Bitmeyen meşruiyet arayışı - Hande Orhon Özdağ
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Bitmeyen meşruiyet arayışı - Hande Orhon Özdağ

09.01.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Erdoğan’ın ABD seyahati sırasında, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Trump’ın Erdoğan’a “ihtiyacı olanı” verdiğini söylemişti: Meşruiyet. Bu, Washington’ın AKP’nin meşruiyet krizini bildiğini ve kullanışlı gördüğünü açık eden bir itiraftı. Ancak aynı zamanda çeyrek asırlık AKP dış politikasının da özetiydi. Çünkü AKP’nin dış politikası en başından beri hiç dinmeyen bir meşruiyet arayışının ürünüydü; iç ihtiyaçlar değiştikçe bu arayış dış politikayı da sürekli başka yönlere savurdu.

SİYASİ BAGAJ VE GÜVENCE ARAYIŞI 

AKP, aslında ciddi bir siyasi bagajla siyaset yolculuğuna başlamıştı. Kurucu kadroları, Türkiye’de “müesses nizamın” karşıt kutbu olarak görülen; NATO, AB, IMF gibi örgütlere karşıtlıkla ön plana çıktığından, küresel “müesses nizam”ın da pek haz etmediği “milli görüş” geleneğinden geliyordu. AKP, “milli görüş” gömleğini çıkardığını söylese de ulusal ve küresel muhataplara güven vermesi yakıcı bir zorunluluktu.

AKP, bu nedenle, içeride laik düzeni ve ekonomik liberalleşme sürecini tehdit etmeyeceğine ilişkin güven vererek; dışarıda ise “Batı” ile yakın ilişkiler kurarak meşruiyet sorununu aşmaya çalıştı. Bu strateji kısa vadede “başarılı” da oldu. Türkiye’de sermaye çevreleri AKP’nin ekonomi politikalarından memnuniyetlerini dile getiriyor, AB uyum sürecinde yapılan düzenlemeler, Brüksel’de “devrimci” olarak niteleniyordu. AKP’nin demokrasi ve insan hakları vurgulu söylemi ise içeride muhalefeti etkisizleştirmenin, dışarıda ise rıza üretmenin etkili bir aracıydı.

SANDIK GÜCÜ VE İDEOLOJİK DIŞ POLİTİKA

Büyük bir sandık zaferiyle sonuçlanan 2007 seçimleri AKP için daha “iddialı” adımların önünü açtı. Ergenekon-Balyoz gibi kurmaca davalarla, anayasa değişiklikleriyle, iç muhalefetin kurumsal dengeleri altüst edildi. Dış politikada ise 2010’lar, AKP’nin Batı’dan devşirdiği meşruiyeti yine Batı’yla kurduğu ortaklık üzerinden Ortadoğu’ya ihraç etme dönemiydi. Arap Baharı’nın ilk yılları, ABD ile kurulan “model ortaklık” stratejisine yaslanan AKP’ye bu fırsatı bolca sağladı. AKP, Tahrir Meydanı’nda Mursi’nin posterlerinin yanında Erdoğan’ınkilerin taşınmasından övünç duyuyor; Davutoğlu ise “Arap Baharı, Türk baharıdır” diyordu.

GEZİ’DEN 15 TEMMUZ’A

Tunus’ta ve Mısır’da İhvancıların düşüşü AKP’nin Ortadoğu’da yeniden girişmek zorunda kalacağı “meşruiyet mücadelesinin” ilk habercileriydi. Katar hariç, Körfez ülkeleriyle ciddi sorunlar yaşanıyordu. “Değerli yalnızlık” süreci başlamıştı. Aynı yıllarda AKP’nin Gezi Direnişi sırasındaki orantısız müdahaleleri Batı’daki “demokrat AKP” algısına ağır darbe vurdu. Suriye’de giderek radikalleşen çizgi ve “barış süreci”nin sona ermesi ise AKP’nin Batı nezdindeki “makbul müttefik” konumunu iyice aşındırdı. Yine de Mart 2016’da AB ile imzalanan, Geri Kabul Anlaşması, o yıllarda aradığı meşruiyeti yaratmamış olsa da AKP açısından geleceğe dönük önemli bir koz olarak masada duracaktı.

15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrasında, Batı’dan destek görmemesi AKP’nin karşı karşıya olduğu “meşruiyet krizini” maskelenemez hale getirdi. İktidarı bu yalnızlıktan kurtaran ise Rusya ve İran başta olmak üzere otoriter aktörler oldu. AKP’nin iç konsolidasyon gereksinimleriyle paralel olarak dış politika da daha güvenlikçi ve milliyetçi bir görünüm aldı. Sivil özgürlükler, insan hakları, demokrasi, hukukun üstünlüğü söylemleriyle başlayan siyasi serüven yerini “beka” söylemine, “iç işlerine karışmama” ve “egemenlik” gibi vurgulara bıraktı.

YENİ REJİM

2017 referandumu sonrasında Türkiye giderek daha otoriter hale gelirken dış politikadaki güvenlikçi yönelimler, AKP’nin iç siyasi yönelimini destekliyordu. Ancak ekonomik “nas” politikalarının yarattığı tahribat, AKP’nin 2002’den beri çeşitli biçimlerde üretebildiği rıza mekanizmalarını artık sürdürülemez hale getirdi. Bu kez acil ekonomik ihtiyaçların baskısıyla, Körfez monarşilerinden başlayarak ilişkilerin bozulduğu ülkelerle yeni bir zemin bulmak için “ad hoc” politikalar devreye sokuldu.

AKP’nin meşruiyet arayışının bir diğer boyutu ise jeopolitik alanda kendine alan açma stratejisiydi. Batı nezdinde yıpranan meşruiyetini telafi etmek isteyen iktidar, Rusya ile kurduğu yakın ilişkiyi bir çeşit uluslararası pazarlık aracına dönüştürdü. Rusya ile temaslar, AKP’ye hem Avrupa karşısında bir denge imkânı sundu hem de askeri kapasiteyi Avrupa’nın kırılgan güvenlik mimarisinde “vazgeçilmez” bir unsur gibi pazarlayabilmesinin önünü açtı. Şanghay İşbirliği Örgütü ve BRICS gibi oluşumlarla flörtü de “alternatif ittifaklar” görüntüsünü pekiştirmek için kullandı. Böylece dışarıda “stratejik aktör” algısıyla içeride “güçlü lider-güçlü devlet” söylemiyle meşruiyet üretmenin yeni bir yolunu buldu.

Bugün ise muhalefetin “iktidar projeksiyonu”nun güçlenmesi, AKP’nin iç siyaseti gayri-hukuki yöntemlerle baskılamasına yol açtıkça, iç meşruiyet ihtiyacı da derinleşiyor. Asıl çarpıcı olan ise çeyrek asırdır ülkeyi yöneten bir aktörün hâlâ tükenmeyen bir meşruiyet açığıyla boğuşuyor olması. AKP’nin bitmeyen meşruiyet arayışı, dış politikayı da sürekli savrulan, kriz anlarında yön değiştiren, kimi zaman kendi önceki tezlerini bile geçersizleştiren bir zemine itiyor. Türk dış politikasının klasik pragmatizmin sınırlarıyla açıklanamayan bu zikzakları, iktidarın bitmeyen meşruiyet arayışının dışarıya taşmış halinden başka bir şey değil.

DR. HANDE ORHON ÖZDAĞ 

Yazarın Son Yazıları

Medeni Kanun’a bakış... - Mehmet Emin Elmacı

Türk Medeni Kanunu’nun 100. yılındayız.

Devamını Oku
26.03.2026
Savaş ve ekonomi - Aydın Öncel

İkinci Dünya Savaşı’nda, fabrikaları devletin yönetimine alarak güdümlü bir ekonomi modeli uygulamak zorunda kalan vahşi kapitalizmin kalesi ABD ancak Hollywood platolarında zafer kazanabildiği Vietnam savaşının yarattığı bunalımı henüz atlatmaya çalışırken karşılaştığı “1973 büyük petrol krizi” ile bir kez daha sarsılmıştı.

Devamını Oku
25.03.2026
Şevket Süreyya Aydemir’i anarken - Remzi Koçöz

Şevket Süreyya Aydemir’in gençlik günleri askeri öğrencilikten cepheye, savaştan öğretmenliğe, Kafkaslar’dan Moskova’da ekonomi eğitimine, İstiklal Mahkemesi’nde yargılanıp hapis yatmaya uzanan gençlik günleri fikirsel/eylemsel açıdan oldukça hareketli geçmiştir.

Devamını Oku
25.03.2026
Gençlerimizin spordan kopuşu... - Demirhan Şerefhan

Türkiye’de çocuklarımızın spora başlaması zor değil; asıl zor olan devam ettirebilmek.

Devamını Oku
25.03.2026
Bir savcının portresi: Doğan Öz - Mahmut Aslan

Doğan Öz, 1934’te Afyon’da doğdu.

Devamını Oku
24.03.2026
19 Mart'tan sonra Türkiye - Av. Mustafa Köroğlu

19 Mart'tan sonra Türkiye

Devamını Oku
23.03.2026
Çocuk emeği tesadüf değildir - Özgür Hüseyin Akış

Çocuk emeği tesadüf değildir - Özgür Hüseyin Akış

Devamını Oku
23.03.2026
Emperyalist kuşatma - Av. Arif Anıl Öztürk

Emperyalist kuşatma - Av. Arif Anıl Öztürk

Devamını Oku
21.03.2026
İran savaşının jeopolitik etkileri - Nejat Eslen

İran savaşının jeopolitik etkileri - Nejat Eslen

Devamını Oku
20.03.2026
‘Avıcenna’dan, Tıbbıyelı Hıkmet’e… - Prof. Dr. Coşkun Özdemir

‘Avıcenna’dan, Tıbbıyelı Hıkmet’e… - Prof. Dr. Coşkun Özdemir

Devamını Oku
20.03.2026
Aklın sınırları ve dünyanın kaderi - Cengiz Kuday

Aklın sınırları ve dünyanın kaderi - Cengiz Kuday

Devamını Oku
19.03.2026
Hukuka yeni şablon! - Başar Yaltı

Hukuka yeni şablon! - Başar Yaltı

Devamını Oku
19.03.2026
Kurtuluş Savaşı’mızın önsözü... - Erol Ertuğrul

Ünlü sözdür, “Cumhuriyeti sokakta bulmadık”.

Devamını Oku
18.03.2026
18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi - Hüner Tuncer

Çanakkale Boğazı’nda 19 Şubat-18 Mart 1915 tarihlerinde yaşanan Deniz Savaşları, Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin kazandığı muharebelerin başında gelir hiç kuşkusuz!

Devamını Oku
18.03.2026
Türkçe bilinci ve bağımsızlık marşımız - Mustafa Gazalcı

Yıl 1967...

Devamını Oku
17.03.2026
Türkiye’de motokuryelerin sorunları - Berna Özgül

Pandemi döneminin tetiklediği e-ticaret patlamasıyla birlikte motokuryelik, Türkiye’de hızla büyüyen ve milyonlarca insanı barındıran bir sektöre dönüştü.

Devamını Oku
17.03.2026
Memura da ‘eşel mobil’ uygulanmalı - Güven Nazmi Demiralp

Bilindiği üzere, İran-ABD-İsrail Savaşı nedeniyle petrol fiyatları hızlı bir yükseliş göstermiş, bu da ister istemez akaryakıt pompa fiyatları üzerinde bir artış baskısı oluşturmuştur.

Devamını Oku
16.03.2026
Hürmüz Boğazı ve süregelen emperyalizm - Salih Özbaran

Yazıya başlarken trajik iki anımsatma yapalım.

Devamını Oku
16.03.2026
Bir hukuk ilkesi, bir iktidar portresi: Malum in se - Esat Aydın

Bir hukuk ilkesi, bir iktidar portresi: Malum in se - Esat Aydın

Devamını Oku
15.03.2026
Cumhuriyetin sağlık vizyonundan piyasalaşmaya - Gamze Burcu Gül

Her yıl “Tıp Bayramı” olarak kutladığımız 14 Mart, bir meslek gününden ibaret değildir; aynı zamanda güçlü bir tarihsel semboldür.

Devamını Oku
14.03.2026
Andımız neyin pusulasıydı? - Yener Oruç

Gün geçtikçe suça bulaşan çocuk sayısı, çocuk çeteleri artıyor.

Devamını Oku
14.03.2026
Yoksulluk sorunu ve Marie Antoinette sendromu - Prof. Dr. Mehmet Tomanbay

TÜİK aralık ayı enflasyonunu yüzde 0.89, 2026 yılı ocak enflasyonunu yüzde 4.84 ve 3 Mart 2026 günü de şubat ayı enflasyonunu yüzde 2.97 olarak açıkladı.

Devamını Oku
13.03.2026
Vatan - emek - Cumhuriyet - Kaan Eroğuz

İnsanlığın, önüne ancak çözebileceği sorunları koyabileceği Marx’ın “Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı” isimli eserinden bu yana tekrarlanan bir tespittir.

Devamını Oku
12.03.2026
Dünya düzeni öldü mü? - İlker Başbuğ

3-15 Şubat 2026 tarihleri arasında toplanan Münih Güvenlik Konferansı’na katılan liderlerin çoğu, 1945 sonrası dünya düzeninin öldüğünü ilan etti.

Devamını Oku
12.03.2026
Üretim araçları sendikanın olursa - Engin Ünsal

İşçi sendikalarının temel görevi işveren karşısında güçsüz olan işçi sınıfına güvenli bir çalışma ortamı ve üretimden hakça bir pay sağlamaktır.

Devamını Oku
11.03.2026
Yapay zekâ nereye bağlanır? - Tayfun İşbilen

Bir yapay zekâ aracına “Bana bir paragraf yaz” dediğimizde ekranda beliren cümleler sanki “bulut” denen o belirsizlikten kendiliğinden süzülüp geliyormuş gibi görünüyor.

Devamını Oku
11.03.2026
Öncelikle Mavi Vatan’da sondaj - Hikmet Sami Türk

Yeni derin deniz sondaj gemimiz Çağrı Bey, 15 Şubat’tan bu yana petrol ve doğalgaz aramak amacıyla Somali’ye gitmek için yolda.

Devamını Oku
10.03.2026
Cumhuriyet’in bekası, ekonomi ve ‘kararsızlar’ - Sıtkı Ergüney

Kamuoyu araştırmaları, her üç seçmenden birinin yaklaşan genel seçimde oy vermeyi düşündüğü partiyi henüz belirleyemediğini gösteriyor.

Devamını Oku
10.03.2026
Cinsiyetçi düzen - M. Jülide Kızıltepe

Kadına yönelik şiddet, yalnızca bireysel patolojilerin değil, esasen toplumsal, kültürel ve kurumsal yapıların ürettiği ve yeniden ürettiği çok katmanlı bir sorun.

Devamını Oku
09.03.2026
Acının nesnesi değil, hayatın öznesi - Banu Tozluyurt

Dün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ydü.

Devamını Oku
09.03.2026
Eşitlik için mor, yeşil ve kamucu dönüşüm - Aylin Nazlıaka

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yalnızca bir anma günü değildir; eşitsizliğe, sömürüye, şiddete ve görünmez kılınan kadın emeğine karşı verilen tarihi direnişin adıdır.

Devamını Oku
07.03.2026
İklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç - Prof. Dr. Bekir S. Kocazeybek

Dünyada son yıllarda insan yaşamını tehdit eden faktörlerden en önemli ikisi olarak iklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç (AMD, bakterilerin antibiyotiklere karşı gösterdiği direnç) sayılabilir.

Devamını Oku
06.03.2026
Okulda bıçak, toplumda çöküş - Levent Nayki

İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bir öğrencinin bıçaklı saldırısı sonucu biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’in yaşamını yitirmesi, bir başka öğretmenin ve öğrencinin yaralanması, artık münferit bir “asayiş haberi” olarak geçiştirilemez. Bu olay, eğitim sistemimizin içine sürüklendiği büyük kırılmanın çarpıcı bir göstergesidir.

Devamını Oku
06.03.2026
Hürmüz Boğazı: Küresel enerjinin şah damarı - Can Erenoğlu

Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin en hassas Stratejik Dar Geçidi-Chokepoint olarak bilinir.

Devamını Oku
05.03.2026
‘Çocuklara kıymayın efendiler’ - Ziya Yergök

Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre, “18 yaşına kadar her insan çocuk sayılır.

Devamını Oku
05.03.2026
Susmayanlar İçin Bir Soru: Gerçekten Nedir Bu "İç Cephe"? - Murat Emir

Türk siyasetinin diline pelesenk olan, her kriz anında can simidi gibi sarılınan sihirli bir kavram oldu “İç cephenin tahkimi.”

Devamını Oku
05.03.2026
Avrupa zor durumda - Nejat Eslen

13-15 Şubat tarihleri arasında düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı, Avrupalılar için yeni ve zorlu bir sürecin başlangıcı oldu.

Devamını Oku
04.03.2026
Köprü geliri satışı ve Osmanlı örneği - Selim Soydemir

Son zamanlarda boğaz köprülerinin ve bazı otoyolların özelleştirilmesi (işletme hakkının devri) bir kez daha gündeme getirilmiştir.

Devamını Oku
04.03.2026
Toplumlar neden korumasız kalır? - İbrahim Çakmanus

Türkiye’de demokratik siyasal ve toplumsal muhalefet Tayyip Erdoğan iktidarı tarafından yok ediliyor.

Devamını Oku
04.03.2026
3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

Devamını Oku
03.03.2026