Kader değil sömürü...
Serdar Kızık
Son Köşe Yazıları

Kader değil sömürü...

16.05.2014 01:00
Güncellenme:
Takip Et:

SOMA - Yalan, dolan nafile.
Soma’da iş kazası yok, cinayet var, üstelik katliam.
Ne uğruna?
Sermaye daha çok kazansın diye, yandaşlara kıyak olsun diye.
Kiminle konuşursanız konuşun benzer değerlendirmeler.
Madenin önünde kırmızı tişörtlü bir genç Enerji Bakanı Taner Yıldız’a haykırıyordu:
“Ne yüzle buradasınız. Kader hep bize mi? Sizin çocuklarınıza niye olmuyor kader? İstifa edin bari...”
Korumalar arasında kriz merkezinin merdivenlerine tırmanan bakan, boş boş bakmakla yetindi...
Başbakan Erdoğan bir bakıma ölümleri, “Bu işin fıtratında var” diye sıradanlaştırmaya çalışsa da boşuna.
Evet, yakınlarını kaybedenlerden bazıları “kader” diyor ama hemen ardından da iktidarın iş güvenliği açısından öve öve göklere çıkardığı şirketi, gerekli önlemleri almamakla suçluyor.
Yalnız onlar değil trafonun ilkel olduğunu, maskelerin yetersizliğini, kaçış veya yaşam odası eksikliğini, güvenlik önlemlerinin göstermelik olduğunu söyleyen. Maden çalışanları da benzer görüşte..
Peki, 40 lira yövmiye için niye toprağın altına, kömür karasına, kör karanlığa giriyor insanlar?
Kaderden değil, hep söylüyorlar:
“Başka iş güç yok!.. Çaresiziz... Mecburen...”
Katliamdan kılpayı kurtulan Aydın Kaya, madende çalışmayı sürdüreceğini vurguluyor.
İşte gerçek, bu ve benzer cümlelerde ışığa çıkıyor...
Facianın yaşandığı madende örgütlü sendikanın eğitim müdürü Fikret Sazak, “Ölüm varsa ihmal de vardır” diyor. Can kaybının 450’ye kadar yükselebileceğini söylüyor...

***

Soma’da madenci heykelinin çevresinde, hastane önünde, kahvelerde herkes Başbakan Erdoğan’ı konuşuyor.
Ortaokullu bir öğrenci, 1800’li yıllardan, 1907’de ABD’de yaşanan ve 362 kişinin öldüğü kazadan örnekler veren Başbakan için, “Demek ki iki asır gerideyiz” diyor.
Adını soruyorum, yanındaki arkadaşları uyarıyor:
“Söyleme, polis alır...”
Benzer korku örneklerini, işsiz kalma ya da polisle başı belaya girme riski nedeniyle adını söylemeyen madenci ve yakınlarında da gözlemledim.
İstanbul, İzmir ve Ankara’da işçi cinayetlerini protesto için demokratik haklarını kullanan insanların, TOMA’larla, biber gazlarıyla engellendiğine de herkes tanık. Ancak faşist düzenlerde görülebilecek tablolar bunlar.

***

Özellikle Başbakan’ın sosyal medyada yayımlanan bir videosu da Somalının gündemi.
Erdoğan 3 bin kişilik koruma ordusunun eşliğinde, tepkiler üzerine girdiği bir markette, protestocu madenci yakınını yumrukladı mı yumruklamadı mı?
Kimilerine göre evet, kimilerine göre hayır...
Bu tartışma bile, ağır tepkilerle karşılanan, istifaya çağrılan, yuhalanan, araçları tekmelenen Başbakan ve bakanlar için, ilçe binası taşlarla yerle bir edilen AKP için büyük bir çıkmaz.
Madenlerdeki vahşi sömürüyle, özelleştirme politikalarıyla, taşeronlaşma sistemiyle, ölümlerden sorumlu olan iktidarın suçlanması çok doğal...
Soma’da tarifsiz acıların, gözyaşının, öfkenin, isyanın, yer yer derin suskunluğun arasındayım.
Bu nasıl bir insanlıktır, nasıl bir düzendir, nasıl bir iktidar hırsıdır; sorguluyorum...  

Yazarın Son Yazıları

Yaşasın Cumhuriyet

Yaşasın Cumhuriyet

Devamını Oku
01.01.2016
Sesler kısılırken...

Sesler kısılırken...

Devamını Oku
25.12.2015
İnsanlığın toplu intiharı!..

İnsanlığın toplu intiharı!..

Devamını Oku
18.12.2015
‘Adaletin terazisi’ mi demiştiniz?..

‘Adaletin terazisi’ mi demiştiniz?..

Devamını Oku
11.12.2015
Sahipsiz Saip Köyü...

Sahipsiz Saip Köyü...

Devamını Oku
07.12.2015
Rüzgârgülleri...

Rüzgârgülleri...

Devamını Oku
04.12.2015
Karizmanın sınırı!..

Karizmanın sınırı!..

Devamını Oku
30.11.2015
Adım adım uçuruma!..

Adım adım uçuruma!..

Devamını Oku
27.11.2015
Korkunç gerçeğe doğru

Korkunç gerçeğe doğru

Devamını Oku
23.11.2015
Kuklanın kuklacıya tekmesi!

Kuklanın kuklacıya tekmesi!

Devamını Oku
20.11.2015
Canavarı kim yarattı?

Canavarı kim yarattı?

Devamını Oku
16.11.2015
Sadeleşmek, netleşmek!..

Sadeleşmek, netleşmek!..

Devamını Oku
13.11.2015
Sahici olmak...

Sahici olmak...

Devamını Oku
09.11.2015
Ardıç ağacı direniyorsa...

Ardıç ağacı direniyorsa...

Devamını Oku
06.11.2015
Mavi Yeşil Direniş

Mavi Yeşil Direniş

Devamını Oku
02.11.2015
Devrimin rotası!..

Devrimin rotası!..

Devamını Oku
30.10.2015
İktidarın psikozu!..

İktidarın psikozu!..

Devamını Oku
26.10.2015
Kaostan çıkış yolu!..

Kaostan çıkış yolu!..

Devamını Oku
23.10.2015
Zaaf değil ‘açık’ var!

Zaaf değil ‘açık’ var!

Devamını Oku
19.10.2015
Terör sahnesi!..

Terör sahnesi!..

Devamını Oku
16.10.2015
Ne zaafı, gülüyorsun işte!

Ne zaafı, gülüyorsun işte!

Devamını Oku
12.10.2015
Asıl Ergenekon!..

Asıl Ergenekon!..

Devamını Oku
09.10.2015
Kumpasın dersi!

Kumpasın dersi!

Devamını Oku
05.10.2015
Bedelsiz özgürlük yok!..

Bedelsiz özgürlük yok!..

Devamını Oku
02.10.2015
Kayıtsız-III ve bilinmeyen Karadeniz...

Kayıtsız-III ve bilinmeyen Karadeniz...

Devamını Oku
28.09.2015
Güldürmeyin bizi!..

Güldürmeyin bizi!..

Devamını Oku
25.09.2015
İktidar hastalığı!..

İktidar hastalığı!..

Devamını Oku
21.09.2015
Uyanan uyanıklar!

Uyanan uyanıklar!

Devamını Oku
18.09.2015
12 Eylül çocuğu AKP

12 Eylül çocuğu AKP

Devamını Oku
14.09.2015
Oyunu bozmak gerek

Oyunu bozmak gerek

Devamını Oku
11.09.2015
Sahte gözyaşları

Sahte gözyaşları

Devamını Oku
07.09.2015
Aylan’ın katili kim?

Aylan’ın katili kim?

Devamını Oku
04.09.2015
Cumhuriyet çınarı Oktay Ağabey

Cumhuriyet çınarı Oktay Ağabey

Devamını Oku
31.08.2015
Su yolunu bulur!..

Su yolunu bulur!..

Devamını Oku
28.08.2015
Çare direniş!..

Çare direniş!..

Devamını Oku
24.08.2015
Emperyalizmin değirmenine su taşımak!..

Emperyalizmin değirmenine su taşımak!..

Devamını Oku
21.08.2015
Knidos’un ışığı...

Knidos’un ışığı...

Devamını Oku
17.08.2015
Akılla oynama!..

Akılla oynama!..

Devamını Oku
14.08.2015
Utanmadan, sıkılmadan...

Utanmadan, sıkılmadan...

Devamını Oku
10.08.2015
Yeşil Yol mu yolsuzluk mu?

Yeşil Yol mu yolsuzluk mu?

Devamını Oku
07.08.2015