Gülengül Altınsay

Van der Sar ne bilir?

24 Eylül 2020 Perşembe

Futbolda hentbol kuralları bu kadar detaylı hale getirilince -yok 30 derece, yok 60 derece- doğal olarak pozisyonlara dair tartışmalar da arttı. VAR da bu tartışmaları ikiyle çarptı. Özellikle penaltı pozisyonlarında işin içinden çıkılmaz hale gelindi. Buna bir de kulüplerin gücü, ilişkileri, kararların daha çok belli takımların lehine ya da aleyhine olması, hakemler üzerindeki baskı filan eklenince daha ilk haftalardan itibaren karşılıklı suçlamalar tavan yaptı.

İki penaltı

İşte Antalya maçında Atiba’nın pozisyonunda çıkmayan penaltı kararı benzer pozisyonda -aynı değil benzerG.Saray’a Başakşehir maçında çıkınca ve Beşiktaş ile Galatasaray arasında daha 2. haftada 2 puanlık fark oluşunca taraftarlar tüm eski defterleri ortaya döktü hemen. Yine Antalyaspor’la 1999’da oynanan maçta Ayhan Akman’a ceza alanında yapılan tartışmasız faule verilmeyen penaltıdan tutun, 1986’da hakem Ahmet Akçay’ın sırtından dönen topla 1-0 kaybedilen maça, şerefli ikinciliklere ve de hiç bir şekilde değişmeyen adaletsiz futbol düzenine kadar her bir şey yeniden gündeme geldi.

Bahaneler çok

Bunlara diyecek bir şey yok da adaletsiz hakem kararları köhnemiş futbol ortamının sadece bir yanı. Her şeyi tüm olumsuzlukları sadece hakemlerle açıklamak dünyanın en kolay işi. Ve hatta asıl sorunlardan insanları uzaklaştırmak için harika bir yol.

Şu anda futbolumuzun düzeyine, kulüplerimizin haline bir bakın. Ve mesela Beşiktaş, G.Saray ve Alanya bugün Avrupa Kupası elemelerinde sınava giriyor. Hangimizin içi rahat başarılı olacakları konusunda. Beşiktaş şimdiden PAOK’a elenerek Şampiyonlar Ligi şansını kaybetti bile.

Neymiş daha hazır değillermiş. Neymiş daha transferler devam ediyormuş. Neymiş hiç hazırlık maçı yapmamışlarmış.

İyi de bunlar kimin görevi? Tabii ki var olan koşullar düşünüldüğünde tüm bunların günü gününe yapılabilmesi o kadar da kolay değil. Bunu biliyoruz. Ama adı üstünde Yönetimlerin görevleri bunlar. Ve kimse sizin gözünüzün yaşına ya da bahanelerinize bakmaz bu yarışta.

Bakın Ajax’ın tepe yöneticisi Edwin van der Sar transferlere ilişkin neler söylüyor: “Biz transferleri çok önceden yaparız, hazırlığımızı çok önceden yaparız. Takımın ve futbolcunun değerini yükseltmek esastır. Futbolcuları kar etmek için değil arkadan gelenlere yer açmak için satarız.”

Şimdi M.United’e transfer olan Van de Beek’in bir yıl daha takımda kalmasını istemişler mesela, yerine adam hazır edince transfere izin vermişler... Bizim için bayağı yabancı anlayışlar bunlar değil mi? Yani dönüp dolaşıp yine aynı noktaya geliyoruz; kafalar değişmeden hiç bir şey değişmez. Yoksa biz aynı şeyleri daha çok tartışır, birbirimiz suçlar, bahaneler üretmeye devam ederiz... Futbolu böyle yönetmek ne kadar da kolay. Tabii ona futbol denirse...


Yazarın Son Yazıları

Luce laneti mi? 23 Ekim 2020
Bir tek Rıdvan 5 Ekim 2020
Van der Sar ne bilir? 24 Eylül 2020
Puan futbolu 17 Eylül 2020
Kolay başlangıç 14 Eylül 2020
Messi de gelse 11 Eylül 2020
Bile bile Paok 4 Eylül 2020
‘Paradan kıymetli’ 23 Ağustos 2020
Tren kaçıyor mu? 17 Ağustos 2020
Yerli, milli ve yabancılı 10 Ağustos 2020
Başakşehir dersleri 23 Temmuz 2020
Teşvik nedir bilmeyenler 17 Temmuz 2020
Rus ruleti 10 Temmuz 2020