Adnan Dinçer

Herkes komedyen olmuş!

12 Şubat 2020 Çarşamba

Son yıllarda, ama özellikle son günlerde futbol yorumu yapanların bir bölümü işin saha dışına çıkıp kişileri, davranışları, konuşmaları, açıklamaları, oynanan futbolu, gerçekleri değil kafalarına göre çizdikleri, sözde espri (!) mizansenlerle izleyenleri eğlendirdiklerini sanıp geriyorlar! İşin en ilginç yanı da sahadaki futbol yanı bilimsel ve gerçekçi olmak yerine, kişilerin haykırma, sallama konserleri gibi atmasyon konuşmalarına takılan toplum yaratma becerileridir. “Boş teneke ses yapar” misali ötüyorlar ve fanatizmin esiri kimseleri birbirlerine kavgalı, dargın hale getiriyorlar!

İngiltere’de Liverpool tozu dumana katan bir başarı içindeyken ülkemizde de lig liderliği için üç büyüklerin dışında iki takımın karşılaşması, futbol heyecanı yüksek olan 90 dakikayı yaşattı bizlere. Ne kadar yer aldı ve irdelendi medyada?

Kulüp başkanları dillerinin altındaki sözde kibar sözcüklerle ifade ettikleri “fanatik” ve “bencil” açıklamalarla sosyal ortamı geriyorlar. VAR denilen uygulamanın net yanlışlarını göz görüyor ve teknoloji dahi atlanıyorsa karar veren kim oluyor merak ediyoruz doğrusu? Cevap insan! O halde VAR’a gerek yok sonucu netleşmiyor mu? Bu ortamda her türlü yanlışın ve kuralın zaman zaman ertelendiği, bekletildiği bir süreçte tutulması saniyelerle sınırlanmış 90 dakikalara etkisi, maç sonu görüntü dahi veremeyen bazı kanallarda birbirlerinin sesini bastıracak avazlarla spor programı oluyor ve açıkça ince kabadayılık yapılıyorsa gece yarılarına kadar dinleyen kurbanlara yazık oluyor!

Bizim gençlik ve çocukluğumuzda ünlü iki komedyen vardı ve yeri hâlâ boş! Laurel Hardy ve Oliver Stefan. Terslik film sessiz de olsa başlarken ortada duruyordu. Birisi çok şişman ve iri, öteki son derece zayıf ve küçük bedenli. Bu iki adam dünyaya sinemayı sevdirdi, acılarını unutturmaya çalıştı ve başardılar. Hâlâ ölümsüzlüklerini koruyorlar. Ama eminim ki bizdeki “komedyenler” (!) o zamana rastlasalardı futbol dünyası çok mahzun kalacaktı!

Pazar günü bir amatör maça gittim. Geçmişte tarihiyle önemli bir kulüp olan takımın taraftarları, ekiplerini öylesine candan desteklediler ki gözlerim yaşardı! Ama bir yönetici ve başkan bana futbolla ilgisi olmadığı halde (!) devre arasında ayaküstü ders vermeye kalktı! Sonra tanıtım yapılınca bir anda toz oldu gitti! İşte böyle bir heves ve alakasız ego içinde imkânı olanların ellerinde tuttuğu yeni futbol dünyamız bu! Ben ve benim gibiler, değirmenlere karşı Şanço Panço misali ülkemiz adına savaştık! Son ana kadar da kendi adıma öyle mücadele edeceğim. 

Sergen Yalçın ortamı yaratan tabloya sahip olmak varken yanına mutlaka yaşıtım Lucescu’yu neden mandallamak isterler anlamak olası değil! O kişi G.Saray’ı ve Beşiktaş’ı şampiyon yaptığında başarılıyken zorla gönderildi! Geldi Ulusal Takımımızı gençlerle güçlendirdi ama yine gönderildi! O halde bu talep neden diye sormak gerekliyken, gündeme gelmeyen, gerçeklerden uzak, teknik adam açıklamalarıyla gırgır geçmek niye? Nejat Uygur nur içinde yatsın!


Yazarın Son Yazıları

Hak eden kazandı 18 Ekim 2020
Artık görün! 13 Ekim 2020
Farklı devreler 12 Ekim 2020
Pandeminin özentisi! 6 Ekim 2020
Seremoni bekleyişi mi? 30 Eylül 2020
Kulüp televizyonu! 23 Eylül 2020
Değişiklik 20 Eylül 2020
Gerçeklerle futbol! 16 Eylül 2020
Ciddiyet 14 Eylül 2020
Futbol ve seremoni! 9 Eylül 2020
Korona etkisi! 7 Eylül 2020
Transfer pazarı! 3 Eylül 2020
Futbola dikkat! 28 Ağustos 2020
Messi’nin dramı! 19 Ağustos 2020