Çehov’un ‘Ödlek’i
Öner Yağcı
Son Köşe Yazıları

Çehov’un ‘Ödlek’i

10.10.2026 11:29
Güncellenme:
Takip Et:

Lev Tolstoy’un “Benzeri olmayan bir sanatçıdır. Onu büyük bir yazar yapan, yapıtlarının yalnız Ruslarca değil, dünyanın dört bir yanındaki insanlarca hissedilip anlaşılabilmesidir” dediği, modern öykünün kurucularından, “durum öyküsü”ne (Çehov tarzı öykü) adını veren, unutulmaz 6. Koğuş’un yazarı Anton Çehov’un bir öyküsünü aktaracağım.

‘ÖDLEK’

Evde çocuklarına ders veren Julia’yı ücretini ödemek için çalışma odasına çağıran adam, “Ayda otuz rubleye anlaşmıştık” der. Öğretmen “kırk” dese de, “Hayır, böyle not almışım” deyip onu susturur.

Öğretmen, patronunun “İki aydır çalışıyorsun” sözüne “İki ay beş gün” diye itiraz edecek olsa da adam “Hayır” deyip pazar ve tatil günlerini, bir çocuğunun hasta olduğu, öğretmenin dişinin ağrıdığı günlerin, kırılan bir bardakla tabağın, bir çocuğunun yırtılan ceketinin, ötekinin çalınan ayakkabısının bedelini de ücretinden kestiğini söyler.

Öykünün sonu

“... ‘Ocak ayının sonunda sana on ruble vermiştim...’

‘Hayır, böyle bir şey yapmadınız!’ diye Julia Vassilyevna zorlukla yutkunarak cevap verdi.

‘Not etmiştim. Yanlış olmama imkân yok!’

‘Şey... Peki, öyleyse.’

‘Kırk birden yirmi yediyi çıkar... Kalır sana on dört.’

Kızcağızın şimdi iki gözü birden yaşla dolmuştu. Küçücük şirin burnunun altında da ter damlacıkları belirmeye başlamıştı.

Zavallı kız, ‘Şimdiye kadar bana bir kere para verildi’ diye titreyen sesiyle konuştu. ‘Ve o da sizin karınız tarafından. Hepsi üç ruble, fazla değil.’

‘Sahi mi? Görüyor musun, ben onu not etmemişim! On dörtten üç daha çıkar... Kalır on bir. Al azizim, işte paran: Üç, beş, dokuz, on, on bir. Tamam mı?’

On bir rublesini de avcuna koydum. Uzandı, aldı ve titreyen parmaklarıyla cebine sokuşturdu. ‘Mersi’ diye boğuk bir sesle fısıldadı. Birden yerimden fırladım ve başladım odanın içinde bir aşağı bir yukarı gidip gelmeye. Sinirlerim son derece bozulmuş, kan tepeme fırlamıştı. Kızgın kızgın; ‘Ne için bu ‘Mersi?’ diye sordum.

‘Verdiğiniz para için.’

‘Hakkını yediğimi sen de bal gibi biliyorsun. Aman Tanrım! Ne biçim insansın sen, görmüyor musun ki, seni göz göre göre soydum! Daha ötesi var mı bunun, paranı çaldım! Ve sen hâlâ ‘Mersi’ diyorsun!’

‘Bundan önce çalıştığım yerlerde hiç vermemişlerdi.’

‘Hiç mi vermemişlerdi? Şaşırmaya da gerek yok ya! Bense, sana ufak bir şaka yaptım. Sırf ders olsun, öğrenesin diye bu insafsızca yolu seçtim. Merak etme, seksen rublenin tamamını sana vereceğim! Al işte, hepsi şu zarfın içinde seni bekliyor. Ama bir insanın bu kadar pısırık olabileceğine de hâlâ inanamıyorum! Neden haksızlığa başkaldırmıyorsun? Dünyada bu denli yüreksiz, tabansız olmak mümkün mü? Bu kadar ödlek olmak?’

Acı bir gülümseme dudaklarının kenarında kıvrıldı. Yüzündeki ifade, ‘Mümkün’ diyordu.

Kendisine zalim bir yoldan ufak bir ders verdiğim için özür diledim. O hâlâ şaşkın şaşkın bakınırken eline seksen rubleyi sıkıştırdım. O yine her zamanki ‘Mersi’siyle mırıldanır gibi defalarca teşekkür etti ve odadan çıktı. Arkasından bakarken kendi kendime düşünüyordum:

Şu dünyada zayıfları ezmek ne kadar kolay!”

(Anton Çehov, Hikâyeler/ Ördek adlı kitaptan, Çev. Yılmaz Dikbaş, Nergiz Yayınları)

İNSANLIK DERSİ

Bu öyküsünde Çehov, haksızlığa, adaletsizliğe sessiz kalanların trajedisinde insan arıyor.

Doktorluğunun verdiği insanları iyileştirme sanatını, toplumsal yozlaşmanın, duyarsızlığın bam teline dokunarak öyküleştirmesiyle toplum doktorluğuna dönüştürmeyi başarıyor.

İnsanı insan olmaktan çıkaran yanlış yaşam durumlarına, insanın insanı ezmesine, yok saymasına karşı çıkıyor.

Kendi deyişiyle “duvardaki tüfeği” patlatıyor.

Bunu öyle çarpıcı bir biçimde yapıyor ki insanın içini burkuyor.

İlgili Konular: #Tolstoy

Yazarın Son Yazıları

Çehov’un ‘Ödlek’i

Çehov’un ‘Ödlek’i

Devamını Oku
10.10.2026
Yaşamlarla gelen aydınlık

Yaşamöykülerinin bugüne ve yarına ışık tuttuğuna bir kez daha inandım.

Devamını Oku
03.10.2026
Şiir insanın direnişidir

Şiir kime seslenir?

Devamını Oku
26.09.2026
Şarlo ve umut

Diktatörlüklerin gıdası umutsuzluktur.

Devamını Oku
19.09.2026
Gençlik: Dün ve bugün

Ordunun hekim ihtiyacını karşılamak için 14 Mart 1827’de İstanbul’da açılan Tıbhane-i Amire ve cerrah yetiştiren Cerrahhane, 1836’da Mekteb-i Tıbbiye adıyla birleştirildi

Devamını Oku
12.09.2026
Özgürlükten demokrasiye

“Hürriyet Kasidesi”nde; “Şimdi kalbi fethedecek güç sendedir, güzelliğini gizleme/ Güzelliğin sonsuza dek milletin bakışlarından uzak kalmasın.

Devamını Oku
05.09.2026
Toplumsal muhalefet ve şiir

Toplumsal muhalefet; emperyalizmin işbirlikçisi ırkçı, dinci bağnazlığı aşma savaşımının gerektirdiği doğru düşünüşü, eylemi bulmak için aydınlık arayışına yol gösteriyor.

Devamını Oku
29.08.2026
‘Böyle gelmiş böyle gitmez’

İktidar; yarattığı umutsuzluk, çaresizlik ve korkuyla “Biz adam olmayız!”, “Böyle gelmiş böyle gider” algısını yaygınlaştırarak toplumu karanlığa mahkûm etmek, bu tablonun değişebileceği duygusunu yok etmek, toplumsal muhalefetin cesaretini kırmak istiyor.

Devamını Oku
22.08.2026
İnsana umut yakışır

“Altınoluk Tarihi Antandros Şehrini Kurtarma Koruma ve Yaşatma Derneği”; arkeolojik buluntuların MÖ 7-8. yüzyıla uzandığı Edremit-Altınoluk’a 2 km uzaklıkta yer alan mozaikleriyle ünlü “Antandros antik kenti”nin gün ışığına çıkarılması, ören yeri ilan edilmesi ve korunmasına destek vermek için, 1999’da kuruldu.

Devamını Oku
15.08.2026
‘Uyandırın bizi’

1940’lı yılların ortalarında başlayan “materyalist kirlenme”ye karşı “Yeşil Kuşak” oluşturmakla başlayan Amerikancı politikaların “ulus devletlerin bittiği” yaygaralarıyla etnik ve dinsel ayrılıkların kışkırtıldığı, “Osmanlı millet (ümmet) modeli”nin dayatıldığı koşullarda Cumhuriyetimiz, yaşamsal bir tehlikeyle karşı karşıya.

Devamını Oku
08.08.2026
Umuda saldırı

Emperyalizmin düzeni; insanın emeğini, onurunu, sevgisini, özverisini katarak yarattığı “insani”; halkların katliamlara, hapishanelere, işkencelere, darağaçlarına karşın elde ettiği “ulusal”; insanlığın yüzlerce yıldır süren savaşımıyla kazandığı “evrensel” değerleri çürütüyor.

Devamını Oku
01.08.2026
Toplumsal muhalefetin verdiği görev

27 Mart 1994 yerel seçimleri sonrasında Cumhuriyet’in manşeti “Seçmen solu uyardı” idi.

Devamını Oku
25.07.2026
Yangın yıllarının doğurduğu şair

Gazi Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü’nde sınıf arkadaşıydık Ahmet Telli’yle (1969).
Şiiri bu kadar güzel okuyan DEV-GENÇ’li bir şairle yoldaş olmanın gururunu, keyfini yaşadım.


Devamını Oku
18.07.2026
Susmak-konuşmak

Oktay Akbal 1987’de çalışmaya başladığım Cem Yayınevi’nde yayımlanan kitaplardan olan Susmak mı Konuşmak mı?’daki yazılarında susmanın boyun eğmek olduğunu söylüyordu.

Devamını Oku
11.07.2026
İnsancıl bir duruş

1980 öncesinde Cağaloğlu’ndaki ofisinde yaptığımız sohbetler geliyor aklıma.

Devamını Oku
04.07.2026
Şeytanla anlaşma

Al Pacino, Keanu Reeves, Charlize Theron’un oynadığı Şeytanın Avukatı, Andrew Neiderman’ın gerilim romanından uyarlanan 1997 yapımı bir filmdi.

Devamını Oku
27.06.2026
Yürüyüş


Yürüyüş deyince aklıma ilk Spartaküs geliyor...

Devamını Oku
20.06.2026
Yurtseverlik sevdadır

Doğanın sunduğu zenginliklerin, insanlığın uzun uğraşlarla kazandığı değerlerin yaşadığı topraklarda da çiçeklenmesini ister yurdunu seven.

Devamını Oku
13.06.2026
Kötülük gibi umut ve cesaret de bulaşıcıdır



Emperyalist projenin, Türkiye’yi, stratejik potansiyelinin bir ulus olarak dağılma sürecine kadar kullanmak olduğu yetkili ağızlarca birçok kez söylendi.
Yaşadığımız budur.


Devamını Oku
06.06.2026
İnsana yakışan

Yaşadıklarımız; Osman Selim Kocahanoğlu’nun deyişiyle “tarihin doğurduğu adam”ın emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti’nin yok edilmesini de içeren haritanın gerçekleşmesi adımlarıdır.

Devamını Oku
30.05.2026
İki dost aydına armağan kitap

47 yıllık öğretmenliğine yarım yüzyıl boyunca gazete ve dergilerde yazılar; yurdun pek çok yerinde konferanslar, sunumlar, radyo ve TV programları, dergi yöneticilikleri ve sayısı 50’ye ulaşan kitap ekledi Ahmet Özer (d.1946). Ayrı Beraberlikler, Günle Dokunan, Gecenin Kanayan Yerinden, Söyle Yüzüm Tanığımsın, Aşklar Yedeğinde Ömrümüzün, Aşkın Taçyaprağı, Sözümüz Vardı, Bir Şehrin Boynundayız, Kardeş Yağmurlar, Suları Çekilen Nehir, Denizin Sesiyle, Ne Zaman Nerdeyiz ve Mordoğan (toplu şiirler) adlı şiir kitaplarına imza attı.

Devamını Oku
23.05.2026
Öğretmen yetiştirme

Profesyonel kamu görevi niteliğindeki öğretmenlik mesleğinin Fransız Devrimi’nin ürünü olduğunu söyleyen Dr. Niyazi Altunya, Türkiye’de Öğretmen Yetiştirme Deneyimi 1848-2018 (Öğretmen Dünyası) adlı yapıtının girişinde şöyle diyor: “Öğretmenlik mesleği ile öğretme sanatı aynı şey değildir.

Devamını Oku
16.05.2026
Eğitim ve öğretmen

Eğitimdeki depremin eğitimin öznesi öğretmenlerin saygınlığını yok ederek sürdüğünü gören eğitimcilerimiz sürekli yazıyor.

Devamını Oku
09.05.2026
Özne öğretmen

İtalyan müdürün saygısız, kaba davranışlarıyla karşılaşan İstanbul Beyoğlu’ndaki Özel İtalyan Lisesi’ndeki Türk öğretmenler; ders, nöbet, toplantı, ek ders ücreti konusunda ayrımcılığa uğradıkları, okul yönetiminin öğretmenliğin saygınlığını yok ettiği gerekçesiyle başlattıkları grevi iki aydır sürdürüyor.

Devamını Oku
02.05.2026
Emperyalizmin ahlakı

Tüm dünyada emperyalizmin süslerle gizlediği kokuşmuş ahlakının açığa çıkışı yaşanıyor.

Devamını Oku
25.04.2026
Savaş-5: ‘Rezistans’

2. Dünya Savaşı’nda Aydınlanmanın, cumhuriyetin, özgürlük, eşitlik, kardeşlik sloganlarının beşiği olan Fransa’nın başına Nazi belası gelince “Ulusal kurtuluş umudu yalnızca halktır” çağrısıyla “Rezistans” doğdu.

Devamını Oku
18.04.2026
Savaş-4: Sanatların temeli barış

“Barış, insandan yana olan tüm çabaların, tüm üretimin, yasama sanatını da içermek üzere tüm sanatların temelidir”

Devamını Oku
11.04.2026
Savaş-3: İnsanlığa ders

İspanya deyince, Avrupa’daki en eski ulusal devletlerden ve 16. yüzyılın sonunda dünyanın en büyük sömürge imparatorluklarından biri geliyor aklıma.

Devamını Oku
04.04.2026
Savaş-2: Bir barış romancısı

Edebiyat dünyamda Türk yazarlarından farklı olmayan biriydi Cengiz Aytmatov.

Devamını Oku
28.03.2026
Savaş-1: 'Büyük Diktatör'

Savaş-1: 'Büyük Diktatör'

Devamını Oku
21.03.2026
Yaşamın öznesi insan

“Dünyada benzerine az rastlanan bir gönüllü okur örgütlenmesini Ankara Cumhuriyet Okurları (CUMOK) özelinde inceleyen ve tüm Cumhuriyet okurlarına armağan” olan bir kitap yayımlandı...

Devamını Oku
14.03.2026
Değerleri yarına taşımak (2)

Mustafa Kemal, 1906’da örgütlediği “Vatan ve Hürriyet Cemiyeti”nin Selanik şubesinin kurucularından, Babıâli Baskını’ndaki (23 Ocak 1913) konuşmasıyla tarihe geçen dava arkadaşı Ömer Naci için Ali Fuat Cebesoy’a, “Meşrutiyet’te İttihatçıların en seçkin ve heyecanlı hatiplerinden biri olan yakın arkadaşım”; Kılıç Ali’ye “O konuşurken de ateşti, yazarken de” der.

Devamını Oku
07.03.2026
Değerleri yarına taşımak (1)

Aydınlarımızın umut taşıma anlamına da gelen değerbilir çabasıyla kültür hazinemiz zenginleşiyor.

Devamını Oku
28.02.2026
Bir büyük insan

Bir yol ayrımında olan 1940’lar Türkiye’sinde; yaşamı, düşünceleri, gerçekleştirdikleri, direnişi, yapıtları, “davaları”yla bir simge aydın; Goethe’nin “Işık, biraz daha ışık!”, Tevfik Fikret’in “Kıran da olsa kırıl fakat bükülme sakın!”, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli kültürdür” sözlerini yaşam biçimi kılan bir bilge; “Aklıyla Batı’da, gönlüyle Doğu’da bir düşünce adamı”, bir toplumun geleceğinin mimarı, bir büyük insandı Hasan Âli Yücel (17 Aralık 1897-26 Şubat 1961).

Devamını Oku
21.02.2026
Köpeklerin anlatıldığı romanlar

“Hayatı gezdiren bir ayna” olan roman, insanı ve insanlığı anlatmayı amaçlarken doğanın her varlığından ders alınmasını da öğretir.

Devamını Oku
14.02.2026
‘Gerçekçi ol, olanaksızı iste!’

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Küba delegesi olarak 11 Aralık 1964 günü, emperyalizme direnen dünya halklarına umut ve güç veren ve adını tüm dünyaya duyurduğu tarihi konuşmasında...

Devamını Oku
07.02.2026
Tarih yeniden yaşanırken

TÖB-DER, TÖS’ten aldığı birikimle öğretmenleri toplumsal muhalefet içinde hakkıyla temsil eden bir örgütlenmeydi.

Devamını Oku
31.01.2026
Dünyanın ve insanlığın vicdanı

Edebiyatın büyülü gerçekliğini yüklenerek çıktığı yolda dünyanın kötülüğüne karşı tüm zamanların ezilen, sömürülen, dışlanan insanların yaşam anlarının çağdaş destancısı, insanlığın vicdanı bir gazeteciydi Eduardo Galeano (1940-13 Nisan 2015).

Devamını Oku
24.01.2026
İnsan olmanın ölçütü: Kitap

İnsan olmanın ölçütü: Kitap

Devamını Oku
17.01.2026
İnsanlığın hasreti

Deprem, sel, tsunami, yanardağ, çığ, kasırga gibi doğal felaketler, salgınlar, yangınlar, kıtlıklarla boğuşmak ve bunları alt etmek zorunda kalan insanlık, kendi yarattığı kölelik, savaş, işgal, sömürü, egemenlik belalarını bir türlü yok edemedi yeryüzünden.

Devamını Oku
10.01.2026