Dünyanın her yerinde devletler bazı işleri gizli yaparlar. Silahlı örgütlerle silahın yanında sonuca varmak için gizli görüşmeler ve pazarlıklar yapılır. Zaten bütün savaşlar ve ayaklanmalar, hep masa başında çözülmüştür. Kişisel anlaşmazlık ve kavgalar da pazarlık sonucunda uzlaşarak çözülmüştür. Bu anlaşma zeminini hep araya birileri girerek yaratmıştır. Tarafların adaletinden emin olduğu, belli saygınlığı olan, tarafları dinleyip “racon” kesenler çözmüştür kişisel anlaşmazlıkları. Devletler arası uyuşmazlıklar için de Birleşmiş Milletler Örgütü kurulmuş, devletler arası sorunlar da oraya taşınıp orada çözülmektedir. Yani kişisel ya da devletler arası sorunlar hep masa başında konuşarak çözülmüştür.
Ülkemizdeki 30 yıldır süren silahlı çatışmalar da konuşarak çözülecektir. Bunu hem örgüt hem de devlet kabul etti. Daha önce de birtakım aracılar kanalıyla gizli görüşmeler yapılıyordu. Ancak “yok öyle şey, biz teröristlerle görüşmeyiz, bunları söyleyenler şerefsizdir” deyip açıkça ama gizliymiş gibi yapmaya devam ediyorlar.
Devletin tüm kurumları, askeri, istihbaratı, siyasileri kimi Kandil’le, kimi Öcalan’la, kimi Avrupa’daki örgüt yöneticileriyle sürekli görüşüyor ve pazarlık yapıyorlar. Tam bir maskeli balo. Siyasi iktidar işin bitmesi gerektiğini, hatta bittiğini bildiği halde, tarafların tümünü bir masaya oturtup sonuca varmayı beceremiyor. Türklerde tarafları dinleyip karar veren meclis geleneği vardır. Türkler 960 yılında Cent kurultayında meclisi toplayıp tüm dinlerin temsilcilerini dinleyerek tartışıp İslam dinini seçmeye karar vermişlerdir.
Tam konuşma zemini yakalanmışken, açıkça konuşup sonuca varmak varken, niye gizli işler çevrilir anlamak mümkün değil. Yapılan her şey, kim ne söylediyse yakında açığa çıkacak. Çocuk da gizli yapılır ama hamilelik ve doğum açıktır.
Bunlara göre biz ya salağız ya anlamıyoruz. Amerika “Ben artık gidiyorum, şu Kürt meselesini bitirin. İsrail, Kürtler, Türkiye birlikte hareket edin, birbirinize sahip çıkın” dedi. Ama bizim içeride bir sorun vardı, binlerce kayıp vermiş askerler itiraz edebilirdi. Terörist, darbeci diye generaller de içeri atıldı ve o sorun da çözüldü. Böylece görüşmeleri gizlemenin de anlamı kalmadı.
Neyse sinemamızın en iyilerinden Sırrı S. Önder bütün bu görüşmelerin içinde olarak, bu sürecin filmini de yapacaktır. Hem yapacağına, hem de en iyisini yapacağına güvenim tamdır. Bu film hem ülkemizdeki, hem de dünyadaki tüm sinema ödüllerini sinemamıza kazandıracaktır. Bir sinemacının orada olması ülkemiz için bir şanstır. Kim ne demişti, kim ne yapmıştı görülecektir.
Ercan Yeşilyurt
Son Köşe Yazıları
Açıklık Çözer
Yazarın Son Yazıları
İmran Öktem Olayı
İmran Öktem Olayı
Devamını Oku
02.02.2014
Hukuk Devleti (26.01.2014)
Hukuk Devleti
Devamını Oku
26.01.2014
Açıklık Çözer
Açıklık Çözer
Devamını Oku
19.01.2014
Gizli İşler
Gizli İşler
Devamını Oku
29.12.2013
Biz Gülerek Atlattık
Biz Gülerek Atlattık
Devamını Oku
22.12.2013
Yeniden Başlamak...
Yeniden Başlamak...
Devamını Oku
16.12.2013
İktidar Sarhoşluğu
İktidar Sarhoşluğu
Devamını Oku
08.12.2013
Devlet ve ‘Adamları’
Devlet ve ‘Adamları’
Devamını Oku
01.12.2013
İşin Esası
İşin Esası
Devamını Oku
07.11.2013
Seçimi Yine Onlar Kazandı...
Devamını Oku
11.07.2011
Hak Ediyor Olmak...
Devamını Oku
05.08.2010
Yakışıyor Olmak
Devamını Oku
29.03.2010
Piyasacılar Yeter Artık!
Devamını Oku
22.02.2010