İktidar hastalığı!..

21 Eylül 2015 Pazartesi

İnsanlık tarihi boyunca yönetenler, yönetilenlerin haklarını, hukuklarını ve özgürlüklerini engellemeye, bastırmaya çalıştı. Düzenin sürmesi esastı...
Egemen anlayış, sömürü çarkını sürdürmek için zulmü, kimi zaman insanlık dışı faşizan uygulamaları devreye soktu.
Ölüm ve işkence, hapis, baskı, işsizlik, yoksulluk iktidarların elinde silah olarak kullanıldı.

***

İnsanlık, yani asıl olarak yönetilenler, egemenlere karşı hak ve özgürlük mücadelesi verdi.
Bu yolda kazanımlar, adım adım sağlandı.
Sömürüye, kapitalizme karşı sosyalizm de, yönetenler yüzünden 20. yüzyılı yenilgiyle kapattı. Ancak 21. yüzyılda hâlâ geçerli bir insanlık ülküsü, düzeni felsefesidir.

***

Bugün Batı demokrasisi dediğimiz düzen de özünde sömürü sisteminin, sermayenin bir aracıdır.
Özgürlükler, büyük ölçüde egemenlerin çerçevelediği sınırlarda geçerli ne yazık ki.
Ülkemiz bugün, burjuva demokrasisinde geçerli olan özgürlük ve haklardan bile yoksun.
Öyle ki insan hakları, özgürlükler AKP iktidarıyla 13 yıl öncesinin de gerisinde.
İhlaller 12 Eylül düzenini çağrıştırıyor.
Tek adam düzeni, otoriter, totaliter yönetim, toplumun üstüne kâbus gibi çöktü.
İşin garip yanı, bu baskıcı düzene muhalif kimi kesimlerin de tepki gösterdikleri yaklaşımları, belirli ölçüde içselleştirmeleri, kendi bünyelerinde de barındırmaları, meşrulaştırmaları.
İktidarın azgınca sürdürdüğü baskıcı yaklaşımların siyaset arenasındaki muhalif kesim ve kurumlarda da belirli ölçüde yaşanması, ilginç bir ironi oluşturuyor...
Çünkü çıkış yolları yanlış.
Sömürüyü geriletecek, özgürlükleri genişletecek yöntem sınıf ve emek mücadelesidir.
Dün Yunanistan’da seçim vardı, 40 gün sonra da bizde.
Komşudaki SYRİZA benzeri bir yapılanmanın bile ülkemizde neden gerçekleşmediği, önemli bir soru değil mi sol açısından?
Diyeceksiniz ki onun hali belli, parçalanmışlığı ortada.
SYRİZA’daki AB dayatmalarına karşı çıkan, küresel politikaları reddeden, kurtarma programına hayır diyen muhalif kesimi destekliyorum. Tabii komünistlerin onlara yönelik eleştirilerini de haklı bularak...


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Yaşasın Cumhuriyet 1 Ocak 2016
Sesler kısılırken... 25 Aralık 2015
Sahipsiz Saip Köyü... 7 Aralık 2015