Serdar Akinan ile Gezi Söyleşisi

28 Haziran 2013 Cuma

Serdar Akinan sonradan olmuş değil, gazeteci doğmuş bir kişi. Yeni piyasaya çıkmış olan, harikulade bölümler de içeren, özyaşam öyküsü “Sahi Beni Neden Almadılar?”ı okurken bunu bir kez daha anlıyorsunuz.
Ne zamandır Kandil’de yaşadığı üç günde ilginç izlenimler edinmiş olan S. Akinan ile oturup şu
“çözüm süreci”ni konuşalım istiyordum.
Kuşkusuz, böyle bir görüşme, yepyeni ufuklar açacaktı.
Ama aradan geçen zaman içinde genç arkadaşım, yepyeni bir işe soyunmuş ve bir internet TV sitesi kurmuştu.
Daha önce, CNNTÜRK, HABERTÜRK; GEOTV ve SKYTÜRK’ün kuruluşlarında ve bu sonuncunun yönetiminde de bulunmuş olan Serdar’ın sosyal medya organı kısa sürede 50 bin tekil ziyaretçiye ulaşmış ve hızla da gelişiyor. İşin ilginci, Vagus.TV adresinden ulaşabileceğiniz yayın, Gezi olayları ile aynı anda başlamış ve gelişmiş.
Son kitabını okuduktan sonra, (bir polisiye sürükleyiciliği içinde okunan kitabı herkese salık veririm) sohbet arzumu ilettim. Kırmadı, görüştük.

\n

***

\n

Gezi olayları ile Arap Baharı arasında koşutluk kuranlar, özellikle iki benzerlik üzerinde duruyorlar: Her iki olay da beklenmedik bir anda ve şekilde patlak vermişti. Her ikisinde de sosyal medya çok büyük rol oynamıştı.
Gezi olaylarını başlangıçta, görmezden gelen geleneksel medya hızla güvenilirliğini yitirmekte, sosyal medya karşısında gerilemekteydi.
Burada genç dostum bir noktaya dikkati çekiyor ve sosyal olaylarda sosyal medyanın rolü üzerinde uzmanlaşmış araştırmacı
Zeynep Tüfekçi’nin, Gezi göstericilerinin sosyal medyayı kullanma yaygınlıkları ve ustalıkları kadar, Tayyip Bey’in yandaşlarının da aynı hünere sahip olduklarını, aynı yoğunlukla sosyal medyayı kullandıklarını anlattığını söylüyor.
Yani bakmayın siz Tayyip Bey’in sosyal medyayı baş belası olarak görmesine, ondan kendisi de yararlanıyor. Erdoğan’ın iletişim hünerini bilenler için bu şaşırtıcı değil.
Serdar Akinan başlangıcından itibaren içinde olduğu Gezi’de olanları şöyle özetliyor:
“Tam toplumsal hareketsizlik karşısında umudumu kaybetmeye başladığım anda gençlerin bana kendi hayat tarzını dayatma diye başkaldırmalarına tanık olmak çok hoştu. Bu, çok değişik siyasal görüşten, etnik gruptan insanların katıldığı bir sivil toplum hareketi kendini yalnız hissedenler, Gezi Parkı’nda buluştular.”

\n

***

\n

Serdar Akinan, Gezi olayını “ötekine saygı” deyişiyle özetleyebileceğimizi söylüyor.
Böyle olunca, çözüm süreci ve Kürt hareketine Gezi’nin yaklaşımı konusunda bir fikir de edinilmiş oluyor. Bununla birlikte, Kandil’deki ziyareti sırasında hareketin demokratik yüzünü gördüğünü daha önce röportajında da, kitabında da vurgulamış olan Akinan, BDP’nin olayı doğru okuyamadığını da belirtmeden edemiyor.
Gezi’deki hareketin sivilliğini özellikle vurgulayan ve bu eylemden mutlaka siyasi bir hareket çıkacağını söyleyen Akinan, insanların korku eşiğini geride bıraktıklarını söyledikten sonra ekliyor:
- Gezi’den siyasi bir hareket çıkmaması olanaksız.
Gezi’yi sürükleyenlerin çok iyi eğitim görmüş, donanımlı gençler olduğunu belirten, tam da dünyaya entegre olarak kurtulacak ve özgürleşecek olan Türkiye’de yeni bir siyasi oluşum ihtiyacının duyulduğu sırada olayların patlak verdiğini ve bu sivil hareketin başladığını söyleyen Akinan parklardaki forumlara dikkati çekerek, AKP’nin karar verici mekanizmalarında, bu çok dinamik hareketin öneminin anlaşıldığının bir panik havasının egemen olduğunu değişik siyasal, dinsel, etnik tabanlardan gelen ve bana yaşam tarzını dayatma diyen bu genç ve dinamik insanların artık yenilmelerinin güç olduğunu belirtirken, olaylar polisiye önlemlerle bastırılsa bile Erdoğan’ın yeni akım karşısında kaybettiğini söylüyor ve ekliyor:
- Bu hareketi artık yok etmek mümkün değildir. Her şeyin bittiğini sananlar yanılıyorlar, asıl her şey şimdi başlıyor.

\n

Yazarın Son Yazıları

Ordu ve AKP 4 Aralık 2020
Hamamda... 24 Kasım 2020
Yasak 17 Kasım 2020
ABD ile ilişkiler 13 Kasım 2020
Atatürk’ü konuşmak 10 Kasım 2020
İmar kültürü 3 Kasım 2020
Devlet koruması 16 Ekim 2020