İbrahim Hacıosmanoğlu başkanlığındaki TFF, bahis ve yasa dışı bahis skandalının altından kalkamadı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, konunun kara para tarafını büyük bir ciddiyetle sürdürdüğü halde federasyon sevkler, araştırmalar ve takip konusunda sınıfta kaldı. 2 yıl önce ölen menajere bahis sevkinden tutun, “İstifa eden kamu görevlisi -çoğu emniyet müdürü- temsilcilere bahis soruşturması açılmayacak” sözü verildiği halde, 33 kişinin PFDK’lik olması, teknik direktör ve futbolcular konusunda işin ağırdan alınması, TFF yönetiminin “kabiliyet-güvenilirlik” kriterlerini tartışmaya açtı.
Peki TFF’deki bahis işi niçin ağırdan gidiyor? Öncelikle Riva’da bu iş için nitelikli ve nicelikli bir ekip yok. Mehmet Büyükekşi döneminden kalan hukuk müşaviri Erkan Kıraç’ın omuzlarına binmiş yük. Çünkü Hacıosmanoğlu ekibi geldiğinde söz konusu kişiye pek çok görev yüklenmiş. Bu ismin dışında da doğru dürüst ekip kurulamamış. Başsavcılık makamı, birçok savcıyı görevlendirirken TFF’nin “memur” zihniyetiyle soruşturma yapması Türk futbolundaki temiz eller işini sulandırdı.
Bu gelişmeleri TFF’nin asıl sahibi futbol dünyası da görüyor ve ciddi biçimde bir olağanüstü seçim ateşi yanmış durumda. Öncelikle Hacıosamnoğlu ve ekibi Bayram Saral, Bayram Akgül, Ecmel Sarıalioğlu gibi isimleri kaybettikten sonra zayıfladı, bahis işiyle de taban birlikleri, 1., 2. ve 3. lig delegelerinin desteğini yitirdi. Süper Lig kulüpleri zaten bu TFF yönetimine güvenmiyor, biri fitili ateşlediğinde bulunacak isim zorlanmadan başkan seçilir. Peki bu isim kim? Eski genel sekreter ve Mehmet Ali Aydınlar’ın damadı Mustafa Eröğüt ismi ortada. Eröğüt aslında teknokrat, liderlik vasfı -henüz- yok. Göksel Gümüşdağ’a bir kanat karşı, kimsenin de aklına Fatih Terim, Mustafa Denizli, Şenol Güneş, Aykut Kocaman isimleri gelmiyor. UEFA İcra Kurulu eski üyesi Servet Yardımcı görevi kabul etmez çünkü kalbi kırık. Mehmet Ali Aydınlar, Nihat Özdemir görev kabul etmez, Demirören’i kimse istemez. Sözün özü bir lider bulunursa TFF seçime gider. Bakanlık tarafı da futbolun iyi yönetilmediğinin farkında.
Trump, Venezüella’ya operasyon yapıp dünya hukuk sistemini alt üst ettikten sonra Kolombiya, Küba ve Meksika’ya gönderme yaptı, Kanada’yla arası zaten bozuk. Ve bu ülkelerden üçü 2026 Dünya Kupası’nın ev sahibi. Maçlar Kanada, ABD ve Meksika’da oynanacak. Bakalım FIFA’nın futbol vizesi vereceği futbolcu, taraftar ve gazeteciler ABD’ye girebilecek mi? Yaz ayında büyük kriz bekliyor futbol dünyasını.