Bağımsız müzisyenler ne olacak?

19 Nisan 2020 Pazar

Kendinizi yeniden bir konser salonunda hayal edebiliyor musunuz? On binlerce insanın katıldığı bir festivale ya da stadyum konserine gittiğinizi düşünebiliyor musunuz?

Ya da insanlarla yakın temas içinde olacağınız ufak bir salondaki müzik etkinliğine ne zaman katılabilmeyi umuyorsunuz?

İnsanlığı esir alan COVID-19, kültür dünyasına çok ağır darbe indirdi. Dünyanın en büyük müzik festivali Glastonbury’nin haziran ayında yapılacak 50. yıl etkinliği iptal edildi. SXSW, Coachella, Big Ears gibi festivaller de bu yıl yapılmayacak.

Türkiye’de koronavirüs ile mücadelenin yanlışlarla dolu seyrini düşünecek olursak, birçok etkinliğin gerçekleştirilemeyeceği ortada.

Hemen her toplumsal olayda ilk iptal edilen müzik etkinlikleri oluyordu ama bu kez tüm dünyayı etkileyen bir durum söz konusu. Üstelik sosyal izolasyonun tam olarak ne zaman sona ereceği de bilinmiyor.

Aşının bulunmasının 1 yılı bulabileceği söylendiğine göre, o zamana kadar kalabalık insan toplulukları yaratacak etkinliklerin risk oluşturacağı kesin. Fiziksel mesafenin korunması gerekiyorsa insanlar nasıl bir araya gelecek?

Sanatçıların yanlarında ekipleri ile tura çıkması da uzun zaman için olanaklı görünmüyor.

Müzik sektörü nasıl ayakta kalacak?

Bu durumda salgın sırasında müzik sektöründe çalışan onca insan ne yapacak? Geçimlerini nasıl sağlayacaklar? Konser salonlarını işletenler, organizatörler, müzisyenler, aranjörler, teknik ekiptekiler hayatlarını nasıl sürdürecek? Çoğu sadece etkinlik bazında gelir elde eden bu emekçiler, nasıl ayakta kalacak?

İngiltere, ABD, Almanya, Avusturya, Fransa, İsviçre ve İtalya’da bu soruna çare olarak sanatçılara çeşitli devlet destekleri gündeme geldi. Bunun için fon oluşturulacağı açıklandı.

Türkiye’de ise bu konuda Kültür ve Turizm Bakanlığı ile müzik sektöründen birkaç temsilcinin temas ettiği biliniyor.

Yaptıkları toplantıda, sektörün devlet teşviklerinden yararlanmasının sağlanması, vergi borçlarının ve SGK/BağKur borçlarının ötelenmesi, Kredi Garanti Fonu desteklerinden organizasyon şirketlerinin yararlanması, kira başta olmak üzere belli giderlerin düzenlenmesi gibi konularda bir hareket planı çıkarılmış.

Bağımsızları temsil eden oluşum şart

Ancak anlaşılıyor ki, söz konusu toplantıda organizatör kurumlar ve menajerlik şirketlerinin durumu ön plana alınmış. Oysa müzik sektöründe çok sayıda bağımsız müzisyen ve çalışan var. Onlar için de Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın acilen destek fonu oluşturması gerekli.

Bu yönde bir çabayı Ankara Büyükşehir Belediyesi gündeme getirdi. Salgın sürecinde mekânların kapanmasıyla işsiz kalan müzisyenlere de gıda desteğine başladı. Belediyeden yapılan duyuruda nakit desteğine de yakında başlanacağı açıklandı. Diğer belediyeler de bunu örnek alabilir.

Çok açık ki, COVID-19 salgını sonrasında ortaya çıkan durum, Türkiye’de müzik sektöründeki bağımsız müzisyenler ile çalışanları temsil eden bir oluşuma duyulan acil ihtiyacı bir kez daha gösterdi.

Sanal ortamda konser dizisi

Müzik etkinlikleri gerçek hayatta yeniden başlayana kadar belli ki sanal ortamda devam edecek. Bu günlerde Instagram ve YouTube gibi dijital kanallarda çok sayıda konser var. Ama bunlar ücretsiz olunca müzisyene maddi katkısı olmuyor.

Ancak bunu farklı bir yolla gerçekleştirmek de olanaklı. Geçim sıkıntısı çekmeyen ünlüler, bu dönemde internet üzerinden verecekleri konserleri ücretli izlemeye açabilir. Bunun bir konser serisine dönüştürülmesiyle bir fon yaratılabilir. Elde edilecek gelir, sektörde zor durumda olanlara aktarılabilir.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, yıllardır müzik sektörünün kaymağını yiyen şirketlerin ve büyük servetler elde eden popüler isimlerin bağımsız müzisyenlere ve sahne arkasındaki emekçilere el uzatmasının zamanıdır.


Yazarın Son Yazıları

Gazeteci taraftır 15 Eylül 2020
Tarikatlar kapatılsın! 6 Eylül 2020
Mahalleler 30 Ağustos 2020
Bitmeyen cinayet sezonu 25 Ağustos 2020
Trump mı, Erdoğan mı? 9 Ağustos 2020