yana, iyi bir insandı. Çalışkandı. Yapmacıksızdı. Olduğu gibiydi. Özgündü. Kendiydi. Sevgi doluydu. Şefkatliydi. Saygılıydı. En büyük sevgisi ve saygısı seyircisineydi.
Benim kuşağımın gençlik günlerinin güler yüzüydü. Saflığı, içtenliği, zekâyı ve hazırcevaplığı bir arada harmanlamasıyla ünlüydü.
O ilk gençlik günlerimizde onunla çok kez aynı televizyon programlarına katıldığımızda, şaşardım anında bulduğu yanıtlara... Bir de o yanıtı yapıştırmadaki zamanlamasına! O zamanlama ustalığı, hiç kuşkusuz tiyatroda, sahnede edindiği bir beceriydi. Dormen Tiyatrosu ve Devekuşu Kabare Tiyatrosu’ndaki dönemler, tanığımdır...

Ruhsal terapi sağladı
Ayşen Gruda aynı zamanda sıkı bir Cumhuriyet kadınıydı. Müjdat Gezen’in de vurguladığı gibi, Atatürk sevdalısıydı. Sözünü hiç sakınmazdı. Eleştirilerinde taşı gediğine oturturdu. Dik duruşunu hiç ama hiç bozmadı. Hiç kuşkum yok, bu sonuncu özelliği de sevgi seline neden olmuştur.
Kısa bir süre önce Tiyatro gazetesi, dört kişiye, Gülriz Sururi, Ayşen Gruda, Suna Keskin ve bana, “Anadolu Tiyatro Onur Ödülü” verdiğinde seviniyordum yine bir araya geleceğimize... Olmadı. Olamadı...
Şişli Kültür Merkezi’ndeki o törene rahatsızlıkları nedeniyle Gülriz Sururi de, Ayşen Gruda da katılamadı. Sahneden onları kucaklamakla ve bir kez daha yüceltmekle yetindim. Sonra... Malum...
Bir röportajında en büyük isteğinin cumhurbaşkanına kahkaha attırmak olduğunu söylemişti. Hayır, o kahkahayı Tayyip Erdoğan’a attıramadı ama, en karanlık günlerde bile, milleti güldürebildi, ihtiyaç duyulan ruhsal terapiyi sağladı... Ona ne denli teşekkür etsek azdır...

Engin Cezzar’ı anarken
Yarın 28 Ocak... İki yıl önce 28 Ocak’ta Engin Cezzar aramızdan ayrılmıştı... Ne çabuk geçiyor. Zaman kanatlanmış gidiyor. Yetişmek zor... Şimdi Gülriz’ine kavuşmuştur diye düşünmeden edemiyorum.
Son günlerde İzzeddin Çalışlar’ın yazdığı “Engin Cezzar’ı Takdimimdir” kitabını (Doğan Yayınları) yeniden okuyorum. Anekdotlarla nasıl büyük bir tat alıyorum bilemezsiniz...
1. Örnek: Muhsin Ertuğrul, Rumeli Hisarı’nda yaz oyunlarını “Hamlet”le başlatacak. Gelin görün ki Hamlet yani Engin Cezzar askerde... Hoca valiyi arar “Hamlet’imi yollayın, bana lazım” der... Ve (kitaptan okuyorum): “Sonuçta ben askerliğimin son üç ayını Prens Hamlet rütbesiyle Danimarka Kraliyet Ordusu’nda yaptım. Çok güzeldi...”
2. Örnek: Küçük Sahne’de “Othello”yu sahneye koyuyor Engin Cezzar. Başrol de onda. “Erol Günaydın da Rodriguez oynuyor. Üstünde kostümüyle kulisin camından Beyoğlu’ndan gelen geçene çadır tiyatrosu çığırtkanı gibi bağırıyor: - Buraya gelin buraya. Kanlı canlı, Arabın intikamı! Tiyatro burası. Başka yere gitme vatandaş, hakiki tiyatro burada!”
İyi ki yaşamımızı zenginleştiren, hayatı çekilir kılan sanatçılarımız var.

***

Şu “sevgi seli” denen şey ne menet bir şeydir ki bir bakarsınız fazlası insanı boğar, bunaltır, şımartır, yoldan çıkartır, yok eder... Bir bakarsınız, ansızın yok olur ve anında insanı sudan çıkmış balığa döndürüverir...
Tanrı kimseyi sevgisiz, kahkahasız, gülümsemesiz bırakmasın...  

Yazarın Son Yazıları

Tuhaf, Saçma, Neyse...

“Biz bu adaletsizlikle mi yaşayacağız? Biz böyle nasıl devam edeceğiz?”

Devamını Oku
08.10.2026
Çağımızın Antigone’si

90 yaşına iki gün kala hocaların hocası, İoanna Kuçuradi sonsuzluğa göçtü.

Devamını Oku
04.10.2026
İşte hayatımız

Sonbaharla birlikte dolu dizgin etkinlik mevsimine daldık.

Devamını Oku
01.10.2026
Karaca Tiyatro yeniden

Önümde 15 Ekim 1979 tarihli Sanat Dergisi. Kapakta Toto Karaca, Mürvet Sim, Yıldız Kenter, Müşfik Kenter, Şükran Güngör, Genco Erkal, Metin Deniz, Gülriz Sururi, Engin Cezzar, Zafer Önen, Ulvi Alacakaplan, gepegenç bir Zeynep Irgat...

Devamını Oku
27.09.2026
Şiddet sarmalında

Şiddet bulaşıcıdır.

Devamını Oku
24.09.2026
Margarita’ya veda

Sevgili Gülsen Tuncer’in sonsuzluğa göçmesiyle sinema, tiyatro ve televizyon dünyamız yasa büründü.

Devamını Oku
20.09.2026
İştahla okumak...

Yaz bitti.

Devamını Oku
17.09.2026
Utanç duygusu

Bu yazının başlığı “Bizim iki 12 Eylül’ümüz” de olabilirdi.

Devamını Oku
13.09.2026
Gümüşlük’ten...

İzmir’deki Nâzım Hikmet sergisinden sonra rüzgâr beni Bodrum-Gümüşlük’e attı.

Devamını Oku
10.09.2026
Nâzım Hikmet müzesine doğru...

Dev boyutlarda, özenli, dikkatli, nitelikli bir sergi olacağını biliyordum.

Devamını Oku
06.09.2026
Canım Şükran Soner

Canım Şükran, Dün sabah, önce Cumhuriyet gazetesinin bahçesinde, sonra Şişli Camisi’nin avlusunda tüm Cumhuriyet âşıklarının, emek tutkunlarının, örgütlü mücadeleye inananların, seninle ve senin aracılığınla birbirlerimizle kucaklaşmalarını görmeliydin.

Devamını Oku
03.09.2026
30 Ağustos

Mustafa Kemal Atatürk’ün “Nutuk” eserini okuyup anlamayanlar...

Devamını Oku
30.08.2026
Hisset... Haykır... Hayal et...

Sabancı Müzesi’ndeki Yoko Ono Sergisi’ni gecikmiş olarak izledim ve çarpıldım.

Devamını Oku
27.08.2026
Bilgesu Erenus’la...

Tiyatro, insanı insan yapan değerleri, emeği, insan onurunu, yaşama sevincini yüceltmeye yönelikse...

Devamını Oku
23.08.2026
Korkuyla umut arasında...

Sakın yukarıdaki başlığa bakıp politik bir şeyler okuyacağınızı sanmayın!

Devamını Oku
20.08.2026
Yazı söz dinlemiyor...

Yazmak böyle bir şey.

Devamını Oku
02.08.2026
Genco’ya tiyatro yapalım!

31 Temmuz 2024. Tiyatromuzun o eşsiz insanı Genco Erkal’ın sonsuzluğa yürüdüğü gün.

Devamını Oku
30.07.2026
Umudu canlı tutabilmek

Sadece sanat değil...

Devamını Oku
26.07.2026
Bunlar normal mi? (2)

Birkaç gün önce çevremde herkes birbirine soruyordu...

Devamını Oku
23.07.2026
Homeros’un aynasından

Yazının başlığı “Bugüne, Homeros’un aynasından bakmak...” olmalıydı, kısalttım.

Devamını Oku
19.07.2026
Bunlar normal mi?

Araya başka konular girdi.

Devamını Oku
16.07.2026
Dünyayı ‘aşk’laştırmak!

Kimi insanlar aramızdan ayrıldığında yalnızca bir insanı yitirmezsiniz.

Devamını Oku
12.07.2026
Deniz’in mektubu

Deniz Göktaş yıllardır sahnelerden sanatını icra ederken kitlelere söyledikleri nedeniyle hapse atılmadı.

Devamını Oku
09.07.2026
‘Bize sorulmadı’

Şu günlerde mezuniyet törenlerinden yükselen sesleri dinliyorum.

Devamını Oku
05.07.2026
Ben unutmadım. Ya siz?

Bugün 2 Temmuz.

Devamını Oku
02.07.2026
Silivri’de kucaklaşmak

Birçok yazar ve yayıncıyla birlikte İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasını izlemek için Silivri’deydik.

Devamını Oku
28.06.2026
Uygarlık düşleri

Önceki akşam AKM’de İstanbul Müzik Festivali’nde (İKSV) kendimi iki ayrı Türkiye arasında gidip gelirken buldum.

Devamını Oku
25.06.2026
Cazın direnci

Bir ülkede umudun tamamen kaybolup kaybolmadığını anlamak için gazetelerin manşetlerine değil, gençlerin gözlerine bakmak gerekir.

Devamını Oku
21.06.2026
Sanatın Belleği-Toplumun belleği

Hukukun bir gecede değiştiği, insanların sabaha karşı evlerinden alındığı, gençlerin umutlarının, emeklilerin yaşamlarının, kadınların güvenliğinin her gün biraz daha aşındığı bir ülkede yaşıyoruz. İyi sanat bize gerçeklikten kaçmayı değil, gerçekle yüzleşecek cesareti verir.

Devamını Oku
18.06.2026
Festivalde büyülü gece: Bedenimiz bir evrendir

Bomboş bir sahne. Arkada fonda dev bir ay...

Devamını Oku
14.06.2026
Darbeler arası festival

Oysa hepimizin nefes alma hakkı var. Nefes almak, gülümsemek, korkmamak, acı çekmemek, isyan etmemek, ülkemdeki ve dünyadaki rezillikleri kısacık bir süre için de olsa düşünmemek hakkı var.

Devamını Oku
11.06.2026
Korkuyorlar...

Dünyanın çivisi çıktı.

Devamını Oku
07.06.2026
Sevgili Osman, Çiğdem, Can, Mine ve Tayfun

Bu mektubu size Gezi’nin yıldönümünde yazıyorum.

Devamını Oku
04.06.2026
Baldwin hâlâ yaşıyor

James Baldwin’in “Kimseler Bilmez Adımı” kitabı, uzun yıllar sonra Bülent O. Doğan’ın çevirisiyle ilk kez Türkçe yayımlandı.

Devamını Oku
31.05.2026
Bayram gibi bayramları özlerken

Tam bayram öncesiydi.

Devamını Oku
28.05.2026
Nefes alamıyoruz

Sevgili okurlar, Chicago’dayım.

Devamını Oku
24.05.2026
Diktatörlerin ortak dili: Maval

“Bana maval okuma” deriz karşımızdaki aklımızla alay ettikçe, yalan söyledikçe, iftira attıkça, yalanlarla iftiralarla bizi oyalamaya kalktıkça, karşımıza geçip bize “masal” okudukça...

Devamını Oku
21.05.2026
Müzik ve Vicdan

Kimi akşamlar vardır; yalnızca bir konser dinlemezsiniz.

Devamını Oku
17.05.2026
Karadeniz’den

Sevgili Merdan Yanardağ, Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan: Esir alınmış ama teslim olmayan sizler, dünyanın en hukuk dışı “casusluk davası”yla uğraşırken inanın başka herhangi bir konuda yazı yazmak, bana zulüm gibi geliyor.

Devamını Oku
14.05.2026
Seyahat sanatı

İnsan neden yola çıkar?

Devamını Oku
10.05.2026