Katiller! Bu cesaret nereden?

31 Mayıs 2020 Pazar

Ey katil adayları!

Ey kin, nefret, şiddet sarmalından medet umanların maşaları, kuklaları, kulları!

Ey provokasyonla beslenip, kendine yol açan kendini bilmezler!

Ey ırkçı, ayırımcı, nefret diliyle kötülük azmettiricileri!

Ey toplumu kaosa sürüklemek isteyenler! Ve bu kaostan kendine “beka” umanlar!

Ey insandan, hayvandan, amipten bile değersiz yaratıklar!

Siz bu cesareti nereden alıyorsunuz?!

Kimi okurların, gülümsediğini görür gibiyim… Bu sorunun yanıtı belli değil mi, der gibiler… Ama yine de ısrarla soruyorum: Katil adayları bu cesareti nereden alıyorsunuz?

Ölüm tehditleri

Önceki gün Hrant Dink Vakfı’na yollanan ölüm tehditlerinden söz ediyorum. Sevgili arkadaşım, meslektaşım, yeryüzünün en barışçı, en gerçekçi, en fedakâr, en nitelikli, en çalışkan, en merhametli, en dürüst insanı Hrant Dink’in göz göre göre katledilmesinden sonra 2007’de kurulmuş bir vakıftır Hrant Dink Vakfı. Kültürel amaçlı, farklılıklarla zenginleşecek, düşünce ve ifade özgürlüğüyle çoğalacak bir Türkiye umuduyla, her tür şiddet ve ayırımcılığa karşı duran bir vakıftır.

Bir gece ansızın gelebiliriz” ulumalarıyla, “Karabağ işgali” bahaneleriyle “Rakel Dink ve vakıf avukatını öldüreceğiz” diye biten bu tehditler, iki insana değil Türkiye’ye, bu ülkeye, bu vatana, bu millete yöneliktir!

Bunu bile idrak etmekten yoksun aptallar, geri zekâlılar, cahiller, zavallılar, ucubeler, maşalar! Nasıl kullanıldığınızın farkında mısınız!!!

Rakel Dink

O Rakel Dink ki… Sadece Hrant Dink’in eşi, karısı, sevgilisi, çocuklarının annesi değildir. O aynı zamanda, yetimhaneden Agos gazetesine, Hrant Dink’in yoldaşıdır, omuzdaşıdır, çalışma arkadaşıdır, barış eylemcisidir. Hrant’ın ruh ikizidir. Acısını içinde yaşayan, kin ve öfkeye teslim olmayan, cömertliğini ve yeteneğini herkesle paylaşandır. Yüce gönüllüdür. Dimdik ayakta kalandır. Bu ülkenin kıymetlisidir!

Hrant’ın “Allah bir milli piyango verdi, eşimi aldım” dediği kişidir.

Hrant’ı sonsuzluğa uğurladığımız, İstanbul sokaklarının insan seliyle dolup taştığı o gün yaptığı konuşmada, “Sevgilim” sözcüğüyle belleklerimize aşkı ve dayanışmayı yerleştiren; “Katilin de bir zamanlar çocuk olduğunu” hatırlatan; “Katil 17 ya da 27 yaşında olsun, bir zamanlar onun da bir bebek olduğunu biliyorum. Bir bebeği bir katile dönüştüren karanlık süreç sorgulanmalıdır” diyerek hepimize ders veren, herkese örnek olan kişidir!

Sorumlular hemen şimdi!

Önceki günden beri bu ülkenin aklı başında, sorumlu ve duyarlı vatandaşları her zamankinden daha tedirgin! Çünkü ne zamandır süregelmekte olan bu nefret dilinin, kışkırtmaların sonuçlarını çok iyi biliyoruz.

Çeşitli sivil toplum kuruluşlarının belirttiği gibi: “Türkiye Cumhuriyeti’nin yurttaşları olan bizler bu oyunu defalarca gördük, yaşadık. Sonu kötü bitiyor. Tedirginlik, kargaşa, güvensizlik ortamı yaratmayı amaçlayan provokatif eylemler peş peşe geliyor.”

Van Başkale’de Vefa görevlilerinin uzun menzilli silahlarla saldırıya uğraması; muhaliflere gözdağı verilmesi… Adana Yüreğir ilçesi CHP gençlik örgütünün başkanının tutuklanması… İzmir’de cami hoparlöründen Çav Bella çalınması… Bakırköy’de kilisenin kapısının yakılmak istenmesi… Kuzguncuk Ermeni Kilisesi’nin haçının çalınması, mezarların tahrip edilmesi… Şimdi de ölümle tehdit…

Bu örnekleri verdikten sonra STK’lerin açıklaması şöyle:

Bu kışkırtma ve saldırılar birbirinden bağımsız ve rastlantısal değildir. Toplumu ayrıştırma, bölme, korku salma amaçlı nefret dilinin tetiklediği güdümlü eylemlerdir. Takipsiz ve cezasız kalmaları şer planları kuran odakları güçlendirmekte, teşvik etmektedir. Sorumluları provokasyonlara son vermeye, kin ve nefreti körüklemekten vazgeçmeye; yetkilileri görevlerini ve sorumluluklarını layıkıyla yerine getirmeye davet ediyoruz.”

Hrant Dink Vakfı’na ve Rakel’e geçmiş olsun diyorum.


Yazarın Son Yazıları

Aziz Nesin’i anarken 5 Temmuz 2020
Gazetecilik yargılanırken 25 Haziran 2020
Yürümek... 18 Haziran 2020
‘Yazıdan Görsele’ 4 Haziran 2020
Yeter! Susun biraz! 24 Mayıs 2020
Mustafa Kemal’i anarken 21 Mayıs 2020