Eyvah yine ‘askeri vesayet’

Eyvah yine ‘askeri vesayet’

18.02.2020 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

FETÖ’nün siyasi ayağı tartışmaları kızışalı beri yeniden “askeri vesayet” söylemi siyaset piyasasında serbest dolaşıma geçti.

Son günlerde artan darbe söylentileri, pek gerçeklik payı barındırmasa dahi, son derecede tedirgin edicidir. Çünkü darbeler, daha doğrusu askeri darbeler bir süreden beri bütün “şuyuu vukuundan beter” (söylentisi kendisinden daha tehlikeli) olgular gibi başka amaçlarla kullanılır olmuştu.

Unutmayalım, Türkiye’de hamasete bulanmış nice habasetin, nice kokuşmuşluğun, nice rüşvetin, hukuku, ahlakı, adaleti ayaklar altına almasının gerekçesi olarak hep aynı sav ileri sürülmüştü:

- Usule boş ver! Esasa bak sen! Askeri vesayeti yok ediyoruz, Türkiye bağırsaklarını temizliyor.

Oysa Türkiye’nin bağırsaklarını temizleyerek, askeri vesayeti yok edildiğinin söylendiği sırada, otoriter askeri vesayeti mumla aratacak totaliter sivil vesayete dönüştürülme süreci bütün hukuksuzluğuyla, bütün zulmüyle, bütün yolsuzluğuyla rüşvetiyle, yaşatılırken askeri vesayetin yok edilmesi savı, pisliklerin üstünün örtülmesi için kullanılıyor; daha süreç başlamadan askeri vesayet bahane edilerek yerine bin beter bir totalitarizmin getirilmekte olduğu uyarılarına kulak asılmıyordu.

***

Demokrasiye giden yol ancak, askeri ya da sivil tüm vesayetlerin tasfiye edilmesiyle açılabilecekken, askeri vesayeti gölgede bırakacak bir dinci vesayet rejimi, sivil darbeyle üniformalı vesayetin yerine ikame ediliyordu.

Bu amaçla devletin tüm erkleriyle, iktidara vekâleten değil de kendi adına talip olduğu anlaşılana dek, tümüyle FETÖ’nün sultasına bırakılması ile 15 Temmuz darbe girişimcilerine uygun ortam yaratılıyordu. Sözü edilen girişim, TSK içindeki geleneksel dengelerin henüz herkesin FETÖ’ye teslim olacak hale getirilememiş olmasından dolayı başarıya erişemiyordu.

Ama 15 Temmuz darbe girişiminden bu yana geçen sürede, ne FETÖ’nün siyasi ayağı bulunabiliyor, ne de TSK içinde biat etmemişlerin tasfiyesi süreci sonlandırılıyordu.

Bu ortamda 2019 yılına girildiğinde, AKP’nin iç ve dış politikalarının iflas ettiği, yerel seçimlerde sandığa da bulaşan bu iflasın, kapitalizmle barışık ılımlı İslam modelinin evrensel çöküşü ile at başı gittiği de görülüyordu.

Yalnız Türkiye’ye özgü değil, ama tüm dünya için düşünülerek dizayn edilmiş AKP modelinin çöküşü ile Reis sistemi ekonomide kaynaksız, iç politkada umarsız, dış politikada müttefiksiz kalırken üstesinden gelemeyeeceği güçlüklerle burun buruna kalıyordu.

***

Bu tür güçlüklerle karşılaştığında başlangıçta işleyen AKP modeli bir yandan özgürlükçü ve yalnızca sandık öğesine dayanarak meşruiyetçi görürken öte yandan gerginliği artırarak, vidaları daha da sıkıştırmak yolunu tutarak engelleri aşma yöntemini uygulamıştı hep.

Ne var ki ılımlı İslam modelinin topyekûn iflasıyla birlikte sandıkta çoğunluğun elden gitmesi, AKP’nin “ortamı ger, sandığa git desteği al!” formülünün işlemesi için gerekli koşulların bir araya gelmesini engelliyordu.

Sandık öğesinin devreden çıktığı bu durumda başka bir unsur bulmak gerekiyordu. Geçmişte cendereyi sıkıştırırken gevşetiyormuş izlenimi yaratmakta yararlı olan, “askeri vesayeti tasfiye” savı, darbe olasılığı etkeniyle zenginleştirerek yeniden denenebilirdi.

Şimdi, “askeri vesayet”in yeniden ısıtılıp önümüze konulmasının nedeni işte budur. Kanmayalım!

***

NOT: FETÖ’nün siyasi ayağı tartışmasına Erdal Atabek dünkü yazısıyla çok değerli bir katkıda bulunuyor, FETÖ’nün siyasi ayağının kim olduğunu, olmayana ergi metoduyla, matematik açıklıkla kanıtlıyor. Mutlaka okunması gerekli bir yazı.

Yazarın Son Yazıları

İyi insan (19 Mart 2024)

İyi insan

Devamını Oku
19.03.2024
Laiklik nedir?

Laiklik nedir?

Devamını Oku
06.03.2024
Yıldönümü

Yıldönümü

Devamını Oku
03.03.2024
Aslında biliyorlar

Aslında biliyorlar

Devamını Oku
01.03.2024
Vatan nöbeti

Vatan nöbeti

Devamını Oku
27.02.2024
Daha neler olacak?

Daha neler olacak?

Devamını Oku
25.02.2024
Ali Sirmen yazdı...

Türkiye hâlâ laik mi?

Devamını Oku
23.02.2024
Mutluluk mecburiyeti

Mutluluk mecburiyeti

Devamını Oku
20.02.2024
İşin özü

İşin özü

Devamını Oku
18.02.2024
Tehlikeli kavga

Tehlikeli kavga

Devamını Oku
13.02.2024
Kader mi?

Kader mi?

Devamını Oku
11.02.2024
Biat etmeyene hayat yok

Biat etmeyene hayat yok

Devamını Oku
09.02.2024
AKP yanıltıyor

AKP yanıltıyor

Devamını Oku
06.02.2024
Monşer

Monşer

Devamını Oku
04.02.2024
Neler olmaz ki?

Neler olmaz ki?

Devamını Oku
02.02.2024
Ne aceleniz var?

Ne aceleniz var?

Devamını Oku
30.01.2024
Bir ittifak nasıl kurulur?

Bir ittifak nasıl kurulur?

Devamını Oku
28.01.2024
Lütfedilen bir yaşam

Lütfedilen bir yaşam

Devamını Oku
27.01.2024
Ali Sirmen yazdı...

CHP-İsveç-NATO

Devamını Oku
26.01.2024
İyi insan (24 Ocak 2024)

İyi insan

Devamını Oku
24.01.2024
İflas budur işte

İflas budur işte

Devamını Oku
23.01.2024
Sam amcamız bizi attaya götürüyor

Sam amcamız bizi attaya götürüyor

Devamını Oku
21.01.2024
Sokak ve siyaset

Sokak ve siyaset

Devamını Oku
19.01.2024
Nasıl olacak?

Nasıl olacak?

Devamını Oku
16.01.2024
Zor günler

Zor günler

Devamını Oku
14.01.2024
Ali Sirmen yazdı

Türkiye’nin ekseni

Devamını Oku
12.01.2024
Yeni yerel yönetim

Yeni yerel yönetim

Devamını Oku
09.01.2024
Bir Kuvvacı dost

Bir Kuvvacı d

Devamını Oku
07.01.2024
Büyük çıkmaz

Büyük çıkmaz

Devamını Oku
06.01.2024
Din devleti

Din devleti

Devamını Oku
05.01.2024
Belliydi

Belliydi

Devamını Oku
02.01.2024
Aynı anıyı paylaşmak

Aynı anıyı paylaşmak

Devamını Oku
31.12.2023
Aynı vatanı paylaşmak

Aynı vatanı paylaşmak

Devamını Oku
29.12.2023
Durum

Durum

Devamını Oku
26.12.2023
‘Dostum Mozart’

‘Dostum Mozart’

Devamını Oku
24.12.2023
‘Anayasal kabahat!’

‘Anayasal kabahat!’

Devamını Oku
22.12.2023
Seçmenin tepkisi

Seçmenin tepkisi

Devamını Oku
19.12.2023
Bir garip patron

Bir garip patron

Devamını Oku
17.12.2023
Ali Sirmen yazdı...

‘Allah’ın gazabı’

Devamını Oku
15.12.2023
Hamas ve Kuvvacılar

Hamas ve Kuvvacılar

Devamını Oku
12.12.2023